12. Ceza Dairesi 2022/7496 E. , 2023/3881 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1345 E., 2021/3425 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,18.03.2021 tarihli ve 2020/623 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat; temyiz dışı sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/1345 Esas, 2021/3425 Karar sayılı kararı ile; katılan vekilinin istinaf başvuruna ilişkin olarak temyiz dışı sanık ... hakkında yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine; sanık ... hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 9.350,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.09.2022 tarihli ve 2022/38286 sayılı, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'ın Temyiz İsteği; kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığına, kazada kusurunun bulunmadığına, ilk derece mahkemesinin verdiği beraat kararının usul ve yasaya uygun olduğuna, müştekinin ağır kusurlu olduğuna, kendisine fazla ceza verildiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme sonucunda mahkumiyet kararı verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,18.03.2021 tarihli ve 2020/623 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararı ile;
"...İddia, uzlaştırma sonuç raporu, olay yeri inceleme raporu, bilirkişi raporu, genel adli muayene raporu, kati rapor, sanıkların savunmaları, müşteki beyanları, tanık beyanları, adli sicil kaydı ve sair dosya kapsamı itibariyle; Müştekinin uzun yıllardır, fırıncılık yapan sanık ...'in veya dönem dönem onun abisinin yanında çalıştığı; 2010 yılına kadar fırında pişirici olarak çalışan müştekinin trafik kazası geçirdikten sonra hamur karma işinde çalışmaya başladığı, olay tarihinde de yine hamur karma makinesinin başında tanık ...'la beraber çalışmakta olduğu; sanık ...'ın ise olay tarihinde pişirici olarak aynı fırında çalıştığı; pişirme bölümündeki, ekmek hamurlarını fırının içine götüren paletin zincirinin gevşemesinden dolayı makinenin ses yapması üzerine pişirici olan sanık ...'ın sesten rahatsız olarak zincire bakmak istediği ve zincirin üzerindeki kapağı söktüğü, yapacağı bir şey olmadığını görüp işine döndüğü, makinenin çalışmaya devam ettiği; yan tarafta hamur karmakta olan müştekinin gidip zincire baktığı ve müdahale ettiği sırada sağ el işaret parmağını ve orta parmağını zincire kaptırarak işaret parmağının birinci boğumdan kopmasına sebebiyet verdiği, orta parmağının da kesildiği fakat kopmadığı, müdahaleyle dikildiği; müştekinin şikayetçi olması sebebiyle yapılan soruşturma sonunda sanık ... hakkında müşteki makineye bakarken makineyi çalıştırdığından, sanık ...'in ise yeterli iş güvenliği tedbirlerini almadığından bahisle sanıklar hakkında mevzu davanın açıldığı maddi vaka olarak kabul edilmiştir. Sanıkların suçlamaları kabul etmediği olayda, tarafların ve tanığın anlatımlarından müştekinin görev ve yetkisinin bulunmadığı bir arızaya müdahale etmek isterken yaralandığı anlaşılmaktadır. Anlatımlardan, makinenin paletini döndüren dişliler arasındaki bağlantıyı sağlayan zincirin gevşediği durumlarda ses yaptığı fakat bu durumun makinenin çalışmasına engel bir durum olmadığı, bu tür durumlarda yağlama yapıldığında sesin azaldığı veya kesildiği, gereken durumlarda servise haber verildiği ve servis elemanlarının 7/24 arızaya müdahale ettikleri; Sesin kesilmesi için zincirin gerilmesi gerektiğini ve bunu da sadece servis elemanlarının yapabildiğini tüm çalışanların bildiği anlaşılmaktadır. Müşteki ifadesinde, "müdahale ettiğinde makinenin çalışmadığını, aniden çalışmaya başladığını" ifade etmekte ise de, sanık ... "makinenin çalıştığını, hiç durmadığını" ifade etmekte, olay mahallinde bulunan tanık da sanık beyanlarını doğrulamaktadır. Tanık beyanlarına göre sanık ...'