12. Ceza Dairesi 2022/5060 E. , 2023/3861 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/490 E., 2016/526 K.
SUÇ : Taksirle yaralama, suç üstlenme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/490 Esas, 2016/526 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında suç üstlenme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 270 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay, 62 nci maddesi uyarınca 25 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince neticeten 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.06.2019 tarihli tebliğname ve 28.06.2022 tarihli, 2022/88871 sayılı ek tebliğname ile hükmün bozulması gerektiği görüşüyle Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi;
İddianamede sanık ...'nın TCK'nın 89/4, 53/6. maddeleri, sanık ...'in TCK'nın 270/1-1 cümle, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmalarının talep edilmesine rağmen; mahkemenin kısa kararında her iki sanığın da TCK'nın 270/1 maddesi gereğince mahkumiyetlerine karar verildiğine,
TCK'nın 270/1 maddesinde 1 ay hapis cezası, TCK'nın 62. maddesi gereğince 25 gün hapis cezası olması gerekirken yine zuhulen 25 ay hapis cezası olarak yazıldığına,
Sanık ...'nın taksirle yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nın 89/4, 53/6. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Katılan ... vekilinin temyiz istemi;
Cezanın az olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.''... Olay tarihinde katılan sanık ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile seyir halinde iken aracın hakimiyetini kaybederek katılan ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, Kaza neticesinde ... plakalı ... sürücüsü katılan ... ve aynı araçta yolcu olarak bulunan katılanlar ..., ...., ..., (mağdur) ..., ... ve ...'ın yaralandıkları, katılanların ve mağdurun alınan doktoror raporlarında yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, katılan ...'in yüzünde yaralanması nedeniyle sabit iz oluştuğu tespit edilmiş, Mağdur ...'ın şikayetçi olmadığı katılanların sanıktan şikayetçi oldukları ve uzlaşmak istemediklerini beyan etmişlerdir. Her ne kadar sanık ...'i kaza sonrasında alınan ifadesinde aracı kendisinin kullandığını beyan etmiş ise de Cumhuriyet Başsavcılığında alınan 21/11/2013 tarihli beyanında olay yerine sonradan geldiğini ve aracı kendisinin kullanmadığını beyan etmiştir. Sanıklar ... ve ...'in teşhise yarar fotoğrafları çekilerek olay yerinde bulunan ... ve ...'e yaptırılan teşhiste ... plakalı ... sürücüsü olarak ...'i teşhis etmişlerdir. Ayrıca ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'in beyanlarında ... sürücüsünün ... olduğunu beyan etmiştir.Tüm bu anlatılanlar doğrultusunda ... plakalı aracın sürücüsünün sanık ... olduğu ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması nedeniyle taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçunu işlediği, diğer sanık ...'in ise kaza yerine sonradan gelerek kendisini kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü olarak tanıtmak suretiyle suç üstlenmek suçunu işlediği, iddianamede sanık ...'nın TCK nun 89/4 , 53/6 maddeleri , sanık ...'in TCK nun 270/1-1 cümle, 53 maddelerie gereğince cezalandırılmalarının talep edilmesine rağmen mahkememz kısa kararında her iki sanığında TCK nun 270/1 maddesi gereğince mahkumiyetlerine karar verildiği, ayrıca TCK nun 270/1 maddesinde 1 ay hapis cezası ,TCK nun 62 maddesi gereğince 25 gün hapis cezası olması gerekirken yine zuhulen 25 AY hapis cezası olarak yazıldığı yapılan hatanın mahkememiz gerekçeli karar yazılma aşamasında farkedildiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ''
2.Katılanlar yaralanmalarına neden olan sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişler, müşteki Ramazan soruşturma aşamasında şikayetçi olup, kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçmiştir.
3. Sanık Sanık ... savunmasında;
"Olay uzun zaman önce olduğundan tam olarak hatırlamıyorum, önceki savunmalarım doğrudur" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Hazırlık aşamasındaki savunmasında;
"25/12/2013 tarihinde Adana Cumhuriyet Başsavcılığında ifade verdim. O ifademi aynen tekrar ederim. ... Aracı kesinlikle ben kullanmıyordum. Aracın kullanıcısı ... adında olay günü tanıştığım bir arkadaştır. Sürücü koltuğunun yanında ... adında bir bayan oturuyordu. Her ne kadar ... ve ... aracı benim kullandığımı beyan etselerde ben aracın arka koltuğunda ortada oturuyordum. Arkadaşım bizi aldıktan yaklaşık bir saat sonra trafik kazası geçirdik. Benim ehliyetim var. ...'in ehliyeti olmadığı için benim ismimi verdiklerini düşünüyorum. Söz konusu aracı ... kullanmıştır. aracı süren süren kişi kendisini ... olarak tanıtmıştı. Ancak bana gösterilen resimlerdeki şahıs aracı süren kişi olmadığı için o şekilde ifade vermiştim. Başka ekleyecek bir hususum yoktur"şeklinde savunmada bulunmuştur.
