WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/3243 E.  ,  2023/1941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2020/675 esas, 2021/686 karar sayılı kararının itiraz edilmeksizin 31.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

... Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.04.2022 gün ve 94660652-105-45-3341-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/57331 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/57331 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;

1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda dosya arasında mevcut vekaletnamesi bulunan katılanlar vekili Avukat ...'nın 26/11/2020 havale tarihli dilekçesi ile vekillikten çekildiğini bildirmesine rağmen, 11/12/2020 tarihinde yetki belgesi ile Avukat ...'a yetki verdiğinin anlaşıldığı olayda, Avukat ... tarafından karar tarihine kadar herhangi bir vekaletname de sunulmadığı, bu haliyle katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir..."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2020/675 esas, 2021/686 karar sayılı kararının itiraz edilmeksizin 31.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

2. Mahkemece yapılan inceleme sırasında katılanlar ... ve ...'a vekil olarak belirtilen Av. ...'ın sehven belirtildiği, dosya kapsamında vekilliğe ilişkin bir vekaletnamenin bulunmadığı, yargılama ve soruşturma aşamasında dosya kapsamına katılanlar vekili olarak Av. ...'nın vekaletname ibraz ettiği, Av. ...'nın 26/11/2020 havale tarihli dilekçe ile vekillikten çekildiği, daha sonra 11/12/2020 tarihinde yetki belgesi sunarak Av. ...'a yetki verildiğinin belirlenmesi üzerine, her ne kadar katılanlar kendini vekil ile temsil ettirdiklerinden dolayı katılanlar lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiş ise de, Av. ...'ın dosya kapsamında sehven vekil olarak belirtildiği ve sehven katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedildiğinin anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi gereğince istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen mahkeme kararlarına karşı ancak olağan üstü kanun yollarına başvurmak ile sonuç alınabileceğinden mahkemece resen kanun yararına bozma yoluna gidilmesine karar verildiği belirlenmiştir.

3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulması hâlinde, itiraz merciinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının oluşup oluşmadığı, bu kapsamda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını etkileyecek hukuka aykırılık ile kararda hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği, açıklanmayan mahkumiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkların ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarını etkilemesi halinde denetlenebileceği, bu kararın varlık ve uygulanma koşullarını etkilemeyip hükmün bünyesine dahil hukuka aykırılıkların ise ancak davanın düşmesi veya hükmün açıklanması halinde temyiz kanun yolu ile incelenebileceği; ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/12/2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak 5271 sayılı Kanun'un 309 ve 310 uncu maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.

4. Buna göre, inceleme konusu karardaki vekalet ücreti hususunun kanun yararına bozmaya konu olamayacağı belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.06.2023 tarihinde karar verildi.