ın müştekiden yardım istemediği, buna göre sanık ...'la koordineli hareket etmediği anlaşılan müştekinin iddialarının oluşa uygun olmadığı, zira makineyi sanık durdurmadığına göre müştekinin durdurmuş olması gerektiği, onun durdurması halinde ise yine kendisinin çalıştırmasının gerekeceği izah gerektirmeyen bir durumdur. Makinede kendi kendine durup kendi kendine çalışmaya neden olacak bir arızanın bulunmadığı da tarafların anlatımlarından anlaşıldığına göre müştekinin çalışan makineye müdahalede bulunduğu, dikkatsizlik ve tedbirsizlik ederek parmaklarını zincire kaptırdığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla somut olayda sanıklara atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, zira yıllardır fırınlarda çalışan müştekinin neye ne kadar müdahale edebileceğini bilebilecek durumda olduğu, söz konusu makinenin sürekli aynı şekilde ses yaptığı ve ani çıkan bir arıza da söz konusu olmadığına göre müştekinin makineye yetkisiz müdahalede bulunmaması, eğer çok rahatsız edici bir durum varsa iş yeri sahibine veya yetkili servise haber vermesinin gerektiği değerlendirilmekle; soruşturma aşamasında dinlenilen bilirkişi mütalaasında sanıklara atfedilen kusur oranlarına icabet edilmemiş ve sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulmuştur..." gerekçeleri ile sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca verilen beraat; temyiz dışı sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş olup, taksirle yaralama suçundan verilen beraat kararlarına karşı katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
2.Olay günü Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokak üzerinde bulunan sanık...'n işlettiği "... Ekmek Fabrikası" unvanlı işyerinde işçi olarak çalışmakta olan katılan ...'ın saat 01:30 sıralarında fırında çalışırken, şekil verilen ekmek hamurlarını fırına taşıyan paletin arıza yaptığını, arızasını bulamadığını iş arkadaşı temyiz dışı sanık ...'tan öğrenmesi üzerine, makineyi kontrol ettiği esnada sağ el parmaklarını paletin zincirine kaptırdığı, işaret parmağı ile orta parmağının yerinden koptuğu, orta parmağının sonradan dikildiği, neticede katılanın söz konusu iş kazası vücudunda kemik kırığı oluşacak ve kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek şekilde yaralandığı görülmektedir.
3.Katılanın hakkında Adnan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından tanzim edilen 22.09.2020 tarihli adli rapora göre; sağ el 2. parmak amputasyonu, 3. parmak tendon kesisi ve yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücutta kemik kırığı oluşacak (kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 2 (orta) derecede etkileyecek) şekilde yaralandığının bildirildiği anlaşılmıştır.
4.Soruşturma aşamasında iş güvenliği uzmanından alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda yeterli güvenlik önlemlerini almadığı belirtilerek işveren sanık ...'ın %30 asli, ...'un %20 tali kusurlu olduğu, müşteki ...'ın ise %50 asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
5. Sanık ...'ın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve savunmasında;
"...Suçlamayı kabul etmiyorum. Ben iş yerinin sahibiyim. Bu tür arızalara müdahale etmesi için 7/24 hizmet veren elektrikçi ve tornacım vardır. Tornacı ... Serbes, elektrikçi ... isimli şahıstır soy isimini hatırlamıyorum. Bu tür arızalarda onlara haber veriyoruz. Gelip tamir ediyorlar. Müşteki ... olaydan 1 hafta 10 gün kadar önce fırınımda çalışmaya başladı. Kendisi arka bölümde hamur karma işinde çalışıyordu. Arızalanan makine ekmek pişirme robotudur. Müşteki ile herhangi bir alakası yoktur. Gidip müdahale etmemesi gerekiyordu. Sonradan öğrendiğime göre kendisi gidip müdahale etmiş, normalde fırında sigorta atsa çalışanlar bana haber verirler hiçbir şeye müdahale etmezlerdi. Zaten bu makineler çalışanların müdahale edebileceği makineler değildir. Ekmek pişirme robotunun kapağı vardır. Müştekinin elini kıstırdığı zincirin üzerinde ayrıca kapak vardır. Zincir açıkta değildir. O zincire elini sokabilmesi için öncelikle kapağı sökmesi gerekir. Kendisi o kapağı söküp müdahale etmiş. Normalde makine zaten çalışıyormuş ama ses yapıyor diye müdahale etmiş. Zincir hareket halindeymiş, buna rağmen müdahale etmiş. Kusur tamamen kendisindedir. Suçlamayı kabul etmiyorum. Bu makine arızalı değildir. Daha öncesinde bir sıkıntısı yoktu. Arızalı olsa zaten çalışmazdı; Olaydan sonra Kazım'la konuştuk. "Ben hiçbir şey yapmadım. Makine çalışırken elini soktu" diye anlattı. Olay sırasında fırında sadece ikisi vardı. Müşteki yıllar önce de bizde çalışmıştı. Sonra başka fırınlarda çalıştı, tekrar bizim yanımıza geldi. Fırıncılık konusunda tecrübelidir. Suça konu makine 3-4 yıllık yeni bir makinedir. Müşteki bu makineyi de biliyordu. Müşteki de hala bizim yanımızda çalışmaktadır. Hakkımda ceza kararı verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bir itirazım yoktur; ... benim kardeşimdir. İş yeri benim üzerimedir. Müşteki bizim yanımızda 1 hafta 10 gündür çalışıyordu. Sigortası kazadan hemen önce başladı. ...'