WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/357 E.  ,  2024/1106 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 30.10.2018
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin el koyma nedeniyle 118.606,54 TL maddi tazminatın elkoyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının davacı vekili lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğinden vekalet ücretinin 1.056,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; mahkeme gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin her ne kadar teslim tutanağında aracı tam ve sağlam olarak teslim aldığına dair belge imzalamışsa da, aracın sağlam olup olmadığı hususunda uzman bilirkişi görevlendirilmesinin hak ve nesafet kuralına uygun olacağını, haksız el koyma nedeniyle zarar oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Çukurca Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/60 Esas, 2017/68 Karar sayılı dosyasında, dosya dışı malen sorumlu Seyfettin Kaval'a ait 51 KF 449 plakalı araca 5607 sayılı Kanuna muhalefet 24.02.2017- 03.09.2018 tarihleri arasında 556 gün el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacının mahkumiyetine ve el konulan aracın sanığa iadesine karar verildiği, kararın 11.04.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davaya konu aracın Seyfettin Kaval'a ait olduğu, 02.01.2017 tarihli mutabakat başlıklı temlik sözleşmesi ile bu araçla ilgili olarak doğan tüm hak ve yükümlülüklerin Seyfettin Kaval tarafından davacı ...'a devredildiği, suç tarihi olan 23.02.2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araca el konulduğu, davacının yargılama aşamasındaki savunmasında söz konusu aracın kendisine ait olduğunu ancak kayıt malikinin abisi olan Seyfettin Kaval'da olduğunu belirttiği, davaya konu aracın karar kesinleştikten sonra 03.09.2018 tarihinde teslim tesellüm tutanağı düzenlenmek suretiyle tam ve sağlam bir şekilde teslim alındığının anlaşıldığı, her ne kadar bilirkişi tarafından davacının aracın el konulması nedeniyle maddi zararın bulunduğu tespit edilmiş ise de, davaya konu aracın hususi oto olduğu, söz konusu aracın suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından davacının kullanımında iken ele geçiriliş şekli, yapılan yargılama neticesinde davacının isnat edilen suçtan mahkumiyetine karar verilmiş olması, 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanununun dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü taşıyan 29/1 maddesi uyarınca davacı tarafından aracın teslim alındığı esnada tespit davası açılmak suretiyle tarafsız bir bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme neticesinde dosyaya sunmuş olduğu faturada belirtilen masraf kalemlerinin söz konusu aracın el konulmasından kaynaklanan masraflar olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken yapılmadığı, esasen bahse konu aracın tam ve sağlam bir şekilde teslim alındığının teslim tesellüm tutanağında anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince, ilk derece mahkemesince davanın tümüyle reddedilmesi ve karar tarihi dikkate alınarak, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen 5.450 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.056 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ancak temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya dışı Seyfettin Kaval'ın ruhsat sahibi olduğu, Seyfettin Kaval'ın davacı ...'in ağabeyi olduğu, Seyfettin Kaval'ın tazminata esas dosyada 13.04.2017 tarihli talimat yoluyla alınan beyanında; ""Bana sormuş olduğunuz 51 KF 449 plaka sayılı ... benim adıma kayıtlıdır. Ben bu aracı 2016 yılının Kasım ayında satın aldım. Bir iki ay kullandım, daha sonra ağabeyim olan ...'a 23.000,00 TL'ye sattım ve paramın tamamını aldım. Kardeş olduğumuz için devir işlemlerine gerçekleştirmedik. Kaçakçılık suçunda kullanılacağından haberim yoktu" beyanı da dikkate alındığında aracı haricen davacı ...'a satarak teslim ettiği ve araca ...'ın kullanımında iken el konulduğu dikkate alındığında, davacının 5271 sayılı CMK’nın 141/1-j. maddesi kapsamında tescil maliki olmadığından haksız el koyma nedeniyle tazminat talep etme hakkı bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.