12. Ceza Dairesi 2022/2916 E. , 2023/4084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/253 E., 2020/2638 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2019/174 Esas, 2019/380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü ve altıncı fıkraları gereğince neticeten hükmedilen 6 ay 20 gün hapis cezasının, 1 yıl süreye tabi tutularak ertelenmesine karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2020/253 Esas, 2020/2638 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci maddesi uyarınca kararın kaldırılarak, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları gereğince neticeten hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, 1 yıl 8 ay süreye tabi tutularak ertelenmesine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.04.2022 tarihli ve 2021/37078 sayılı temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.İlk Derece Mahkemesince ''Olay günü gece saat 23:00 sıralarında katılan sanık ...'nun sevk ve idaresindeki... plakalı otobüs ile Çarşamba istikametinden Ordu istikametine sağ şeritte seyri sırasında olay mahalli 44+500 km'ye geldiğinde, arkasından orta şeridi takiben gelip solundan geçerek sağa yönelen ve direksiyon hakimiyetini kaybedip önünü kapatan sürücü ... yönetimindeki... plakalı otomobilin sağ arka kapı kesimiyle aracının sol ön köşe kesiminin çarpışması, akabinde çarpıştığı bu aracın direksiyon hakimiyietini kaybedip önce ön sonra arka kesimleriyle bariyerlere çarpıp savrularak orta refüje çarpıp duması, kendisinin de aracıyla 43 metre savrularak ön kesileri ile orta refüjde bulunan ağaç, tel çit ve bariyerlere çarpıp takla atmak sureti ile kazanın meydana geldiği, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre her iki ... sürücüsünün de kazanın oluşumuna kusurları ile sebebiyet verdiklerinin tespit edildiği, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 25.08.2016 tarihli raporuna göre ; meydana gelen olayda, sanık ... yönetimindeki otomobil ile meskun mahalde, bölünmüş yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, sağ şeridi takiben seyreden otobüse solundan tehlikeli biçimde yaklaşıp, korna çalarak geçtiği bu aracı geçişini tam olarak bitirmeden sağ şeride yanaşıp, direksiyon hakimiyetini kaybettiği aracıyla frenli vaziyette sağ şeride geçerek, sürücü ... yönetimindeki bu otobüsün sol ön köşe kesimiyle aracının sağ yan arka kesiminin çarpışması sonucu, çarpıştığı bu aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip sola savrularak orta refüje çıkıp takla attığı olaya sebebiyet vermiş olup, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğunun bildirildiği, adli raporlar değerlendirildiğinde hükme esas alınabilecek nitelikte oldukları, olay sonrası temin edilen adli raporlara göre kaza sebebi ile ... sürücüsü ...'ün ve... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun yaralandıkları, tüm bu bilgiler ışığında, sanık ...' ün üzerine atılı taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma suçunu işlediğinin sabit olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, katılan Sanık ...' ün üzerine atılı eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nın 89/4. Maddesinde düzenlenen taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma suçunun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, katılan sanığın olayda asli kusurlu olması, gözönünde bulundurularak, 5237 sayılı TCK.nın 61. Maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle sanığın takdiren ve teşdiden hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın suçun işlenmesiyle katılanların zararını gidermediği zararı gidermeye rızasının olmadığı anlaşılmakla hakkında CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanığa verilen cezanın niteliği, sanığın yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık ve duruşmadaki hali nazara alınarak yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan 5237 Sayılı Türk Ceza Yasasının 51/1-b maddesi gereğince hürriyeti bağlayıcı cezasının ertelenmesine ve sanığın takdiren 1 yıl müddetle denetim süresine tabi tutulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.Sanık aşamalarda, orta şeritte 70 km hızla seyrederken, diğer sürücü Murat'ın idaresindeki minibüsle, sağından hızla geçerek yeterli mesafeyi korumadan kendi şeridine girdiğini, çarpışmayı önlemek için sol şeride geçtiğini, korna basarak sürücüyü uyardıysa da, şahsın sağ şeritten, tekrar orta şeride önüne geçtiğini, ondan kurtulmak için solundan geçmeye çalışırken, kendisine, aracının camından elini çıkarıp eli ile bir takım hareketler yaptığını, ikisinin de baya hızlandığını ancak birinin diğerini geçemediğini, orta şeritte seyrederken, sağ şeritte seyreden minibüsün aniden önüne direksiyon kırdığını, bu sırada kaza olduğunu, kendisinin kusuru bulunmadığını ileri sürmüştür.
3.Katılan tarafların zarar giderimi gerçekleştirilmemiştir.
4.Olay tarihli kaza tespit tutanağında, sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan şerit izleme kurallarına aykırı davrandığından bahisle tam kusurlu olduğuna değinilmiştir.
5.Yargılama aşamasında mahkemece keşif üzerine aldırılan trafik bilirkişisince tanzim edilen raporda, sanığın 2918 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan şerit izleme kurallarına aykırı davrandığından asli kusurlu, diğer sürücünün ise aynı Kanun'un 73 üncü maddesine aykırı şekilde saygısız ve tedbirsizce ... kullanmak suretiyle tali kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği bildirilmiştir.
6. Yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan 25.08.2016 tarihli bilirkişi raporunda,
Sürücü ... yönetimindeki otobüs ile meskun mahalde, bölünmüş yolda sağ şeridi takiben seyri sırasında mevcut verilerden anlaşılmakla meskun mahal şartlarının üzerinde hız yapmış, bu haliyle, sol arkasından orta şeridi takiben gelip korna çalarak sağa yönelen ve önünü kapatan sürücü ...'ün kullandığı otomobile karşı önlem alamayıp sağ arka kapısından çarpması ve direksiyon hakimiyetini kaybedip 43 metre sola savrularak duramayıp orta refüjde bulunan ağaç tel çit ve bariyerlere çarpması ve takla atması sonucu meydana gelen olayda, kurallara aykırı hareketiyle tali kusurludur.
Sürücü ... yönetimindeki otomobil ile meskun mahalde, bölünmüş yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, sağ şeridi takiben seyreden otobüse solundan tehlikeli biçimde yaklaşıp, korna çalarak geçtiği bu aracı geçişini tam olarak bitirmeden sağ şeride yanaşıp, direksiyon hakimiyetini kaybettiği aracıyla frenli vaziyette sağ şeride geçerek, sürücü ... yönetimindeki bu otobüsün sol ön köşe kesimiyle aracının sağ yan arka kesiminin çarpışması sonucu, çarpıştığı bu aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip sola savrularak orta refüje çıkıp takla attığı olaya sebebiyet vermiş olup, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurludur.
Biçiminde kusur dağılımı yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamışsa da, tayin edilen ceza miktarı orantılı görülmemiş, duruşma açılarak yeniden yargılama yapılmıştır.
2.Bölge Adliye Mahkemesince ''Suç tarihinde sanık ...'in sevk ve idaresindeki aracı ile Yeni Samsun yolundan Ordu istikametine seyir halindeyken Çarşamba ilçesi Körırmak Sokak mevkiine geldiğinde orta şeritten kornaya basmak suretiyle sağ şeride yaklaştığı esnada aracın kontrolünü kaybederek sağ arka kapı çamurluğu ile sağ şeritte seyir etmekte olan ...'nun aracının sol ön köşe kiısımlarına çarpması sonucunda sanığın aracının önce ön kısmı ile bariyere,sonra sürüklenerek orta refüje çarpması sonucunda durduğu,diğer aracın çarpmanın etkisi ile sürüklendiği ve devrilmek suretiyle ... içerisindeki 19 kişinin yaralandığı,olayın oluşumuna,gelişimine ve sonucuna uygun bilirkişi raporlarıyla sanığın asli kusurlu olduğunun belirlendiği,böylece sanığın asli kusurlu olarak birden fazla kişinin taksirle yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;Sanığın TCK'nun 89/4,62 maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;Sanığın asli kusurlu olarak taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği Dairemizce de kabul edildiğinden ilk derece mahkemesince verilen hüküm oluş,sübut ve nitelendirme bakımından yerindedir..Ancak, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nun 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nun 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmektedir. Sanığın asli kusurlu olarak birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği sabittir.Ancak,6 kişinin yaşamsal tehlike geçirecek diğerlerinin ise hafif şekilde yaralandığı olayda sonuçla orantılı,makul düzeyde ve hakkaniyete uygun bir temel ceza belirlenmesi gerekirken temel cezanın ( 6 ay-3 yıl ) aralığında 8 ay olarak belirlenmesi yeterli değildir.Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, sanık hakkında adalet, hakkaniyet ve nesafet kuralları da gözönünde bulundurularak olaya uygun bir temel ceza belirlenmek suretiyle sanığın aşağıdaki şekilde cezalandırılmasına,katılanların olay nedeniyle cismani zararlarının oluştuğunun kabulü ile ödeme yapmayacağını beyan eden sanık lehine hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşmadığının kabulü gerektiğinden sanık hakkındaki cezanın ertelenmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.''
Şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
3.Sanık alınan savunmasında, önceki savunmalarını tekrar ettiğini, kusurunun bulunmadığını, zarar giderimi yapmak istemediğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık idaresindeki otomobille, meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, virajlı, bölünmüş, asfalt kaplama il yolunda seyrederken, olay mahalline geldiğinde, sağ şeridi takiben seyreden otobüse solundan tehlikeli biçimde yaklaşıp, korna çalarak geçtiği bu aracı geçişini tam olarak bitirmeden sağ şeride yanaşıp, direksiyon hakimiyetini kaybettiği aracıyla frenli vaziyette sağ şeride geçerek, sürücü ... yönetimindeki bu otobüsün sol ön köşe kesimiyle aracının sağ yan arka kesiminin çarpışması sonucu, çarpıştığı bu aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip sola savrularak orta refüje çıkıp takla atması sonucu 6 kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, 6 kişinin ise nitelikli şekilde yaralanmasına, şerit izleme kurallarına uymayarak asli kusuruyla sebebiyet verdiği olaya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Katılanların zararlarının giderilmediğini, sanığın da zararı giderdiğine ilişkin iddiasını her türlü şüpheden uzak, somut bir şekilde karşıladığını kanıtlayamadığı gözetildiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin mahkemenin takdirinde isabetsizlik saptanmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2020/253 Esas, 2020/2638 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çarşamba 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!