ın kendi ekmek fabrikası vardır. Müşteki daha önce onun yanında çalışıyordu, oradan tekrar benim yanıma geldi. Sigortası da bu nedenle değişti; Benden para talebinde bulunmadı. Aramızda böyle bir para mevzu geçmedi. Makineler 7 yıllık sensörlü, fotoselli makinelerdir. Bizim çalışanların müdahale etmesi zaten doğru değildir. Teknik servisi vardır onlar gelip müdahale ediyorlardı. Zincir ses yapsa da makine çalışır. Fotosel hamuru görmediği zaman palet dönmeye devam eder hamuru bu nedenle yere atar. Ama hamurun yere atılmasının zincirle bir alakası yoktur o tamamen fotoselle ilgilidir. Kendisi hamur karma tarafında çalışır, pişiricilik yapmaz. O yöndeki beyanlarını da kabul etmiyorum. Makinenin ne zaman arıza yapacağı belli olmaz. Gün olur iki gün üst üste arıza yapar, gün gelir bir ay hiç bir sıkıntısı olmaz. Kaza olduğu andan itibaren ben müştekiyi hiç mağdur etmedim. Hem ekstradan para verdim hem de normal maaşını kendisine ödemeye devam ettim. Kendisiyle mahkemelik olunca ortam nahoş bir hal aldı. Aramızda başka meseleler de vardı müşteki bu nedenle işten ayrıldı; Bakım için bir defter yoktur. Arıza olduğunda ya da düzenli parça değişimi gerektiğinde servisi çağırıp baktırıyorduk. Genelde düzenli rulman değişimi yapılır, fotosellerin bakımı yapılır. Bu olaydan sonra usta yine geldi, zincir gevşemesi olduğu anlaşıldı. Usta tamirini yaptı gitti. Zaten bizim elimizde bunları tamir edecek alet yoktur..." dediği,
Temyiz dışı sanık ...'un savunmasında;
"...Ben olay sırasında müştekiyi çağırıp makineye bak demedim. Biz ikimiz gece vardiyasında çalışıyorduk. Ben pişiriciyim, fırına hamur veren makineyi kullanan bendim. Zincir ses yapıyordu zincire baktım yapacağım bir şey yoktu anladığım bir şey değildi o yüzden bakmadım. Müşteki fırında hamur yoğurucusu olarak çalışır. O da hamur yoğuruyordu. Kendisi gelip zincire baktı. Zincire baktığında makine zaten çalışıyordu. Ben işime devam ediyordum, onun ne yaptığını görmedim. O bakarken ben makineyi çalıştırmış değilim. Makine zaten çalışıyordu. Hakkımda ceza kararı verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bir itirazım yoktur. Bu fotoğraflarda gördüğümüz zincirin üstünde kapak vardır. Zincir ses yaptığı için kapağını ben sökmüştüm. Yapabileceğim bir şey olup olmadığına baktım, hamuru fırına verip ondan sonra kapağı takacaktım. O ara müşteki gelip baktı, bana bir şey demedi. 3-5 sn sonra parmağı sıkıştı, ben işime devam ettim. Ben kapağı sökerken de makine çalışıyordu; Müşteki makineye bakarken makine çalışmaya devam ediyordu. Makine ses çıkarmasına rağmen çalışıyordu. Paletin hamuru yere atması söz konusu değildi. Zincirle hamur atma olayı alakalı değildir. Ses yapmasına rağmen makine çalışıyordu. Arıza olduğunda teknik servis çağırıyorduk. Bizim anlamamız mümkün değildir. Rahatsız edici ses çıkarıyordu, yapabileceğim bir şey var mı diye kapağı söktüm. Zincirde gevşeme olduğunda ses yapıyordu. Ses yaptığında teknik servis çağırıyorduk. Bizim anlayabileceğimiz bir şey değildi. Zincir gevşedi diye ben hiç bir zaman zinciri germedim. Yağlamasını ben yapıyordum. Onun yağ tabancası vardır onunla yapıyordum..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
6. Tanık O.A.'nın anlatımı, katılana ait genel adli muayene raporları ve tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
7.Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 25/01/2021 tarihli duruşmada, hakkında katılma kararı verildiği, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği ve Mahkemece tensip zaptı ile basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına dair karar verildiği tespit edilmiştir.
8. Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/1345 Esas, 2021/3425 Karar sayılı kararının gerekçesinde;
"...İlk derece mahkemesince ... Ekmek Fabrikasında işçi olarak çalışan ... yönünden taksirle yaralamaya sebebiyet suçundan verilen delil yetersizliğinden beraat kararı herhangi bir usul ve yasaya aykırılık görülmemekle birlikte, Katılan ...'ın gece vardiyasında çok ses yapan makineyi tamir etmeye çalıştığı sırada elini makinenin zincirine kaptırarak vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, ekmek fabrikasının sahibi olan iş veren ... ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığınca iş güvenliği uzmanından alınan bilirkişi raporunda yeterli güvenlik önlemlerini almadığı belirtilerek kendisine kusur izafe edilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince meydana gelen olayda katılanın tam kusurlu olduğunun kabulü ile iş veren vekili sanığın CMK 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verildiği olayda sanık ...'ın olayda kusuru bulunup bulunmadığının tespiti açısından duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce duruşma açılmasına karar verilen dosyada mevcut olan tüm delillerin incelenmesinde;
Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokak üzerinde bulunan sanık ...'n işlettiği "... Ekmek Fabrikası" unvanlı işyerinde işçi olarak çalışmakta olan katılan ...'ın; olay günü saat 01.30 sıralarında fırında çalışırken, şekil verilen ekmek hamurlarını fırına taşıyan paletin arıza yaptığını, arızasını bulamadığını iş arkadaşı ...'tan öğrenmesi üzerine, makineyi kontrol ettiği esnada sağ el parmaklarını paletin zincirine kaptırdığı, işaret parmağı ile orta parmağının yerinden koptuğu, orta parmağının sonradan dikildiği, neticede katılan'ın vücudunda kemik kırığı oluşacak ve kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek şekilde yaralandığı,
Dairemizce sanık ...'ın olayda kusuru bulunup bulunmadığının tespiti için İTÜ öğretim görevlisi bilirkişilerden alınan 15.11.2021 tarihli rapora göre "çalışanlara iş sağlığı ve güveliği, iş ekipmanlarının güvenli kullanımı ve sair konularda gerekli eğitimleri aldırmayan iş yerinde uyacakları kuralları tam olarak belirlemeyen herkesin makinelere müdahale etmesini göz yumarak iş güvenliğini çalışanların inisiyatifine bırakan sanık ...'in tali kusurlu olduğunun belirtildiği,
Soruşturma evresinde bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ile İTÜ'den alınan 15/11/2021 tarihli raporun birbiriyle uyumlu olduğu, dosyadaki beyan ve savunmalar ve belirtilen raporlar hep birlikte değerlendirildiğinde;
1-Tanık ...'un katılanın sesini duyduğu ana kadar makinenin çalışmaya devam ettiğine ilişkin anlatımı nazara alındığında, sanık ...'un katılan ...'in makineyi kontrolü sırasında çalıştırma düğmesine bastığına ilişkin iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, sanık ...'ın beraatine karar verilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığından, katılan vekilinin istinaf nedenlerinin esastan reddi ile,
2-Dairemizce işveren sanık ...'ın çalışanlarına iş sağlığı ve güvenliği eğitimi aldırmadığı, iş yerinde uyulması gereken kuraları belirlemediği, uyarıcı işaret ve levha koymadığı, iş güvenliğini çalışanların inisiyatifine bıraktığı, bu itibarla meydana gelen olayda tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine hükmolunması yasaya aykırı görülerek, katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2021 tarih, 2020/623 esas, 2021/253 karar sayılı kararının sanık ... yönünden kaldırılmasına karar verilerek..." şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
2.Sanık ...'ın istinaf aşamasındaki savunmasında;
