WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/2612 E.  ,  2024/3528 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2355 E., 2021/237 K.
DAVA : 466 sayılı Kanun Gereği Tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 250.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın ödenmesi talebine ilişkin davanın süreden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak, 5000 TL maddi, 5000 TL manevi tazminat ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesi şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ve faiz hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/436 Esas – 2017/19 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçlarından yargılandığı, bu kapsamda 05.09.2001 - 14.01.2002 tarihleri arasında 131 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda dolandırıcılık suçundan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 01.11.2007 tarihinde kesinleştiği, sahtecilik suçu yönünden ise zamanaşımından düşme kararı verildiği ve bu kararın 07.05.2019 tarihinde kesinleştiği, beraat kararının kesinleşmesinin 01.11.2007 olduğu ve davanın ise 07.10.2019 tarihinde açıldığı, bu suretle CMK'nın 142/1. Maddesindeki yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın süreden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının dolandırıcılık suçuyla birlikte sahtecilik suçundan da tutuklandığı, sahtecilik suçuna yönelik zamanaşımından düşme kararının ise 07.10.2019 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davanın süresinde olduğu ve makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Dosya incelendiğinde; davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından tutuklandığı, bu kapsamda 05.09.2001 - 14.01.2002 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davanın 5271 sayılı Kanuna tabi olduğu ve zamanaşımından düşme sebebiyle makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabulüyle tazminata hükmedilmişse de, davanın tutuklama tarihi itibariyle 466 sayılı Kanuna tabi olduğu, anılan Kanunda zamanaşımı sebebiyle düşme kararları dolayısıyla tazminat hususunun düzenlenmediği ancak davacının aynı yargılama kapsamında hakkında beraat kararı verilen dolandırıcılık ve suç işlemek için örgüt kurmak suçlarından da tutuklandığı, beraate konu suçlar yönünden maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde zamanaşımına konu suç yönünden yalnızca makul bir miktar tazminata hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2024 tarihinde karar verildi.