12. Ceza Dairesi 2022/3253 E. , 2023/1447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2014/647 E. 2015/970 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının 3 bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2014/647 E. 2015/970 K. sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.12.2020 tarihli ve 2019/7590 Esas, 2020/7406 Karar sayılı kararı ile;
"...Kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2021 tarihli ve 2021/136 E. 2021/779 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmekle, taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının 3 bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 3.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Sanık müdafiinin ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2021 tarihli ve 2021/136 E. 2021/779 K. sayılı kararına itiraz etmesi üzerine, genel yargılama usulüne göre yargılama yapılıp, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.03.2022 tarihli ve 2021/927 E., 2022/225 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının 3 bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, .... tarihli ve 2022/63028 sayılı, "...Katılan ... hakkında, ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 24/06/2014 tarihli iki kati raporun birinde hayati tehlike geçirdiği, diğerinde ise hayati tehlike geçirmediği şeklinde iki farklı mütalaa bulunduğu, ancak bu raporlar arasında mübayenet giderilmeden hayati tehlike geçirdiğinin kabulü ile sanığa fazla ceza tayini hukuka aykırı görüldüğünden..." gerekçesi ile bozma öneren Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik araştırma ile karar verildiğine, olay esnasında ... içerisinde bulunan görgü tanıklarının
beyanlarının dikkate alınmadığına,
2. Kusurunun bulunmadığına, tespit edilemeyen her konunun sanık aleyhine yorumlandığına,
3. Katılanın ... raporunun gerçeği yansıtmadığına, hayati tehlike oluşturacak ve yaralanmasını gerektirecek kadar bir sert çarpmanın gerçekleşmediğine,
4. Yeterince araştırma yapılmadan ve lehe kanun hükümleri uygulanmadan verilen kararın usul ve
Yasaya aykırı olduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Olay günü saat 14:50 sıralarında sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Caddesi No:97 önüne gelip aracını yolun sağına park edip aracının kapısını açtığı sırada, aracının sol yan tarafında aynı yöne seyretmekte olan sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin arkasında bulunan yolcu ...'ya çarpması sonucu yolcunun yola düşüp yaralanması ile neticelenen dava konusu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir.
2. Katılana ait 03.06.2014 tarihli genel adli muayene raporunda, "... " olarak hayati tehlikesi olduğuna dair geçici rapor düzenlendiği, ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 24.06.2014 tarihli kati raporda da; Beyin cerrahisi açısında, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde orta-ağır derecede, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığının belirtildiği; göz, kulak burun boğaz ve plastik cerrahisi yönünden ise, basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığının bildirildiği görülmüştür.
3. Tanıklar T.U., H.B., M.S.'nin anlatımları ile kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin alkolmetre sonucu dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Kaza tespit tutanağında, kazanın meskun mahalde 7 metre genişliğinde, refüjle bölünmüş tek yönlü, eğimsiz, düz, kuru asfalt kaplama yolda gündüz meydana geldiği, kusur durumuna ilişkin olarak da otomobil sürücüsü ... Uslu'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 58 inci maddesi gereği "inme, binme kurallarına riayet etmemek" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, bisiklet sürücüsünün ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
5. Yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenmiş olan 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda; otomobil sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereği "inme, binme kurallarına riayet etmemek" kuralı ile aynı Kanuna bağlı olarak çıkarılan yönetmeliğin 110 uncu maddesinin b bendi üçüncü fıkrasında belirtilen "Karayolunu kullananlar için bir tehlike ve engel teşkil etmeyeceğinden emin olmadıkça; durakladıktan sonra aracın sağını kontrol etmeden kapı açmak ve kontrolsüz inip binmek", dördüncü fıkrasında belirtilen "Taşıt yolu üzerinde araçların sol kapılarından yolcu indirip bindirmek yasaktır" kurallarını ihlal ettiğinden 1. derecede, elektrikli bisiklet sürücüsü ve yolcusu ise Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150 nci maddesi gereği "Sürücü ve yolcular için, nicelik ve neitelikleri bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde ve Karayolları Trafik Kanununa göre çıkarılan diğer yönetmeliklerde gösterilen koruyucu tertibatlardan (a) üç tekerlekli yük motosiklet hariç, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı takmaları mecburidir" kuralını ihlal ettiklerinden 2. derecede kusurlu oldukları bildirilmiştir.
6. ... Adli Tıp Grup Başkanlığının 10.11.2015 tarihli kusur durumuna ilişkin raporunda;
"...Sürücü ..., olay yeri Cadde üzerinde aracını park edip aracından dışarı çıkmadan önce, yol üzerindeki trafiği gerek aynalardan gerekse başını çevirip bakmak suretiyle etkin şekilde kontrol etmesi ve yolun müsait olması halinde dikkatli bir şekilde kapısını açıp çıkışını yapması gerektiği halde aksine hareket etmiş, kontrolsüzce aracının kapısını açtığı sırada, aracının sol tarafından geçmekte olan bisikletliye aracının sol kapı kısmı ile çarpması sonucu meydana gelen olayda KTK.47/d ve KTY.95/d gereğince kusurludur.
Elektrikli bisiklet sürücüsü ..., yolcusuna kask taktırmadan trafikte seyre çıkmış olmakla yolcusunun can güvenliğini tehlikeye düşürmüş olup, kurallara aykırı bu davranışı nedeniyle yolcusunun yaralanması olayında alt düzeyde tali kusurludur.
