WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/5919 E.  ,  2023/3089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2020/4200 Değişik iş
SUÇ : Taksirle öldürme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtirazın Reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması

Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2020 tarihli ve 2020/21018 soruşturma, 2020/11839 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın, Aydın 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.11.2020 tarihli ve 2022/4200 değişik iş sayılı kararı ile reddine kesin olarak karar verildiği anlaşıldı.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.06.2022 tarihli ve 94660652-105-09-24418-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96063 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96063 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünde itfaiye eri olarak görev yapan mağdur ...'in, 15/06/2020 günü meydana gelen yangına müdahale ettiği sırada fenalaşarak bayılmasını takiben hastaneye kaldırıldığı ve dosya kapsamında bulunan 06/08/2020 tarihli rapordan da anlaşılacağı üzere %98 oranında engelli kaldığı olayda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 15/10/2020 tarihli kararı ile suçun şikayete tabi olduğu, dosyaya yansıyan herhangi bir şikayetin de bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de,

Olayın gerçekleştiği 15/06/2020 tarihinden itibaren 6 aylık şikayet süresi dolmadan kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, 07/10/2020 tarihli tutanaktan anlaşılacağı üzere mağdur ...'in hastaneden taburcu edilmesini müteakip, bilincinin açık olduğu ancak konuşma güçlüğü yaşadığından dolayı beyanına başvurulamadığı, Aydın 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 30/09/2020 tarihli ve 2020/856 esas, 2020/1587 sayılı kararı ile mağdurun eşi ...'in vasi olarak tayin edilmesini takiben anılan karara yine şikayet süresi içerisinde 23/10/2020 tarihinde itiraz edildiği, bu itirazı müteakip mağdurun da 12/11/2020 tarihinde vefat ettiği gözetildiğinde, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı mağdur vekilince şikayet süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle bu dilekçe ile birlikte şikayet hakkının kullanıldığının kabul edildiği gözetilerek, vasi olarak tayin edilen mağdurun eşinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/4. maddesinde “Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz” şeklindeki düzenleme uyarınca, suçtan zarar gören sıfatıyla beyanının alınması, yine tanıkların ayrıntılı ifadelerine başvurulması ile yangın raporu, doktor raporları ve ilgili tüm evrakların temin edilerek iş kazası olduğu iddia edilen olay hakkında olaya müdahalenin doğru bir şekilde yapılıp yapılmadığı, yangının söndürülmesinde yetkili kişilerden kusur izafe edilebilecek birisinin bulunup bulunmadığı noktasında konusunda uzman kişi yada kişilerden bilirkişi raporu aldırılarak, sonucuna göre şüpheli ya da şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.''

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası;

“...(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. ...”

Şeklinde düzenlenmiştir.

2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) ''Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar'' başlıklı 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında,

''(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.''

Denilmektedir.

3. Müteveffa veya eşinin müşteki sıfatıyla ifadesinin alınmadığı görülmüştür.

4. Kolluk güçlerince tanzim edilen 07.10.2020 tarihli tutanakta, müşteki ...'in 06.10.2020 tarihinde taburcu edildiği, bilinci açık olduğu ancak konuşma güçlüğü yaşadığından, beyanının alınamadığına değinilmiştir.

5. Aydın Devlet Hastanesi 06.08.2020 tarihli Erişkinler için Engellilik Sağlık Kurulu raporunda müştekinin yüzde 98 oranında engelli olduğu bildirilmiştir.

6. Aydın 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin, 30.09.2020 tarihli 2020/856 Esas, 2020/1587 Karar sayılı kararı ile müşteki ...'e eşi ...'in vasi olarak atandığı, 23.10.2020 tarihinde kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

7. Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünde itfaiye eri olarak görev yapan mağdur ...'in, 15.06.2020 günü meydana gelen yangına müdahale ettiği sırada fenalaşarak bayılmasını takiben hastaneye kaldırıldığı neticeten %98 oranında engelli kaldığı, olayın gerçekleştiği 15.06.2020 tarihinden sonra 6 aylık yasal şikayet süresi dolmadan 15.10.2020 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, karara yasal süresi içerisinde müşteki ... vekili tarafından itiraz edildiği, itirazı müteakip 12.11.2020 tarihinde şahsın vefat ettiği, yapılan itiraz göz önüne bulundurularak soruşturmanın genişletilmesi suretiyle ölenin eşi ...'in müşteki sıfatıyla beyanın alınması, tanıkların detaylı anlatımlarına başvurulması, yangın raporu ve ilgili tüm evrakların toplanmasından sonra, olaya müdahalenin doğru bir şekilde yapılıp yapılmadığı, yangının söndürülmesinde yetkili kişilerden kusur izafe edilebilecek birisinin bulunup bulunmadığı noktasında konusunda uzman kişi yada kişilerden bilirkişi raporu aldırılarak, sonucuna göre şüpheli ya da şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen şekilde itirazın reddi kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Aydın 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.11.2020 tarihli ve 2022/4200 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.