12. Ceza Dairesi 2022/3127 E. , 2023/5120 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1007 E., 2020/462 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 28.12.2021 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.09.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilininin terör örgütüne üye olmak suçundan haksız ve hukuka aykırı olarak 03.02.2010 tarihinde gözaltına alındığını, 05.02.2010 tarihinde çıkarıldığı sorgu hakimliğinde tutuklama talebinin reddi ile serbest bırakıldığını, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2010 tarih ve 2010/108 değişik iş sayılı kararı ile müvekkili hakkında yakalama kararı verildiğini, bu yakalama kararı üzerine 10.02.2010 tarihinde ikinci kez göz altına alındığını ve CMK 250 madde ile görevli Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2010 tarih ve 2010/14 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığını, tutuklama kararına yapılan itiraz soncuunda 19.02.2010 tarihinde tahliyesine karar verildiğini, yapılan kovuşturma neticesinde beraat kararı verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak müvekkili olan davacıya verilmesini ve ayrıca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 05.10.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, yasadan kaynaklanan bir gözaltı ve tutuklama işlemi olduğunu, davacının maddi ve manevi zararını belgelendiremediğini, istenen tazminatın fahiş olduğunu, davacının tazminat istemeyecek kişilerden olduğunu, davacı hakkında tazminata hükmedilir ise de hangi sebeple tazminata hükmedildiğinin kararda yazılması gerektiğini, faiz ve vekalet ücreti talebinin yersiz olduğunu,sonuç olarak davacının haksız ve yerinde olmayan davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
3. Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2018/368 Esas, 2018/208 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/1007 Esas, 2020/462 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 22.05.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin kesin olduğundan reddi gerektiğini, davacı vekilinin temyiz isteminin ise manevi tazminatın eksik olduğundan bozulmasını talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davacı vekilinin temyiz istemi;
İstinaf mercinin istinaf taleplerini incelemeden hatalı karar verildiğini, maddi talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.
B. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacının temyiz taleplerinin reddi gerektiğini, mahkemece yeterince araştırma ve inceleme yapılmadığını, hükmedilen miktarın fahiş olduğunu, faize ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın tamamen reddi gerektiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Davacının tazminata esas Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/163 Esas – 2014/681 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 03.02.2010 - 05.02.2010 tarihleri arasında gözaltında ve 11.02.2010 - 19.02.2010 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 21.06.2018 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığını, gözaltı ve tutuklu kalınan sürelerin mahsup edilmediği, SGK yazısına göre davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı sürede maaşının yatırıldığının bildirildiğinden maddi kaybının bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verildiğini, 600,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın 4.548,03 TL olması gerektiği, ve vekalet ücretinin ise 1.745,00 TL olması gerektiğinden bu kısmın değiştirilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/163 Esas – 2014/681 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 03.02.2010 - 05.02.2010 tarihleri arasında 2 gün gözaltında ve 10.02.2010 - 19.02.2010 tarihleri arasında 9 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 21.06.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyizi üzerine davalı vekilinin 28.12.2021 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1. Davacının alınan Sosyal Güvenlik Kurumu raporuna göre gözaltına alındığı ve tutuklu kaldığı dönemde maaşı aldığı anlaşıldığı, bu nedenle gelir kaybı bulunmadığı tespit edilerek maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde, bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden davacı vekilinin manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiş ve tebliğnamede bu nedenle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1. Tazminat talebinin esasını oluşturan Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/163 Esas – 2014/681 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığından kararda bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
3. İlk derece mahkemesi tarafından davacının maddi tazminat talebinin tamamen reddedilmiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sırasında hükmün karıştırılarak davacı lehine 6.956,55 TL maddi tazminat verildiği ancak bunun da yanlış hesaplandığı şeklindeki hatalı kanaatle maddi tazminat miktarının 4.548,03 TL ye indirilmesi suretiyle istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi böylelikle dosya kapsamıyla ilgisi bulunmayan hüküm tesis edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B-3) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/1007 Esas, 2020/462 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının maddi tazminat ve buna göre değişen vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkarılarak yerine "maddi tazminat talebinin reddine" ve "694 sayılı KHK'nın 144. maddesi ile CMK'nın 142. maddesine eklenen 9. fıkra gereğince asgari ücret tarifesine göre tespit olunan 845 TL vekalet ücretinin davalı Hazineden alınıp davacıya verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!