WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/6832 E.  ,  2023/2882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/136 E., 2013/829 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Afyonkarahisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.11.2013 tarihli ve 2013/136 Esas, 2013/829 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, söz konusu kararın 19.12.2013 tarihinde temyiz edilmediğinden kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.06.2022 tarihli ve 94660652-105-03-27246-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/97577 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/97577 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme ile,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09/11/2021 tarihli ve 2021/20732 esas, 2021/14557 karar sayılı ilâmında yer alan, "..1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, katılan lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin sanıktan alınması gerekirken, yazılı şekilde hazineden tahsiline karar verilmesinde isabet görülmemiş...5271 sayılı CMK'nun 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinden dolayı katılan sıfatı gözetilerek tarifenin 14/1. maddesine göre belirlenecek vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesi gerekirken, vekalet ücretinin kamu tarafından katılana ödenerek sanıktan tahsiline karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, söz konusu kararın da 19.12.2013 tarihinde temyiz edilmediğinden kesinleştiği anlaşılmıştır.

2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 324 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "(1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir." şeklindeki düzenleme ve anılan Kanunun 325 inci maddesinde yer alan "(1) Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. (2) (Değişik fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.27.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır." biçimindeki düzenlemeler karşısında, katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği ve sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği dikkate alındığında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine sanıktan alınmak suretiyle vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, vekalet ücretinin kamu tarafından katılana ödenerek sanıktan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise, vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, Yerel Mahkemece hüküm fıkrasında, katılan lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretinin kamu tarafından katılana ödenerek sanıktan tahsiline karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Afyonkarahisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.11.2013 tarihli ve 2013/136 Esas, 2013/829 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin paragrafında yer alan "vekalet ücretinin kamu tarafından katılana ödenerek sanıktan tahsiline" ibaresinin, "vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana ödenmesine" şeklinde değiştirilmesi ile diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.