12. Ceza Dairesi 2022/6859 E. , 2024/1646 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2641 E., 2021/1431 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteklerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1. maddesi, 5237 sayılı TCK'nın 62/1,51/1-3-7-8,53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına kararı verilmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e,67 maddeleri yollamasıyla CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeni ile DÜŞMESİNE, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz nedenleri;Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yapılan denetim ve tespitlerde sanık tarafından ilgili mevzuata aykırı davranıldığı, suç işlediğinin dosyadaki bilgi ve belgelerden sabit olduğuna ve diğer temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, 216,70 metrekare alan için Kır Kahvesi olarak Yapı Kullanma ve Oturma izini ile kullandığı taşınmazın sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen sanığın, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını, taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesinin gerektiği, bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak, gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket ederek bir kısmını sonradan kaldırmış olsa bile yapı tatil tutanağında belirtilen şekilde inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu anlaşılmış ve sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık ... tarafından, Mülga İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 24.06.1999 tarih ve 8048 sayılı kararı ile tescilli I. Derece doğal sit alanında kalan taşınmazda izin almaksızın inşaî ve fizikî müdahalede bulunulduğu iddiasıyla açılan davada, mahkemece icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan arkeolog bilirkişi raporunda, suça konu eylemler ile alana fiziki ve inşai müdahalede bulunulduğu, bu eylemler ile alandaki herhangi bir doğal dokuya ya da bir kültür varlığına zarar verilmediği tespit edilmiş, inşaat mühendisi bilirkişi raporunda dosya içerisinde bulunan detay ölçü projesinde gösterilen 1-2-3-4-5 numaralı alanların yıkıldığı, 6 numaralı alanda gösterilen 49,07 m2 alanlı zemin katın var olduğu 1. katın mevcut olmadığı, zemin katın bina vasfında olduğu, ruhsat gerektirdiği ancak eski bir bina olması nedeniyle 12.10.2004 tarihinden önce yapıldığı ve imar kirliliğine neden olmadığı, 7 numaralı alanda gösterilen 549,94 m2 alanlı tek katlı restaurant yapısı ve 286.28 m2 alanlı sundurmanın ruhsatlı alan kapsamında olduğu ve net ölçüleri belli olmadığı için ruhsatlı olduğu değerlendirilmiş, kümesin ise bina vasfı taşımadığı, hemen kaldırılması mümkün yapı olduğu bu nedenle imar kirliliğine neden olmadığı değerlendirilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; suçlamaya konu imalatların yapım tarihlerinin belirlenmesi için yeniden icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan mimar bilirkişi raporunda, detay ölçü krokisinde 1-2-3-4-5-8 numaralarda gösterilen yapıların yıkılmış olduğu, 6 numaralı binanın 2005 yılı uydu fotoğraflarında göründüğü, binanın tek ya da iki katlı olup olmadığının anlaşılamadığı, keşif esnasında görülen yapının tek katlı olduğu, eski iki katlı binanın zemin katı olduğu, 7 numaralı binanın 2005 yılı uydu fotoğraflarında ağaç görüntüsü altında kaldığı bu sebeple var olup olmadığının anlaşılamadığı belirtilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi keşiften önce yıkılmasına bağlı fiziki incelemesi yapılamayan 60,16 m² alanlı sundurma yapısına ilişkin 2005 yılı uydu fotoğraflarında net olarak görünmesine karşın 2010 yılı uydu fotoğraflarında görünmemesinden 2010 yılı sonrası yapıldığı yönündeki bilirkişi görüşünün ise, sanık savunmaları, eski uydu görüntüsünde net olarak görünmesi, değişimin uydu çekim açısına bağlı olabileceği, imalatın fiziki özelliklerinin yıkılmasına bağlı değerlendirilemeyişi nedeniyle sabit kabul olunamadığı, bu haliyle sanık lehinde hareketle TCK'nın 66/1-e ve 67/1 maddelerinde yazılı zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e,67 maddeleri yollamasıyla CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeni ile düşmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!