WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/3263 E.  ,  2024/3530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3231 E., 2021/1441 K.
DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama ile makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle 150.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine talebine ilişkin, davacı hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi nedeniyle davanın 466 sayılı Kanun'da belirtilen tazminat istenebilecek haller arasında bulunmadığı ve davacı hakkında verilmiş bir beraat kararı olmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinafı üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında zamanaşımından düşme kararı verilmiş olmasının tazminata engel teşkil etmeyeceğine, 466 sayılı Kanun kapsamında zamanaşımından düşme kararı verilmesi durumunda tazminata engel teşkil eden bir düzenleme bulunmadığına, 466 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'a tabi olanlar arasındaki uygulama farklılığının eşitsizliğine yol açtığına, davacının adil yargılanma hakkı kapsamında makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas - 2009/390 sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak ve yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçlarından 18.01.1980 - 21.10.1983 tarihleri arasında 1372 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın 08.06.2011 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ancak davacı hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi nedeniyle davanın 466 sayılı Kanun'da belirtilen tazminat istenebilecek haller arasında bulunmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

466 sayılı Kanunun 1. madddesinde tazminat istenebilecek hallerin tahdidi olarak sayıldığı; söz konusu Kanun'un 1/6 maddesinde "...Kanuna dairesinde yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturma yapılmasına veya son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına veyahut beraatlerine veya ceza verilmesine mahal olmadığına karar verilen... kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar, bu kanun hükümleri dairesinde Devletçe ödenir." şeklindeki düzenlemeye göre somut olaya bakıldığında, davacı hakkında tazminata konu ceza davasında anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçu hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği ancak, yargılamaya konu diğer yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçundan beraatine karar verildiği ve kararın 08.06.2011 tarihinde kesinleştiği, davacının hakkında beraat kararı verilen suçtan tutuklanıp tutuklanmadığının anlaşılamadığı, bu sebeple öncelikle davacının hangi suçtan veya suçlardan gözaltına alınıp tutuklandığı, tutuklamanın infaz görüp görmediği, gözaltı, tutuklama, tahliye ve infaza ilişkin belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şeklide temin edilerek, 466 sayılı Kanun'un 1/6 maddesi kapsamında tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde tazminat koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi
gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2024 tarihinde karar verildi.