12. Ceza Dairesi 2022/5415 E. , 2024/1737 K.
"İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/61 E., 2022/172 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVATARİHİ: 27.07.2015
HÜKÜM : Kısmen kabul
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; Cumhuriyet Savcısı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Davalı ... Cumhuriyet savcısı yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddelerindeki temyiz sınırına, hükmolunan tazminat miktarına ve temyizin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak hükmün kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekili yönünden; 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız yakalama ve tutukluluk nedeniyle 20.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın 21.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5.157,88 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın 21.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.12.2021 tarih, 2020/7711 Esas,2021/8572 Karar sayılı ilamıyla: "davacının tutuklu ve hükümlü olduğu başka suç kayıtlarına da rastlanıldığı dikkate alınarak, gözaltına alındığı gün farklı olay ve soruşturma dosyaları nedeniyle de hakkında tutuklama kararı verilip verilmediği, verilmiş olması halinde bahse konu soruşturma dosyalarının sonuçlarının ve tutuklu kaldığı sürenin başka mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi, kabule göre de; maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "5.055,82" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "5.157,88" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında kalacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması ve davacı tarafça dava dilekçesinde hükmolunacak tazminata tutuklama tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulması karşısında, mahkemece gözaltı tarihinden itibaren faiz işletilmemesinin" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 2.578,94 TL maddi ve 1.500 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 27.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle reddine, Cumhuriyet savcısı ile davacı vekilinin temyiz istemlerinin ayrı ayrı reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,davacının kendi kusuru ile tedbirin uygulanmasına sebebiyet verdiği ve tazminat istemeyecek kişilerden olduğundan tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ve faize hükmedilmesinin ve faiz başlangıcının hatalı olduğuna, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin mahsup edilmesi nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının düşük olduğuna, avukatlık ücretinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, vekalet ücretine ve faiz başlangıcına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/178 Esas- 2008/322 sayılı ceza dosyası kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 21.02.2007 – 21.02.2008 tarihleri arasında 1 yıl gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/711 Değişik İş sayılı kararıyla gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin mahsup edildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1-Mahalli Cumhuriyet savcısının ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 5.810 TL olduğu, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan gözaltı ve tutuklu kalması nedeniyle hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplam 4.078,94 TL olduğu, temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak REDDİNE,
2-Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Davacı vekilinin dava dilekçesindeki faiz başlangıcına dair talebe ilişkin çelişki nedeniyle dosyaya ibraz etmiş olduğu 01.09.2015 tarihli beyan ve düzeltme dilekçesiyle 21.02.2007 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunduğu gözetilmeksizin hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CUMK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği maddi ve manevi tazminat miktarlarının belirlendiği bölümlerdeki faiz başlangıcına ilişkin kısmında yer alan "27.07.2015" ibaresinin, "21.02.2007" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!