WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/1738 E.  ,  2023/3487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/102 E., 2014/113 K.
SUÇLAR : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2015 tarihli ve 2011/102 Esas, 2014/113 Karar sayılı ek kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden ... müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenler katılan vekili, sanık ..., sanık Yunis Girgin'in hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

3. Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2015 tarihli ve 2011/102 Esas, 2014/113 Karar sayılı ek kararı ile sanık ... müdafiinin temyiz başvurusu hakkında, 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz talebinin süresinde olmaması nedeniyle reddine” karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.02.2018 tarihli ve 2015/25010 sayılı, ret, düşme, onama, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

5.Dairemizin 23.02.2021 tarih, 2018/2297 Esas, 2021/1933 Karar sayılı ilamı ile, gerekçeli kararın katılan kurum vekiline tebliği gerektiğinden tevdii kararı verilmiştir.

6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.11.2021 tarihli ve 2021/88739 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği;
1. Temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanık ...'in beraatine karar verilmesi gerektiğine,

3. Diğer temyiz sebeplerine
İlişkindir.

B. Sanık Yunis Girgin 'in temyiz isteği;
1. Kararın hakkaniyet kurallarına aykırı olduğuna,

2. Kararın bozulması gerektiğine,

C. Katılan vekilinin temyiz isteği;
1. Gerekçeli karar başlığında katılan kurum ve kurum vekili isminin gösterilmesi gerektiğine,

2. Dava konusu eserlerin Müze Müdürlüğüne teslimi gerektiğine,

3. Kararın düzeltilerek onanması gerektiğine,

İlişkindir.

