WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/8493 E.  ,  2023/3251 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/200 E., 2022/281 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 21.07.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve rüşvet almak rüşvet vermek suçundan 24.03.2009 tarihinde gözaltına alındığını,4 gün gözaltında kaldığı, 28.03.2009 tarihinde tutuklandığını, 31.07.2009 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonucunda 30.12.2010 tarihinde hakkında her iki suçtan beraat kararı verildiği, beraat kararının temyizde onanarak 10.03.2015 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin belirtilen süre içeresinde haksız gözaltı ve tutuklu kalmasından dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek 15.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltının gerçekleştiği 24.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 03.05.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasada belirtilen süre içinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiği, süresi içinde olmaması halinde öncelikle süre yönünden reddi gerekeceği, kişinin gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına kendisinin sebep olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiği, kendisi sebep olduğu takdirde tazminat hakkı doğmayacağını, tazminat isteminin maddi delillerle desteklenmediğini, dolayısıyla; yasal dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, faiz talebinin ve faizin başlangıç tarihine ilişkin talebin hukuki dayanağının olmadığını, bu nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/78 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.377,71 TL maddi, 6.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/78 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.03.2022 tarihli ve 2020/11509 Esas, 2022/1869 Karar sayılı ilâmıyla;

"1- Davacı hakkında düzenlenen gözaltı, tutuklamaya sevk, sorgu, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm tutanak, müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer sureti temin edilip dosya içine alınarak, davacının hangi suç ya da suçlardan tutuklandığı belirlenip, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2- 5271 sayılı CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi,

3- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve nedene dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, "
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

6. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/200 Esas, 2022/281 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.377,71 TL maddi, 10.320,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.10.2022 tarihli, davacı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın süresinde açılmadığına,

2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna,

3.Faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğuna,

4.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine,

5.Sair nedenlere,
ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
Davacı ...'ün suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve rüşvet almak ve rüşvet vermek suçlarından 24.03.2009 tarihinde gözaltına alındığı, 28.03.2009 tarihinde tutuklandığı, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/242 esas sayılı dosyasında 31.07.2009 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yapılan soruşturma sonucunda İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2010 tarih ve 2009/242 E. esas, 2010/435 sayılı kararı ile atılı suçlardan beraatine dair karar verildiği, kararın temyizde onanarak kesinleştiği, davanın 21.07.2015 tarihinde açıldığı, açılan davanın süresinde olduğu tespit edilmiştir.
Davacının dolmuş şoförü olarak çalıştığını beyan ettiği, ancak SGK kayıtları incelendiğinde davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelere ilişkin herhangi bir SGK kaydı tespit edilemediği, bu sebeple tazminat hesaplaması yaparken asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı belirtilmiştir.

Davacının aynı olay nedeniyle mükerrer kabul edilecek başka herhangi bir dava açıp açmadığının tespiti noktasında UYAP sisteminden yapılan inceleme neticesinde; davacının aynı olay nedeniyle mükerrer kabul edilebilecek herhangi bir dava açmamış olduğu tespit edilmiştir.

Manevi tazminatın miktarı belirlenirken davacının üzerine atılı suçun niteliği ve toplumda algılanış şekli, davacının sosyal ve ekonomik durumu, gözaltında ve tutuklulukta kalınan süre, tutuklu kalmanın davacının kişiliği üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler, tutuklanmasına neden olan olayın gerçekleşme tarzı ile hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak sebepsiz zenginleşme oluşturmayacak şekilde makul bir miktarın belirlenmesi gerektiği, böylece davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.320,00 TL manevi tazminatın davacının gözaltına alındığı 24.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Maddi tazminatın miktarı belirlenirken dosya içinde alınan SGK hizmet bilgisi evrakı içeriği ile dosyada toplanan tüm bilgi ve belgelere göre; davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelere ilişkin herhangi bir SGK kaydı olmadığı görüldüğünden gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği 24.03.2009-31.07.2009 tarihleri arasındaki süre için asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak davacının 2.377,71 TL maddi tazminat hakkı olduğunun tespit edildiği, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile haksız tutuklama olan 24.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağı olan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/242 Esas – 2010/435 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve rüşvet verme suçlarından 24.03.2009 - 31.07.2009 tarihleri arasında 129 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.03.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
A.1.Davanın süresinde açılmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 142 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.
...
Hükmü karşısında tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/242 Esas – 2010/435 Karar sayılı ceza dava dosyasının 10.03.2015 tarihinde kesinleştiği, davanın hak düşürücü süre içinde 21.07.2015 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı vekilinin davanın süresinde açılmadığına yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.

A.2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

A.3.Faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacı vekilinin dava dilekçesinde hükmedilecek tazminat miktarına gözaltına alınma tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönünde talepte bulunduğu ve yasal düzenlemelere aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

A.4.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8-2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

A.5.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
B.1. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Gerekçe bölümünün A.2. paragrafında açıklandığı üzere davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/200 Esas, 2022/281 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.