WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/6882 E.  ,  2024/1113 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 17.10.2017
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız elkoyma nedeniyle 600.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın elkoyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile manevi tazminatın reddine, toplam 584.987,84 TL maddi tazminatın zarar doğum tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; mahkemece verilen kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, tazminat koşullarının oluşmadığını, hükmedilen tazminat miktarının davacının geliri sosyal ve ekonomik durumu ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/69 Esas, 2015/726 Karar sayılı ceza dosyasında davacının 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan 56 KD 162 plakalı ticari aracına 08.12.2014 tarihinde el konulduğu, 25.06.2015 tarihinde tasfiye edildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine ve söz konusu aracın tasfiye edilmesi nedeniyle tasfiye bedelinin sanığa verilmesine karar verildiği, kararın 22.06.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının aracına haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartları oluşmadığını, davacının 56 KD 162 plaka sayılı ticari minibüsüne haksız el koyma ve tasfiyeden dolayı davacının ticari minibüsünü kullanamadığı sabit olduğundan maddi tazminat talebinin kısmen kabulüyle; davacının gelir vergisi beyannamelerindeki gelirinin asgari ücretin altında olması sebebiyle Yargıtay örnek kararında da belirtildiği üzere asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği belirtilerek aracın çalışamaması sebebiyle davacının zararının 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 yılına ilişkin aracın çalışmamasından kaynaklı ortaya çıkan zararının davacıya verilmesine, dava konusu aracın Tasiş Bölge Müdürlüğü tarafından satışının yapılmasından kaynaklı olarak ortaya çıkan zararının 16.04.2019 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte 5271 sayılı CMK'nın 141'nci maddesi gereği davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

5271 sayılı CMK'nın 141/1-j maddesinde eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı halde el konulan veya zamanında geri verilmeyen, kişilerin tazminat isteyebilecek olduğu düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 128. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen el koyma kararlarının sicile şerh verilmek suretiyle icra olunacağı belirtilmiştir. Bunun istisnası ise 5607 sayılı Kanunun 10. maddesinde düzenlenmektedir. 10. maddenin 2 numaralı bendinde yer alan düzenlemeye göre aracın kaçakçılıkta kullanılması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma devam ederken, kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanılması halinde, el konulan ... alıkonulur. Sahibinin aracın değeri kadar teminatı alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde gümrük idaresine teslim etmesi halinde, ... sahibine iade edilir. Aksi takdirde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunur. Dört numaralı bentte yer alan düzenlemeye göre ise, tasfiyenin satış suretiyle gerçekleşmesi halinde, satıştan elde edilen gelirden taşıtın muhafaza edilmesi ve satışı için gerekli olan bütün masraflar karşılandıktan sonra kalan miktar, kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına alınır.

Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamına göre davacıya ait araca Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/2856 soruşturma sayılı soruşturma dosyası kapsamında 24.10.2014 tarihinde sicile şerh verilmek suretiyle el konulduğu, bu el koyma işlemine esas kovuşturma tamamlanmadan 08.12.2014 tarihinde tazminat davasına konu el koyma işleminin gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda, ikinci kez suçta kullanılan araca fiilen el koyma koşullarının oluştuğundan ile tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.