12. Ceza Dairesi 2022/2934 E. , 2023/4029 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/491 E., 2021/216 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Davacı hakkında dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 26.12.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasten öldürme suçundan 24.05.2007 tarihinde gözaltına alındığını, 27.05.2007 tarihinde tutuklandığını, 11.02.2008 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, bu nedenle 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 30.01.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, davaya konu olan mahkeme kararının kesinleşmediğini, suçun niteliği ve davacı sanığın eylemi ile oluşan suçun niteliği itibariyle haksız tutuklama oluşmadığını, istenen maddi ve manevi tazminat tutarları fahiş olup, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile orantılı olmadığını, istenen maddi tazminat toplama sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğu, manevi tazminat talebi dayanak dosya içeriğine göre tümüyle red edilmesi gerektiğini, maddi tazminat hesabında davcının gerçekten bir işle iştigal edip etmediğinin zabıta marifetiyle araştırılması ve bilirkişi eliyle tespit ettirilmesi gerektiğini, davacının davaya ilişkin muvafakatinin olup olmadığını mahkemece araştırılmalı ve muvafakati yoksa davanın red edilmesi gerektiğini, davaya ilişkin davanın tümden reddi veya kısmi kabul kısmi red halinde reddilen kısım üzerinden hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmesini, davacının Van ilinde ikamet edip etmediğinin araştırılarak sonucuna göre yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilmesini, öne sürmüştür.
3.Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2014 tarihli ve 2014/5 Esas, 2014/99 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
4.Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2014 tarihli ve 2014/5 Esas, 2014/99 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.02.2016 tarihli ve 2015/16649 Esas, 2016/1438 Karar sayılı kararı ile; .. davacı (sanık) hakkında Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/236 Esas – 2011/391 sayılı kararı ile 21.09.2011 tarihinde beraatine hükmedildiği, davacının (sanığın) ceza yargılaması aşamasında, temyize konu tazminat davasında da vekili olan Av. Veysi Yavuzalp tarafından temsil edildiği, her ne kadar davacı (sanık) hakkındaki beraat kararının 29.09.2011 tarihinde kesinleştiğine dair şerh verilmiş ise de beraat kararının davacı (sanık) ve müdafi Av. Veysi Yavuzalp'in yokluğunda verildiğinin anlaşılması karşısında, temyize konu koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasının 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen sürede açılıp açılmadığının tespiti bakımından, tazminat isteminin dayanağı olan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/236 Esas – 2011/391 Karar (Bozma sonrası 2013/164 Esas – 2013/496 Karar) sayılı ceza dava dosyasının celp edilip, ayrıntılı olarak incelenerek ve özellikle davacı ile ilgili karar ve tüm tebligat evrakları başta olmak üzere dayanak ceza dava dosyasının eksiksiz olarak tamamının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı sureti de dosya içine alınarak, davacının (sanığın) ve müdafinin beraat hükmünden haberdar olup olmadıkları, beraat hükmünün hangi tarihte tebliğ edildiği, beraat hükmünün dosyada bulunan kesinleşme şerhinde belirtilen tarihte kesinleşip kesinleşmediği vedavacı (sanık) hakkında Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/236 Esas – 2011/391 sayılı kararı ile 21.09.2011 tarihinde beraatine hükmedildiği, davacının (sanığın) ceza yargılaması aşamasında, temyize konu tazminat davasında da vekili olan Av. Veysi Yavuzalp tarafından temsil edildiği, her ne kadar davacı (sanık) hakkındaki beraat kararının 29.09.2011 tarihinde kesinleştiğine dair şerh verilmiş ise de beraat kararının davacı (sanık) ve müdafi Av. Veysi Yavuzalp'in yokluğunda verildiğinin anlaşılması karşısında, temyize konu koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasının 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen sürede açılıp açılmadığının tespiti bakımından, tazminat isteminin dayanağı olan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/236 Esas – 2011/391 Karar (Bozma sonrası 2013/164 Esas – 2013/496 Karar) sayılı ceza dava dosyasının celp edilip, ayrıntılı olarak incelenerek ve özellikle davacı ile ilgili karar ve tüm tebligat evrakları başta olmak üzere dayanak ceza dava dosyasının eksiksiz olarak tamamının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı sureti de dosya içine alınarak, davacının (sanığın) ve müdafinin beraat hükmünden haberdar olup olmadıkları, beraat hükmünün hangi tarihte tebliğ edildiği, beraat hükmünün dosyada bulunan kesinleşme şerhinde belirtilen tarihte kesinleşip kesinleşmediği ve kesinleşme tarihinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesinden sonra, tazminat davasının yasal süresinde açılıp açılmadığı saptanarak, sonucuna göre davacının hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, davacı hakkında derdest dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğinden bahisle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
