12. Ceza Dairesi 2022/8839 E. , 2023/5503 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/447 E., 2022/728 K.
SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/241 Esas, 2015/1089 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/241 Esas, 2015/1089 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve 2019/14037 Esas, 2022/2232 Karar sayılı kararı ile sanığa isnat edilen eylemin özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında olduğu ve sübut bulan suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/447 Esas, 2022/728 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen, 31.10.2022 tarihli ve 12-2022/126615 sayılı gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın gayri resmi birlikte yaşadığı katılanın bilgisi ve rızası dışında çıplak ve yarı çıplak resmini çekmesine konu olayda, bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamaması sonrası alt sınırdan uzaklaşılarak sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyete karar verilerek sonuç ceza miktarı nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve ertelemeye ilişkin lehe hükümler uygunlanmamıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının bir ve ikinci cümlelerinde özel hayatın gizliliğini ihlal başlığı altında düzenlenmiş ve 134 üncü maddesinin birinci fıkrasın birinci cümlesinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup, aynı madde ve fıkranın ikinci cümlesi uyarınca bir kat artırım uygulandığında ise hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarının 2 yıl ila 6 yıl arası olabileceği dikkate alındığında, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının “Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.” biçimindeki hükmü ve maddenin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun olağan dava zamanaşımı süresinin 15 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olacağı dikkate alındığında gerek 04.01.2014 olan suç tarihinden 22 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımı süresinin, gerek 14.07.2014 tarihli sorgu tarihinden 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, Tebliğnamedeki olağan zamaaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve 14.07.2014 tarihindeki sorgudan itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile sanık hakkındaki davanın düşmesini içeren görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/241 Esas, 2015/1089 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!