"Ben Aydın ili ... ilçesinde faaliyet gösteren ... Ekmek Fabrikasının sahibiyim. ... fabrikada ekmek pişirme bölümünde çalışıyordu. Katılan ... ise hamur işlerinden sorumlu işçi olarak çalışıyordu. Her iki bölüm birbirinden farklı alanlardadır. Olay tarihinde gece vardiyasında ekmek pişirme makinesinin zincir kısmından rahatsız edici sesler çıkmış. Daha sonra farklı bir bölümde çalışıyor olmasına rağmen ... bu bölüme gelerek zincire müdahale etmiş. Eliyle sorunu gidermeye çalışmış. Bu ekmek pişirme makinesinin kapağı vardır. Bu kapağı kaldırıp müdahale etmiş. Eli makineye sıkışınca ...'un durumdan haberi olmuş. Bunun üzerine beni iş yerinde şu an ismini hatırlayamadığım başka bir çalışanım aradı. Durumdan haberdar etti. Normal şartlarda böyle bir arıza durumunda bize hizmet veren makine tamircimiz vardır. Bu olay olmadan önce arızayı ona bildirmemişler. Durumu bana da bildirmediler. Aslında böyle bir arıza durumunda ilk önce tamirciyi daha sonra da beni arayarak haberdar ediyorlardı. Ancak olay günü bunu yapmamışlar. Tamirciye ve bana olay olduktan sonra haber verildi. Hiç kimse ...'tan oluşan arızayı düzeltmesini istememiş. Bu arızayı düzeltmeye çalışırken de kimse farketmemiş. Makineyi aktif halde çalışırken müdahale ettiği için parmağından yaralanmış. Makinenin zincir kısmında gerekli uyarı tabelaları ve krom kapak vardır. Bu olayı bana ... anlattı. Olay tarihinde fabrikada kamera vardı. Ancak belli aralıklarla geriye kayıtları otomatik olarak sildiği için olaya ait görüntüler elimizde yoktu ve olay yerinin olduğu yer kör nokta olduğu için orası zaten kamera kaydına girmiyordu. Daha sonra ... iş yerinde hırsızlık yaptığı için işten çıkarmak zorunda kaldım. Hakkı olan tüm parayı da ödedim. Suçsuzum. Beraatimi istiyorum. Mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum" dediği anlaşılmaktadır.
3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince; "Dosyanın geldiği aşama ve kovuşturma açılarak sanığın savunmasının daha önceden alınmış olması nazara alınarak sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına takdiren yer olmadığına, yargılamaya genel hükümlere göre devam olunmasına..." şeklinde karar verildiği ayrıca istinaf aşamasında İTÜ öğretim görevlisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 15.11.2021 tarihli raporun alındığı; bu raporda çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği, iş ekipmanlarının güvenli kullanımı ve benzeri konularında gerekli eğitimleri aldırmayan, işyerinde uyacakları kuralları tam olarak belirlemeyen, herkesin makinelere müdahale etmesini göz yumarak iş güvenliğinin çalışanların insiyatifine bırakan sanık ...'ın olayın meydana gelmesinde cezai yönden tali kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği görülmektedir.
IV. GEREKÇE
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince kabul edilen olay ve olgularda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden
Oluş, dosya kapsamı, sanığın savunması, katılanın anlatımı, genel adli muayene raporları ve bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Kusur Durumu ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden
Soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile uyumlu İTÜ öğretim görevlisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 15.11.2021 tarihli bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği buna göre, çalışanlara iş sağlığı ve güveliği, iş ekipmanlarının güvenli kullanımı ve benzeri konularda gerekli eğitimleri aldırmayan, iş yerinde uyacakları kuralları tam olarak belirlemeyen herkesin makinelere müdahale etmesini göz yumarak iş güvenliğini çalışanların inisiyatifine bırakan sanık ...'in tali kusurlu olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan ve tali kusurlu olduğu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince kabul ve tespit edilen sanık hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/1345 Esas, 2021/3425 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!