Elektrikli bisiklet yolcusu ..., kask takmadan trafikte seyre çıkmış olmakla kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmüş olup, bu ihmali nedeniyle kendisinin yaralanması olayında alt düzeyde tali kusurludur..." görüşü belirtilmiş olup, Mahkemece kararın gerekçe kısmında, keşfe dayalı olarak düzenlenmiş olan 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporu ile ... Adli Tıp Grup Başkanlığının 10.11.2015 tarihli raporunun hükme esas alındığı ve sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılmıştır.
7. Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 11.05.2015 keşif günü ve 15.09.2015 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği, duruşmadaki beyanında, "...olay günü ... Cd. İstikametinden, saat kulesine doğru haraket ederken sanığın kullanmış olduğu ... yolun sağında duruyordu, ben ise olay günü oğlumun kullanmış olduğu motorsikletin yolcu kısmında bulunuyordum, sanığın kullanmış olduğu araca yaklaşınca aracın sol ön kapısı aniden açıldı ve iddianameye konu trafik kazası meydana geldi, bundan sonra yaşananları hatırlamıyorum, bilincimi kaydetmiştim, tedavi masraflarımın bir kasmı sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılandı, bir kısmı ise cebimden karşıladım, ayrıca aynı dönem içerisinde ev işlerini yapamadığım için parasıyla temizlikçi tuttum, olay nedeni ile maddi zararım bulunmaktadır ve sanık bu zararımı karşılamamıştır, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum dedi..." şeklinde beyanı olduğu anlaşılmaktadır.
8. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği yargılama aşamasında alınan ifadesinde de;
"...Olay günü ÖSYM bürosuna sınav başvurusu için gitmiştim, tam aracımı park ettiğim sırada kapıyı hafiften açtım, daha ayağımı yere basmadan şahıs elektrikli bisikleti ile geçtikten sonra yere düştü, bana çarpmadı, ne araca ne de bana temas etmedi, şahıs benim hizamdan geçtikten 10-15 metre sonra arkasındaki bayan yere düştü..." şeklinde savunma yaptığı, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür.
9. Sanık ...'ya ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
10. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada; sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak karar verildiği, ancak sanık müdafinin bu karara itiraz etmesi üzerine, genel hükümlere göre yargılama yapılıp karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olay günü saat 14:50 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Caddesi No:97 önüne gelip aracını yolun sağına park edip aracının kapısını açtığı sırada, aracının sol yan tarafında aynı yöne seyretmekte olan sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin arkasında bulunan yolcu ...'ya çarpması sonucu yolcunun yola düşüp hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden olduğu olaya ilişkin Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A.Tebliğname Görüşü Yönünden;
Olay günü saat 14:50 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Caddesi No:97 önüne gelip aracını yolun sağına park edip aracının kapısını açtığı sırada, aracının sol yan tarafında aynı yöne seyretmekte olan sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin arkasında bulunan yolcu ...'ya çarpması sonucu yolcunun yola düşüp hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; katılana ait 03.06.2014 tarihli genel adli muayene raporunda, "... " olarak hayati tehlikesi olduğuna dair geçici rapor düzenlendiği, ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 24.06.2014 tarihli kati raporda da; Beyin cerrahisi açısından, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde orta-ağır derecede, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığının belirtildiği; göz, kulak burun boğaz ve plastik cerrahisi yönünden ise, basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığının bildirildiği, buna göre raporlarda çelişki bulunmadığı, katılanın beyin cerrahisi açısından "... " olarak hayati tehlike geçirdiği anlaşılmakla; raporlar arasında mübayenet giderilmeden hayati tehlike geçirdiğinin kabulü ile sanığa fazla ceza tayini gerekçesi ile bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 14:50 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Caddesi No:97 önüne gelip aracını yolun sağına park edip aracının kapısını açtığı sırada, aracının sol yan tarafında aynı yöne seyretmekte olan sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin arkasında bulunan yolcu ...'ya çarpması sonucu yolcunun yola düşüp hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden olduğu; buna göre sanığın aracını park edip aracından dışarı çıkmadan önce, yol üzerindeki trafiği gerek aynalardan gerekse başını çevirip bakmak suretiyle etkin şekilde kontrol etmesi ve yolun müsait olması halinde dikkatli bir şekilde kapısını açıp çıkışını yapması gerektiği halde aksine hareket etmiş, kontrolsüzce aracının kapısını açtığı sırada, aracının sol tarafından geçmekte olan bisikletliye aracının sol kapı kısmı ile çarpması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenmiş olan 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporu ile ... Adli Tıp Grup Başkanlığının 10.11.2015 tarihli raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin eksik araştırma ile karar verildiğine, olay esnasında ... içerisinde bulunan görgü tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığına, kusurunun bulunmadığına, tespit edilemeyen her konunun sanık aleyhine yorumlandığına, yeterince araştırma yapılmadan karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 24.06.2014 tarihli kati hekim raporunda, Beyin cerrahisi açısından, "... " olarak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde orta-ağır derecede, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığının belirtildiği anlaşılmakla, katılanın ... raporunun gerçeği yansıtmadığına, hayati tehlike oluşturacak kadar bir yaralanmasını gerektirecek kadar bir sert çarpmanın gerçekleşmediğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı, ayrıca aynı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği seçimlik ceza olarak adli para cezasının belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükme ilişkin olarak da, "...Sanığın, suçun işlenmesiyle katılanın uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen gidermemesi dikkate alınarak..." gerekçesi ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla; Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde lehe hükümlere yer verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına dayanak olan gerekçenin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/927 E., 2022/225 K. sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!