12. Ceza Dairesi 2022/3424 E. , 2023/1445 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2020 tarihli ve 2019/307 (E) ve 2020/235 (K) sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin üçüncü, altıncı, yedinci sekizinci ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile
cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine ve 3 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 gün ve 2020/1252 E. 2021/365 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.05.2022 tarihli ve 2021/65583 sayılı, temyiz taleplerinin tamamının esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği;
1.Kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığı, çelişkilerin bulunduğu, çelişkilerin giderilmesi için yeniden kusura ilişkin bilirkişi raporunun alınmasının gerektiğine,
2.Tayin edilen cezanın fazla olduğuna, sanığın kusurunun fazla olmadığına,
3.Müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığı, beraatine karar
verilmesinin gerektiğine,
4.Müsnet suçu kabul etmemekle birlikte müvekkili lehine CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasının gerektiği, eksik inceleme sonucunda mahkumiyet kararı verildiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2020 tarihli ve 2019/307 (E) ve 2020/235 (K) sayılı kararı ile;
"...Sanık hakkında suç tarihinde taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan TCK.nun 89/4 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talep edilerek açılan kamu davasında; toplanan deliller, mahkememizce yapılan yargılama ve incelenen tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği yönünde, mahkememizce kuşkusuz derecede sonuç ve vicdani kanaate varılmıştır. Müsnet suç taksirle işlenebilen bir suçtur. Suçun bilinçli taksirli hali hariç, takibi şikayete bağlıdır. Müştekiler şikayetçi olmuştur. Suçun maddi unsuru taksirle başkasının vücuduna acı vermek veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmaktır. Sanık kullanmış olduğu otobüs ile seyir halinde iken yolda bulunan kasise geldiğinde dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak ani fren yapması sonrasında araçta yolcu olarak bulunan müştekilerin savrularak yaralanmalarına neden olarak suçun maddi unsuru olan fiili gerçekleştirmiştir. Sanık kazanın oluş şeklini kabullenmiş, ancak kusurunu kabul etmemiştir. Müştekilerin iddiaları, olay sonrası alınan doktor raporu ve bilirkişi raporu uyarınca edinilen vicdani kanaate göre, sanığın üzerine atılı ve sübut bulan taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCKnun 89/4 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, kusur durumu, suçun işlendiği zaman ve yer nazara alınarak alt sınırdan hapis cezası verilmiş, sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni sayılarak hakkında verilen cezadan indirim yapılmış, müşteki ve katılanların uğradığı zararın giderilmediği, giderilmek de istenmediği anlaşılmakla sanık hakkında CMK'nın 231.maddesinin uygulanmasına kanunen yer olmadığına, sanık hakkında daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetin bulunmaması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla ve cezasının ertelenmesi halinde tekrar suç işlemeyeceği yönünde vicdani kanaat oluştuğundan sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK’nın 51 maddesi uyarınca ertelenmesine, sanık hakkında TCK’ nın 51/3. maddesi gereğince sanık hakkında 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, sanığa ait sürücü belgesinin TCK' nın 53/6 maddesi gereğince takdiren hükmün kesinleşmesi ve cezanın tümü ile infazından itibaren 3 ay süreyle geri alınmasına..." gerekçeleri ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin üçüncü, altıncı, yedinci sekizinci ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine ve 3 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2. Olay günü sanığın sevk ve idaresi altında bulunan 43 KB 716 plakalı otobüs ile seyir halinde iken, yolda bulunan kasise geldiğinde ani fren yapması sonrasında araçta yolcu olarak bulunan müştekiler ..., ... ile katılan ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıklarının belirlendiği, müşteki Songül'ün ise yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve orta (3.) derecede hayati fonksiyonlarını etkiler kemik kırığı oluşacak şekilde olduğu anlaşılmıştır.
3. Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve yargılama aşamasında olay yerinde yapılan keşif ve keşif sonrası düzenlenen 25.11.2019 havale tarihli bilirikişi raporunda da belirtildiği üzere; sanığın meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin (b) fıkrasında belirtilen "hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" kuralını ihlal etmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu, müşteki yolcuların ise 2918 sayılı Kanunu'nun 78 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen "belirli sürücülerin ve yolcuların araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur" kuralını ihlal ettiklerinden asli kusurlu olduğu bildirilmiştir.
4. ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 09.10.2018 tarihli raporunda, müşteki ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve orta (3.) derecede hayati fonksiyonlarını etkiler kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının belirtildiği, diğer müştekiler ..., ... ile katılan ...'nın ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıkları görülmektedir.
