12. Ceza Dairesi 2022/5384 E. , 2023/1686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05/04/2016 tarihli ve 20145/194 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı ve yedinci fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2.... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05/04/2016 tarihli ve 20145/194 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 29/03/2021 tarihli ve 2019/10279 Esas, 2021/3151 Karar sayılı ilâmıyla; duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik bir talebi bulunmayan sanığın, talimat mahkemesince alınan beyanı sırasında, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan, sanığın, CMK'nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak, yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, kabule göre de sanık hakkında alt sınırdan fazla uzaklaşılması ve hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK'nın 50.maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması ve TCK 'nın 51/8 maddesi ihtarına hükümde yer verilmemesi nedeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15/03/2022 tarihli ve 2021/455 Esas, 2022/230 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı ve yedinci fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27/06/2022 tarihli ve 2022/74074 sayılı, düzeltilmek suretiyle onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Süre tutum dilekçesi ile temyiz başvurusunda bulunan katılan vekilinin temyiz sebebi, sanık hakkında verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü;
Kazanın sanığın katılanların şeridine girmesi üzerine gerçekleşmiş olduğu, mağdurların alınan doktor raporundan mağdur ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderebilecek şekilde yaralandığı, diğer mağdur ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücutta kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı, belirtilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, olay günü önündeki aracı sollamak isterken önüne sebze kasası çıktığını, refleks sonucu direksiyonu sol kırdığını ve kazanın meydana geldiğini, kusurunun bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini, beyan etmiştir.
3.Katılan şikayetçi olup katılma talebinde bulunmakla hakkında katılma kararı verilmiştir.
4.Kaza tespit tutanağında; kaza yerinin meskun mahal dışında, azami hız limitinin 110 km olduğu, iki şerit gidiş iki şerit geliş şeklinde bölünmüş, çift yönlü, yol şerit ve ayırma çizgilerinin mevcut olduğu, sanık sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 56/1-a maddesinde düzenlenen "şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğu, katılan sürücünün ise kusursuz bulunduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
5.Kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 20/11/2015 tarihli bilirkişi raporunda; sanık sürücünün, ... manevralarını düzenleyen kurallara uymayarak karşı şeride geçmesi sonucu kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
6.Katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği açısından Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 15/07/2014 tarihli raporunda, hayati tehlikeye neden olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisinin orta 2 derece olduğu, araçta yolcu olarak bulunan temyiz dışı katılan ... açısından ise kişide meydana gelen yaralamanın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu ... Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen raporla belirtilmiştir.
7.Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A.5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının sanığa ihtar edilmemesi,
B.5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesi, "cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.", hükmüne aykırı olarak 10 ay denetim süresi belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
C. Katılan vekilinin temyiz sebebi, sanık hakkında verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular kısmında yer verilen ve oluşa uygun düşerek hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asli ve tamamen kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı ve yedinci fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesine ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun olup, kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün A numaralı maddesinde açıklanan nedenle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15/03/2022 tarihli ve 2021/455 Esas, 2022/230 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (7) numaralı paragrafındaki "10 AY DENETİM SÜRESİ" ibaresinin hükümden çıkartılması ile yerine "1 YIL DENETİM SÜRESİ" ibaresinin eklenmesi ve hükmün (9) numaralı paragrafından sonra gelmek üzere "TCK'nın 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının sanığa ihtarına " ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!