WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAIRESI

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/9098 E.  ,  2024/1330 K.
"İçtihat Metni"
BOZMA ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/27 E., 2022/330 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Dairemizce verilen kanun yararına bozma kararı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 incisi maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ilişkin kararının kesinleşmesini müteakip, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesi ile daireye tevdi olunduğu ve Dairemizin 14.06.2021 tarihli kararıyla kanun yararına bozma kararı verildiği, mahkemece uyma kararı verildiği ve sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; yargılama aşamasında müvekkiline Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının istenilip istenilmediği sorulmamış olduğuna, müvekkil lehine takdiri ceza indirimleri yapılmamış olduğuna, Mahkemece müvekkilin lehine olacak kanun hükünleri uygulanmamış olduğuna, dolayısıyla hukukun temel ilkelerinden olan adil yargılanma hakkı ihlal edilmiş olduğuna, müvekkilinin katılanın bütün giderlerini karşılamış devamlı maddi ve manevi destekte bulunmuş olmasına rağmen müvekkil hakkında cezai indirimler yapılmamış, alt sınırdan da ceza verilmemiş olduğuna, taksirle yaralama suçundan ceza verilirken kusur oranları değerlendirilmediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü sanığın sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyir halinde iken, olay mahalline geldiği sırada karşıdan karşıya geçmekte olan yaya katılana çarparak katılanın vücudunda 5.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması ile neticelenen olayda; kazanın meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın kesinleşmesini müteakip, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesi ile daireye tevdi olunduğu ve Dairemizin 14.06.2021 tarihli kararıyla;

"...Olay günü sanığın sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyir halinde iken, olay mahalline geldiği sırada karşıdan karşıya geçmekte olan yaya katılana çarparak katılanın vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması ile neticelenen olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2009/250-13 sayılı kararı doğrultusunda katılan tarafın basit bir hesapla olay sebebiyle uğradığı zararın tespit edilerek sanığın bu zararı karşılamasına imkan tanınıp, 5271 sayılı Yasanın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü ve adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayinininde zorunluluk bulunduğu, aşamalarda tarafların maddi zarara yönelik herhangi bir beyanlarının bulunmadığı, yukarıda bahsi geçen Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararına göre CMK'nın 231. maddesinde değinilen zararın manevi zarar değil maddi zarar olduğu anlaşılmakla, katılanın olay nedeniyle uğradığı zararın Ceza Genel Kurulu kararı doğrultusunda basit bir araştırmayla tespit edilip sanığın zararı gidermesine imkan tanınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden..." gerekçeleri ile kanun yararına bozma kararı verildiği, mahkemece uyma kararı verildiği ve sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Tebliğnamede, "...Katılan dinlenilmeden uğranılan zarar araştırılmadan, sanık lehine hükümler tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." gerekçesi ile bozma öneren görüşe; katılana usulüne uygun şekilde duruşma gününü bildirir ihtarlı davetiyenin tebliğ edilmesine ayrıca cep telefonuna da SMS gönderilmesine rağmen duruşmaya gelmediği ayrıca sanığın 18.07.2022 tarihli celsede alınan ifadesinde, "...Ben zararı karşılamadım, benden yüksek meblağda para istediği, bende o parayı verecek gücüm yoktur..." şeklinde beyanda bulunduğu gözetildiğinde, Mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmeyerek tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2024 tarihinde karar verildi.