12. Ceza Dairesi 2022/3200 E. , 2024/3525 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3545 E., 2021/537 K.
DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk ile makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacı hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi ve makul sürede yargılanma hakkının ihlali hususunun 466 sayılı Kanun'da belirtilen tazminat istenebilecek haller arasında bulunmadığı, bir kısım suçlar yönünden beraat kararı verilmiş ise de, bu suçlar yönünden aleyhe temyiz bulunmadığından mahkemenin karar tarihini itibariyle davanın süresinde açılmadığından bahisle davanın süreden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında diğer suçlardan beraat kararı verilmiş olduğu, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı dolayısıyla da 5271 sayılı CMK'nın 141/1-c maddesi gereği tazminata hükmedilmesi gerektiği, davanın 466 sayılı Kanuna tabi olduğu ve dolayısıyla davanın süreden reddinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas – 2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni zorla değiştirmeye çalışmak ve yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçlarından 10.02.1981 - 04.08.1987 tarihleri arasında 2366 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan beraat, yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılma suçundan zamanaşımından düşme kararı verildiği, davanın gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'a tabi olduğu, davacı hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme ve makul sürede yargılanma hakkının ihlalinin 466 sayılı Kanun'da belirtilen tazminat istenebilecek haller arasında bulunmadığı, davacı hakkında bir kısım suçlar yönünden beraat kararı verilmişse de bu suçlar yönünden aleyhe temyiz bulunmadığı ve karar tarihinin 15.12.2009 olduğu dikkate alındığında davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Karar başlığında dava konusunun ''466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' olarak yazılması gerekirken ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olarak yazılması,
2-İlk derece mahkemesinin karar başlığında ''13.12.2019'' olan dava tarihinin ''23.12.2019'' olarak yazılması,
2- UYAP üzerinden yapılan incelemede; davacı hakkında yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçu yönünden verilen zamanaşımından düşme kararı ile anayasal düzeni zorla değiştirmeye çalışmak suçu yönünden verilen beraat kararının kesinleşme tarihinin 30.12.2016 olduğunun tespit edildiği, davanın 466 sayılı Kanuna tabi olduğu dikkate alındığında 10 yıllık hak düşürücü süre içinde, 13.12.2019 tarihinde açıldığı gözetilmeden yazılı şekilde davanın süreden reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!