12. Ceza Dairesi 2022/57 E. , 2023/5314 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2096 E., 2020/1330 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve davacı vekilinin temyiz isteminin sadece davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti ile sınırlı olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.04.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, terör örgütü propagandası yapma suçundan 28.10.2017 - 15.11.2017 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle 15.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 06.05.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, başka bir tazminat davası açılıp açılmadığı, davacı vekilinin özel yetkilendirilmiş vekaletnamesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Kanunda yazılı koşullar davacı yönünden gerçekleşmemiştir. Davacı maddi zararını ispatlamamıştır. Talep edilen manevi tazminat miktarı fahiştir. Faiz talebinin hukuki dayanağı yoktur. Davanın reddedilmesi gerekmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2019 tarihli ve 2019/195 Esas, 2019/266 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2019/2096 Esas, 2020/1330 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.12.2021 tarihli ve 2020/100512 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı vekilinin 24.04.2019 tarihli dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, daha sonra 24.09.2019 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiğini belirttiği, vekaletnamede davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmekte olup; feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davanın tamamen reddine karar verilmesi halinde hüküm tarihinde yürürlükte olan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre davalı vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen vekalet ücretinin üst sınırı olan 5.450,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı bulunduğundan, istinaf yoluna başvurulan hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin ikinci bendinde yazılı "1.056,00 TL" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "5.450,00 TL" ibaresinin eklenmesi istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine ancak davacı yönünden davanın tümüyle reddedilmesi halinde vekalet ücretine hükmedilebileceği göz önünde bulundurularak ve 05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2019/2096 Esas, 2020/1330 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!