Cumhuriyet savcılığında verdiği 25/12/2013 tarihli savunmasında "... Ben ... sürücüsünü daha önceden tanımıyordum. Ben ifadelerimde her ne kadar aracı ...'in kullandığını beyan etmiş isem de, bana soruşturma dosya kapsamında fotoğrafını gösterdiğiniz ... isimli şahıs aracı kullanan şahıs değildir. Ben araca bindiğim de aracı kullanan şahsın ismi hatırımda ... olarak kalmıştır. O nedenle aracı ...'in kullandığını beyan etmiştim. Ama beyan ettiğim üzere bana fotoğrafını göstermiş olduğunuz ... isimli şahıs o gün araçta bulunmamaktaydı ve aracı o kullanmıyordu. ... ifadesinde olay yerine sonradan geldiğini ve aracı benim kullandığımı beyan etmiş ise de ben kesinlikle aracı kullanmıyordum...." şeklinde savunmada bulunmuştur.
4.Sanık ... savunmasında;
"Ben daha önce savunmada bulunmuştum aynen tekrar ederim, ben olay yerine sonradan geldim, ... kiralıta renta car sahibi suçu üstlenmem halinde sıkıntı olmayacağını herşeyi kendisinin halledeceğini ancak suç üstlenmemem halinde büyük masraflar çıkacağını söyledi, aracıda benim kiraladığıma dair belge düzenlemiş, herhangi bir ıslak imza yok bilgisayar çıktısı ile düzenlenmiş ben tabi yaralıları görünce panikledim önce ben kullanıyordum dedim, ama sonra yaralılaları görünce doğruyu söyledim aracı Mehmet Mustafa kullanıyordu beratimi talep ederim"şeklinde savunmada bulunmuştur.
5. Taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
6. Kaza tespit tutanağında sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı otomobil sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 84. maddesinde yer alan asli kusurlardan (şeride tecavüz etme) kuralını ihlal ettiği, diğer sürücü ...'in kazada kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü saat 19:30 sıralarında sanık ...'nın sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde, iki yönlü yolda seyir halindeyken virajlı kesime geldiğinde virajı içten alarak karşı yön şeridine girdiği esnada karşıdan kendi şeridinden seyreden katılan ...'ın sevk ve idaresindeki araçla çarpıştığı, kaza nedeniyle 5 kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, 1 kişinin yüzünde sabit iz olacak şekilde yaralandığı olayda; mahkemece ... plakalı aracın sürücüsünün sanık ... olduğu ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması nedeniyle taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçunu işlediği, diğer sanık ...'in ise kaza yerine sonradan gelerek kendisini kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü olarak tanıtmak suretiyle suç üstlenmek suçunu işlediği yönündeki kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
1.Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden;
A.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık hakkında kurulan hükümde TCK'nın 270/1 maddesi uyarınca belirlenen 1 ay hapis cezasının, TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapılması sonrası 25 gün hapis cezası olması gerekirken 25 ay hapis cezası olarak yazılması dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden;
İddianamede sanık ...'nın TCK'nın 89/4, 53/6. maddeleri gereğince cezalandırılmasının talep edildiği, mahkeme kabulüne göre de sanığın taksirle yaralama suçunun sabit olduğu anlaşılmakla;
Sanık ...'nın taksirle yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nın 89/4, 53/6. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın TCK'nın 270/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de; TCK'nın 270/1 maddesi uyarınca belirlenen 1 ay hapis cezasının, TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapılması sonrası 25 gün hapis cezası olması gerekirken 25 Ay hapis cezası olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan 1-B numaralı bentte nedenle Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/490 Esas, 2016/526 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının sanık ... 'e ilişkin 2 numaralı bendinin 2. paragrafından ''25 ay'' ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine ''25 gün" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan 2 numaralı bentte nedenle Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/490 Esas, 2016/526 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!