WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/2493 E.  ,  2024/279 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 02.09.2015
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Davacı hakkında dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 02.09.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 22.02.2010 tarihinde yakalanıp göz altına alındığı, 24.02.2010 tarihinde tutuklandığını, 19.03.2010 tarihide tahliye edildiğini, İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinde kovuşturmanın başladığını, ve İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesince 11.02.2011 tarihinde yeniden tutuklandığını, Anayasa Mahkemesince hak ihlalinin olduğunun açıklanması üzerine 19.06.2014 tarihinde ise yeniden tahliye edildiğini, yeniden yapılan yargılamada İstanbul Anadolu 4.Ağır Ceza Mahkemesince 2014/188 Esas sayılı dava dosyasında 31/03/2015 tarihinde davacının beraat ettiğini, bu kararın 08/06/2015 tarihinde kesinleştiğini, davacının haksız gözaltı ve iki kez tutuklanarak toplam 1253 gün tutuklu kaldığını, bu nedenle müvekkilinin özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğini, bu ihlallerin maddi ve manevi kayıplara neden olduğunu, bu nedenle 136.856,11 TL maddi, 1.500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınmasını ve ayrıca mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini, talep etmiştir.

2.Davalı vekili 20.10.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; manevi ve maddi tazminat talebinin fazla olduğunu, davacının maddi tazminat talebini belgelendirmesi gerektiğini, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, derdest dosya araştırması yapılması gerektiğini, öne sürmüştür.

3.İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/337 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 29.333,00 TL maddi, 210.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4.İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/337 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.02.2021 tarihli ve 2019/2104 Esas, 2021/1277 Karar sayılı kararı ile; ...Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas - 2015/143 Karar sayılı beraat hükmünün ve kesinleşme şerhlerinin davacı ile ilgili kısımlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Davacı hakkında düzenlenen gözaltı, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm tutanak, müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı örnekleri dosya içerisine alınarak, tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde infaz tarihleri ilgili ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, derdest dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, kabul ve uygulamaya göre de; davacı tarafça 11.02.2011 - 31.12.2012 tarihleri arasında tutuklu kalınan süreye ilişkin olarak gelir kaybı talep edildiği ve dava dilekçesi ekinde sunulan danışmanlık sözleşmesi suretinin içeriğinde davacının Nortel Networks Netaş Telekomünikasyon Anonim Şirketinde 01.01.2011 tarihinden 31.12.2011 tarihine kadar aylık 2.750 TL net ücret karşılığında danışman olarak hizmet vereceğinin belirtildiği dikkate alınarak, davacının 11/02/2011 tarihinde belirtilen şirkette çalışıp çalışmadığı ilgili şirket ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından sorulup araştırılarak, davacı ile ilgili olarak düzenlenen ücret bordrolarının, hizmet döküm belgelerinin, danışmanlık sözleşmesinin ve davacının tutuklanması nedeniyle sözleşmenin feshedilmiş olması halinde fesih evraklarının onaylı birer sureti de temin edilerek davacının 11.02.2011 tarihinde belirtilen şirkette çalıştığının tespiti halinde danışmanlık sözleşmesinin bir yıl süreli olduğu dikkate alınarak, 11.02.2011 - 31.12.2011 tarihleri arasında tutuklu kalınan süreye ilişkin gelir kaybının davacının tespit edilen net ücreti üzerinden hesaplanması, 01.01.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında tutuklu kalınan süreye ilişkin gelir kaybının ise net asgari ücret üzerinden hesaplanması, davacının ilgili şirkette çalışmadığının tespit edilmesi halinde ise 11.02.2011 - 31.12.2012 tarihleri arasında tutuklu kalınan tüm süreye ilişkin gelir kaybının net asgari ücret üzerinden hesaplanması ve her şartta tayin olunan gelir kaybı miktarının 11.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, davacı tarafın talebi dikkate alınarak tayin olunan manevi tazminat miktarına tutuklama tarihinden itibaren faize hükmolunması gerekirken, gözaltı tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.

5.İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/195 Esas, 2022/100 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 37.887,18 TL maddi tazminatın 11.02.2011 tarihinden, 210.000,00 TL manevi tazminatın 24.02.2010 tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 06.05.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, mahkemenin maddi tazminat miktarının hesaplanmasında davacının yaptığı işin niteliği, gelir durumu, tutuklanmasından dolayı uğradığı gelir kaybı, varsa eş ve çocuklarının bu iş gelirinden yararlanma süre ve durumlarının göz önünde bulundurması gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının T.C. icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 22.02.2010 – 19.03.2010 tarihleri ve 11.02.2011 – 19.06.2014 arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tutukluluğunun infaz gördüğünü, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığı belirlenerek ve bozma ilamına uyularak davacının 11.02.2011-31.12.2011 tarihleri arasında söz konusu şirkette çalıştığı kabul edilmiş ve bu süreye ilişkin kazanç kaybına karşılık olarak 29.241,66 TL ile 01.01.2012 -31.12.2012 tarihleri arasındaki süreye ilişkin gelir kaybının ise net asgari ücret üzerinde hesaplanarak 8.645,52 TL olmak üzere toplam 37.887,18 TL maddi tazminat ile davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu süreler de nazara alınarak hak ve nasafet kuralları doğrultusunda belirlenen 210.000,00 TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının T.C. icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 22.02.2010 – 19.03.2010 tarihleri ve 11.02.2011 – 19.06.2014 arasında toplam 1249 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine dair temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

2.Hükmedilen maddi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Davacının hakkında ücret bordroları, hizmet döküm belgeleri, danışmanlık sözleşmesi Sosyal Güvenlik Kurum raporu doğrultusunda hükmedilen maddi tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna dair temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

4.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/195 Esas, 2022/100 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.