5. Sanık ...'ın üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği, savunmasında "...Olay günü şoförlüğünü yaptığım otobüs ile ...-... seferini gerçekleştirirken Göreme Beldesine giriş yaptığım esnada, otogara 300 metre kadar kalmıştıki yolda kasisin varlığına dair bir iz göremedim. Kasislerdeki işaretler kaybolduğu için kasisi farkedemedim. Ayrıca şehir içinde olup ortalama hızımda seyrederken fren yapmak zorunda kaldım. Bu sırada otobüs içerisinde arka koltuklarda ayakta olan yolculardan yere düşenler olmuş. Bunun sebebi ise emniyet kemerlerini takmayıp, yerlerinde oturmayıp otogara yaklaştığımız için ayağa kalkan yolculardır. Kaza tespit tutanağındaki tarafıma atfedilen kusuru kabul etmiyorum. Ben ortalama hızımda seyretmekteydim. Kasisi farketmememin sebebi üzerindeki işaretlerin kaybolmasıdır. Bu sebeple üzerime atılı suçu kabul etmiyorum.." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
6. Olayın tanığı C.A. ile müştekilerin beyanlarının uyumlu olduğu, kaza yeri krokileri, sanığın alkolsüz olduğuna dair rapor, kaza mahallini gösteren fotoğraflar, genel adli muayene raporları, tutanakların dava dosyasında bulunduğu görülmüştür.
7.Müştekilerin her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettiği ancak sadece ... katılma isteminde bulunduğundan 03.03.2020 tarihli duruşmada hakkında katılma kararı verildiği, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği tespit edilmiştir.
8. Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 gün ve 2020/1252 E. 2021/365 K. sayılı kararı ile; "... otobüs şoförü olan sanığın kasis üzerinde görünürlüğü artırmak için sarı renkte çizgiler ile 30 km/hız tahdidi ve kasis bulunduğuna ilişkin trafik işaret levhalarına ve görüşünü engelleyen herhangi bir durum da bulunmamasına rağmen kasisi fark etmeyerek aniden fren yapması nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğinin ve tali kusurlu olduğunun, katılan, müşteki ve mağdurun da kazanın oluşumunda asli kusurlarının bulunduğunun belirlendiği, bu itibarla ilk derece mahkemesinin kazanın oluşumunda sanığın kusurunun bulunduğu yönündeki kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan eylemine uyan TCK'nın 89/4. maddesi gereğince suçun işlenmesindeki özellikleri, suç konusunun önem ve değeri, yaralı sayısı ve yaralanmaların niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kusur durumu nazara alınarak alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşılarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılması gerekirken, temel ceza olarak alt sınırdan ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı..." gerekçesi ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 gün ve 2020/1252 E. 2021/365 K. sayılı kararında kabul edilen olay ve olgularda, bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Olay günü saat 19:30 sıralarında, sanığın sevk ve idaresi altında bulunan 43 KB 716 plakalı otobüs ile gündüz vakti meskun mahalde, hız sınırının 30 km/s olduğu bölünmüş iki şeritli parke kaplı köy yolunda seyir halinde iken, yolda bulunan kasise geldiğinde ani fren yapması sonrasında araçta yolcu olarak bulunan müştekilerin ve katılanın savrularak yaralandıkları olayda; Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen kusur durumuna ilişkin raporlara göre, sanığın yol üzerinde bulunan kasise geldiğinde, olay yerinin 42 metre gerisinde 30 km hız tahdit levhası ve kasis levhası bulunduğu halde hızını azaltması gerekirken hızını azaltmadığı ve ani fren yapması sonucu da müşteki yolcuların araçta savrularak yaralanmalarında tali oranda kusurlu olduğunun belirlendiği, kaza tespit tutanağı ile keşfe dayalı düzenlenen 25.11.2019 havale tarihli bilirikişi raporunun oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığı, çelişkilerin bulunduğu, çelişkilerin giderilmesi için yeniden kusura ilişkin bilirkişi raporunun alınmasının gerektiğine, eksik incelemeye, sanığın müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilen sanığın, "suçun işlenmesindeki özellikleri, suç konusunun önem ve değeri, yaralı sayısı ve yaralanmaların niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kusur durumu nazara alınarak alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşılarak" gerekçeleri ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 gün ve 2020/1252 E. 2021/365 K. sayılı kararında takdiren tayin edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği uygulanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 gün ve 2020/1252 E. 2021/365 K. sayılı kararında, "Katılanların zararlarının giderilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanunen ve takdiren yer olmadığına" şeklinde karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına dayanak olan gerekçenin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin müsnet suçu kabul etmemekle birlikte müvekkili lehine CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 gün ve 2020/1252 E. 2021/365 K. sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!