WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/1822 E.  ,  2023/3972 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/474 E., 2022/40 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Kısmen kabul
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerini süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 11.09.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; albay olan müvekkilinin Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 11.02.2011 tarihinde tutuklandığını, 09.10.2013 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, haksız tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile ödenmesini talep etmiş, 11.12.2015 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini 73.027,00 TL olarak değiştirmiştir.

2. Davalı vekili 16.10.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

3. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/304 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile ceza davasında avukata ödenen vekalet ücreti için 7.250,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihlerinden, 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

4.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/304 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.09.2019 tarihli ve 2019/639 Esas, 2019/9167 Karar sayılı kararı ile "...5320 sayılı Kanunun 6/1. maddesine göre, davacının tazminat talebinin 5271 sayılı CMK'nın 141. - 144. maddeleri hükümlerine göre incelenip karara bağlanacağı gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 142/5. maddesi gereğince dava dilekçesi ve ekindeki belgeler davalı kuruma tebliğ edilip, aynı Kanunun 142/7. maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekili duruşmadan haberdar edilerek, Cumhuriyet savcısının da katılımıyla duruşma yapılarak karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle CMK’nın 188/1. maddesine muhalefet edilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, ..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2020 tarihli ve 2019/406 Esas, 2020/181 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak maddi tazminat talebinin reddine, 250.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

6.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2020 tarihli ve 2019/406 Esas, 2020/181 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.11.2021 tarihli ve 2021/3366 Esas, 2021/7645 Karar sayılı kararı ile "...Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üstünde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2021/474 Esas, 2022/40 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 225.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

8. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.04.2022 tarihli ve 12-2022/40086 sayılı hükmün manevi tazminat miktarının fazla olduğu gerekçesi ile bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davalı vekilinin temyiz isteği; hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davanın süresinde açılmadığına, reddedilen miktar üzerinden karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,

2. Davacı vekilinin temyiz isteği; hükmedilen manevi tazminat miktarını eksik olduğuna,İlişkindir.

III. DAVA KONUSU
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/181 Esas – 2015/145 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 11.02.2011 – 09.10.2013 tarihleri arasında 971 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, kabul edilerek 225.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği belirlendiğinden davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istekleri yerinde görülmemiş, Tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

2.Reddedilen Miktar Üzerinden Karşı Vekalet Ücretine Hükmedilme Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2021/474 Esas, 2022/40 Karar sayılı kararında davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.