12. Ceza Dairesi 2022/3557 E. , 2024/1995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2178 E., 2021/412 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle 1.000.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın soruşturma başlama tarihinden faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.459,00 TL maddi, 7.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının davacı yararına sadece meslekten ihraç edildiği tarih ile tahliye tarihleri arasında geçerli net asgari ücret üzerinden 867,23-TL.sının maddi tazminat olarak ihraç edildiği tarihten itibaren işleyecek faizli ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği, manevi tazminatın eksik olduğundan 8.000,00 TL olması gerektiği ve buna göre değişen vekalet ücretinin 1.064,06 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin davacıya verilmesi gerektiğini, müvekkili hakkında arama ve el koyma tedbiri uygulandığı dijital materyallerine el konulduğunu, ve teslim edilmediğini, kullanılmaz hale geldiğini, mahkemece bu hususa ilişkin değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin ceza evi masraflarının ve ailesinin ceza evi masraflarının tazminat kapsamında verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/324 Esas, 2018/63 Karar sayılı ceza dosyasında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 15.08.2016 - 18.11.2016 tarihleri arasında 95 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 09.03.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının 26.07.2016 tarihinde açığa alındığını, 29.10.2016 tarihinde ihraç edildiği ve maaş ödemesinin 2/3 oranında yapılarak 1/3 kesinti yapıldığı, yapılan kesintinin göreve iade edilmediği için tekrardan iadesinin yapılmadığının tespit edildiğinin belirtildiği, dosyaya davacı tarafından maddi zarar kapsamında vekalet ücreti talep etmesine rağmen ödemeye ilişkin belge sunmadığının anlaşıldığı, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 30/06/2014 tarih ve 2014/3332 Esas 2014/16121 Karar sayılı kararı da göz önüne alınarak davacının maddi zararının hesaplanmasına ilişkin dosyaya sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, davacının üzerine atılı suçun niteliği, sosyal, kültürel ve ekonomik durumu, duyduğu üzüntü, acı ile gözaltında kaldığı süre ve manevi tazminatın bir zenginleşme sebebi olmaması ilkesi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer göz önüne alınarak manevi tazminata hükmedildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin davacıya verilmesi gerektiğine, müvekkilinin ceza evi masraflarının ve ailesinin ceza evi masraflarının tazminat kapsamında verilmesi gerektiğine ve sair temyiz itirazlarına, davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-İnfaz Koruma Memuru iken 29.10.2016 tarihinde meslekten ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.11.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 18.11.2016 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen 130,10 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken davacı lehine fazla tazminata hükmedilmesi ve maddi tazminatın faiz başlangıcının zararın doğum tarihi olan 15.11.2016 tarihinden başlatılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
3-5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde suç soruşturması veya kovuşturması sırasında eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.
668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin soruşturma ve kovuşturma işlemleri başlıklı üçüncü maddesinin ilgili kısmı şöyledir;
''(1) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu işlenen suçlar bakımından, olağanüstü halin devamı süresince;
.....ı) 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesi uyarınca yapılacak elkoymaya, maddenin birinci fıkrasında belirtilen rapor alınmadan, sulh ceza hâkimliğince karar verilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı da elkoymaya karar verebilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, beş gün içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren on gün içinde açıklar; aksi halde elkoyma kendiliğinden kalkar.... ''denilmektedir.
Davacının tazminat sebebinin zamanında geri verilmemeye ilişkin olduğu, dava dosyası içerisinde yer almayan tazminata konu el koyma işlemlerinin denetime elverişli olacak şekilde aslının ya da onaylı örneğin dosya içerisine alınması, el konulan eşyaların net olarak belirlenmesinden sonra davacının eşyalarına el konulması nedeniyle uğradığı zarar olup olmadığı belirlenerek CMK'nın 141/1-j maddesindeki "zamanında geri verilmeyen" koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!