WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/8541 E.  ,  2023/3882 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Taksirle yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 20/10/2021 tarihli ve 2021/14482 soruşturma, 2021/13167 numaralı kararı ile şüpheli hakkında taksirle yaralama suçundan, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararına karşı, müştekiler vekilince yapılan itirazın reddine, Alanya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/11/2021 tarihli ve 2021/4085 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29/07/2022 tarihli ve 94660652-105-07-13272-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/111714 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/111714 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamında yer alan trafik kazası tespit tutanağında şüphelinin kazada kusurunun bulunmadığına dair tespit gözetildiğinde şüphelinin üzerine atılı taksirle yaralama suçunu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03/10/2017 tarihli ve 2016/1913 esas, 2017/7003 karar sayılı ilamında “Sanığın idaresindeki otomobil ile olay günü saat 08:10 sıralarında, meskun mahal, tek yönlü ve üç şeritli yolun sol şeridinde seyir halinde iken, sağ taraftan kaplamaya giren yayaya sol şeritte, 9.2 metre fren izi ile çarptığı ve yayayı 4 metre ileriye orta şeride attığı, aracın 10 metre ileride sol şeritte durduğu ve yayanın bitkisel hayata girecek şekilde yaralandığı olayda; mahkemece her ne kadar kaza tespit tutanağı ve keşfe binaen alınan bilirkişi raporuna dayanılarak sanığın beraatine karar verilmiş ise de, sanığın aşamalardaki ifadelerinde sağda kaldırım üzerinde bekleyen yayaları gördüğü, korna ve sellektör ile uyardığı ve yaralanan yayanın birden önüne çıktığı ifadeleri de değerlendirilerek, sanığın olayda kusurlu olup olmadığının belirlenmesi bakımından dosyanın Adlî Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek tarafların kusur oranına ilişkin rapor aldırılıp tüm deliller değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini ve tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,” şeklinde belirtildiği üzere, dosya kapsamında şüphelinin kusur durumunun tespiti hususunda, kaza tespit tutanağı haricinde bir rapor bulunmadığının anlaşılması karşısında, keşif yapılarak olay yerinin özellikleri tespit edildikten sonra, öncelikle tarafların kusur oranlarının açık bir şekilde belirlenmesini sağlamak amacıyla dosyanın Adlî Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek tarafların durumuna ilişkin rapor aldırılıp tüm deliller değerlendirildikten sonra şüphelinin hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 20/10/2021 tarihli ve 2021/14482 soruşturma, 2021/13167 numaralı kararı ile şüpheli hakkında taksirle yaralama suçundan, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararına karşı, müştekiler vekilince yapılan itirazın reddine, Alanya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/11/2021 tarihli ve 2021/4085 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Olay günü saat 22:20 sıralarında, müşteki...'nın sevk ve idaresinde bulunan, içerisinde diğer müşteki ...'un yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı ... ile şüphelinin kullanımında bulunan ... plaka sayılı aracın ışık kontrollü kavşakta sçarpışması şeklinde gerçekleşen, dosyada mevcut geçici doktor raporlarına göre ... ve ...'un hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmaları ile sonuçlanan olayda; kaza tespit tutanağında müşteki İbrahim Tatlı'nın "kırmızı ışık kuralına uymama" maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, şüphelinin ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği, kaza tespit tutanağında şüphelinin 12 metre fren izi bulunduğunun tespit edildiği, müştekilerin yaralanmaları nedeniyle şüpheliden şikayetçi oldukları görülmektedir.

3.Dosya kapsamına göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde şüpheli hakkında kusuru bulunmadığına ilişkin kaza tespit tutanağı dikkate alınarak taksirle yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, dosyada herhangi bir bilirkişi raporunun da bulunmadığı dikkate alınarak, şüphelinin kusur durumunun her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı biçimde tespit edilmesi bakımından keşif yapılarak tanık ...'nin de katılımı ile olay yerinin özellikleri tespit edildikten sonra, tarafların kusur oranlarının açık bir şekilde belirlenmesini sağlamak amacıyla Adli Tıp Kurumu veya Karayolları Trafik İhtisas Kürsüsünden teknik bilirkişi raporu alınmasından sonra şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın kabulü yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Alanya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/11/2021 tarihli ve 2021/4085 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.