5.Van 2. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2017 tarihli ve 2016/310 Esas, 2017/71 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 3.669,26 TL maddi, 13.000,00 TL manevi tazminat tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6.Van 2. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2017 tarihli ve 2016/310 Esas, 2017/71 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25.06.2019 tarihli ve 2019/1292 Esas, 2019/7222 Karar sayılı kararı ile; ..davacının ceza yargılamasında temyize konu tazminat davasında da vekili olan Av. ..... tarafından temsil edildiğinin anlaşıldığı, davacı hakkında verilen beraat kararının 29/09/2011 tarihinde kesinleştiğine dair şerh düzenlenmiş ise de, beraat kararının davacının ve müdafisinin yokluğunda verildiği dikkate alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ve ceza davasının diğer sanıkları hakkında verilen kararların temyizi üzerine bozulması sonrası Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/329 esas numarasını aldığı anlaşılan ceza dosyası celp edilip ayrıntılı olarak incelenerek ve ceza dosyasının bozma ilamlarından önceki kısımlarını da içerir şekilde eksiksiz olarak tamamının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı sureti de dosya içine getirtilmek suretiyle, Av. Veysi Yavuzalp tarafından 19/09/2013 tarihinde Van 1. Ağır Ceza Mahkemesine verilen dilekçe ile davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği belirtilerek kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğinin talep edilmesi üzerine kesinleşme şerhli beraat kararının 08/10/2013 tarihinde davacıya tebliğ edildiği dikkate alınarak bu tarihlerden daha önceki bir tarihte yokluklarında verilen beraat kararının davacıya ya da müdafisine tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise hangi tarihte tebliğ edildiği ya da davacının veya müdafisinin yokluklarında verilen beraat kararından hangi tarihte haberdar oldukları, dolayısıyla beraat kararının hangi tarihte kesinleştiği, kesinleşme şerhinde belirtilen kesinleşme tarihinin doğru olup olmadığı ve tazminat davasının beraat kararının kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde açılıp açılmadığının tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiği gözetilmediği gibi Dairemizin 08/02/2016 tarihli bozma ilamının gerekleri de tam olarak yerine getirilmeden ve hükmün gerekçesinde davacı hakkında verilen beraat kararının 29/09/2011 tarihinde kesinleştiği belirtildikten sonra bu kez de 24/10/2013 tarihinde kesinleştiği de belirtilmek suretiyle çelişki de yaratılarak yazılı şekilde karar verildiğinden bahisle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
7.Van 2. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2019/491 Esas, 2021/216 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 3.669,26 TL maddi, 13.000,00 TL manevi tazminat tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 15.05.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin esastan reddini, davalı vekilinin temyiz isteminin ise faiz başlangıç tarihinin düzeltilmesi suretiyle hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Hükmedilen tazminatların eksik olduğuna, ilişkindir.
B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davanın süreden reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/236 Esas – 2011/391 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 24.05.2007 – 11.02.2008 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, dava dosyası arasına alınan ve beraat kararı verildiği anlaşılan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/236 esas sayılı dosyasına ilişkin olarak mahkememizce yazılan müzekkereye ilgili mahkemece verilen cevapta yapılan sorgulamada sanık müdafiine talebi doğrultusunda 08.10.2013 tarihli tebligat ile söz konusu kararın tebliğ edildiği, bu tarihten önce sanığa veya müdafiine çıkarılan bir tebligatın bulunmadığının belirtildiği dikkate alındığında açılan davanın tebliğ tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre dolmadan 26.12.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davanın süresi içerisinde açıldığının kabul edilmesi gerektiği ve tebligat tarihi itibariyle Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin bu haliyle sanık hakkında yapmış olduğu hükme ilişkin kesinleşme tarihinin hatalı olduğunun anlaşıldığı ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı belirlenerek ve bozma ilamına da uyularak 3.669,26 TL maddi, 13.000,00 TL manevi tazminat tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/236 Esas – 2011/391 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 24.05.2007 – 11.02.2008 tarihleri arasında 263 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden davacı vekilinin manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Dava dilekçesinde talep edilen tazminatlara tutuklama tarihi olan 27.05.2007 tarihinden itibaren faiz talep edilmesine rağmen taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak gözaltı tarihi olan 24.05.200 tarihinden itibaren faize hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B-3) nolu bendinde açıklanan nedenle Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2019/491 Esas, 2021/216 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının tazminata ilişkin kısmında; “24.05.2007” ibaresinin çıkartılarak yerine “tutuklama tarihi olan 27.05.2007” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!