D. Sanık ...'ın temyiz isteği;
1. Kararı temyiz ettiğine,

2. Diğer temyiz sebeplerine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1."Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, sanıkların ellerinde tarihi eser olduğunun, bunları satmaya çalıştıklarının Tufanbeyli İlçe Jandarma Komutanlığına ihbar edildiği, Sulh Ceza Mahkemesi tarafından gerekli izinler verildikten sonra olay tarihinde jandarma ekipleri Tufanbeyli İlçesi'nde sanıklar ile buluştukları, sanık ...'ın elinde 4,52 gram ağırlığında metal toz, ...'ın elinde bir adet metal heykel, bir adet metal sikke, bir adet mühür, sanık Yunis Girgin'in elinde Arap Alfabesi ile yazılmış bir adet kitap ve bir adet yüzük bulunduğu, sanık ...'nın elinde herhangi bir tarihi eser bulunmadığı fakat suça diğer sanıklar ile birlikte iştirak ettiği, sanıkların ellerindeki tarihi eser niteliğindeki malların jandarma ekiplerine satmaya çalışırken suç üstü olarak yakalandıkları dosyada bulunan delillerden anlaşılmaktadır. Sanıklardan elde edilen bir adet Arap Alfabesi ile yazılmış kitap, bir adet sarı renkli bir ayağı kırık çıplak kadın heykeli, 4,22 gram ağırlığında altın tozu, bir adet yüzük, bir adet mühür ve bir adet metal sikkeye el konulduğu, ele geçirilen tarihi eser niteliğindeki emanet eşyaların rapor alınmak üzere Adana Müze Müdürlüğüne gönderildiği, Adana Müze Müdürlüğünün 10/10/2011 tarihli raporunda gönderilen emanet eşyalardan Yunis Girgin'den yakalanan bir adet yüzük, ...'tan yakalanan bir adet mühür ve bir adet sikkenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında taşınır kültür varlığı olduğu, ...'tan yakalanan döküm kadın figürünün taklit olduğu ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu kapsamına girmediği, ...'dan yakalanan sarı renkli toz maddenin tam olarak ne olduğunun anlaşılamadığı, Yunis Girgin'den yakalanan bir adet Arap Alfabesi ile yazılmış kitabın uzmanlık alanları dışında olduğunu şeklinde rapor tanzim edildiği, söz konusu Arap Alfabesi ile yazılmış kitap ve sarı renkli toz madde üzerinde ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan bilirkişi raporunda 4,22 gram ağırlığındaki sarı renkli toz halindeki metalin eritmek suretiyle yapılmış 3-9 arası ayarda altın tozu olduğu, tahmini fiyatının ise 178 TL civarında olduğu, söz konusu Arap Alfabesi ile yazılmış kitap üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde ise kitabın Osmanlıca yazıldığını, kitabın içeriğinin Battal Gazi'nin savaş hikayeleri olduğu, söz konusu kitaba halk arasında Sire veya Cenk adı verildiğini, kitabın tarihi bir özelliğinin olmadığı, günümüzde bol miktarda bulunduğu şeklinde rapor tanzim edildiği, raporlardan altın tozu ile kitabın da 2863 sayılı Yasa kapsamında olmadığı anlaşılmıştır. Sanık ...'ın sübuta eren dolandırıcılığa teşebbüs suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi ve 35. maddesi gereğince ve kültür varlığını satışa arz etmek suçundan eylemine uyan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın şahsi ve sosyal durumu nazara alınarak her suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasına; sanığın talimat mahkemesine zorla getirmeye mahal vermeden gelip sorgu ve savunmasını yaptırması, değişmeyen tevil yollu ikrarı lehine takdiri indirim sebebi olarak kabul edilerek 5237 sayılı TCK 62. maddesinde göre sanığın cezasında indirim yapılmasına; sanık hakkında malvarlığına karşı suçlar sebebiyle daha evvelden mahkumiyet kararı verildiği, silinme şartları gerçekleşmiş olsa bile bu yönüyle ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünden mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığı nazara alınarak sanık hakkında TCK 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükmünün ve CMK 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmasına yer olmadığına; sanık hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçu nedeniyle verilen kısa süreli hapis cezasında diğer lehe hükümler uygulanamadığından ve bilhassa ekonomik suça ekonomik ceza prensibininin ceza adaletinin amacını düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 1. maddesine daha uygun düşeceği kanaatinden olarak sanık hakkında verilen bu kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/1-(a) maddesine göre adli para cezasına çevrilmesine; sanığın kasten işlemiş olduğu kültür varlığını satışa arz etmek suçundan aldığı mahkumiyet sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1. maddesinde düzenlenen haklardan yoksunluğuna; sanığın üzerine atılı suç nedeniyle hükümden önce gözaltıda geçirdiği bir günlük sürenin 5237 sayılı TCK 'nın 63 üncü maddesi gereğince mahkum olduğu cezasından mahsubuna karar vermek gerekmiştir. Sanık ...'nın sübuta eren dolandırıcılığa teşebbüs suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi ve 35. Maddesi gereğince ve kültür varlığını satışa arz etmek suçundan eylemine uyan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın şahsi ve sosyal durumu nazara alınarak her suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasına; sanığın talimat mahkemesine zorla getirmeye mahal vermeden gelip sorgu ve savunmasını yaptırması, değişmeyen tevil yollu ikrarı lehine takdiri indirim sebebi olarak kabul edilerek 5237 sayılı TCK 62. maddesinde göre sanığın cezasında indirim yapılmasına; sanık hakkında malvarlığına karşı suçlar sebebiyle daha evvelden mahkumiyet kararı verildiği, silinme şartları gerçekleşmiş olsa bile bu yönüyle ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünden mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığı nazara alınarak sanık hakkında TCK 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükmünün ve CMK 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmasına yer olmadığına; sanık hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçu nedeniyle verilen kısa süreli hapis cezasında diğer lehe hükümler uygulanamadığından ve bilhassa ekonomik suça ekonomik ceza prensibininin ceza adaletinin amacını düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 1. maddesine daha uygun düşeceği kanaatinden olarak sanık hakkında verilen bu kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/1-(a) maddesine göre adli para cezasına çevrilmesine; sanığın kasten işlemiş olduğu kültür varlığını satışa arz etmek suçundan aldığı mahkumiyet sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1. maddesinde düzenlenen haklardan yoksunluğuna; sanığın üzerine atılı suç nedeniyle hükümden önce gözaltıda geçirdiği bir günlük sürenin 5237 sayılı TCK 'nın 63 üncü maddesi gereğince mahkum olduğu cezasından mahsubuna karar vermek gerekmiştir. Sanık ...'in sübuta eren dolandırıcılığa teşebbüs suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi ve 35. maddesi uyarınca ve kültür varlığını satışa arz etmek suçundan eylemine uyan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın şahsi ve sosyal durumu nazara alınarak her suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasına; sanığın zorla getirmeye mahal vermeden gelip sorgu ve savunmasını yaptırması, değişmeyen tevil yollu ikrarı lehine takdiri indirim sebebi olarak kabul edilerek 5237 sayılı TCK 62. maddesinde göre sanığın cezasında indirim yapılmasına; sanık silinme şartı gerçekleşmiş sabıkasına konu kasıtlı suçundan yıllar sonra yeniden yargılamamaza konu suçu işlemesi ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmasına mani olduğundan 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin ve 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükmünün uygulanmasına yer olmadığına; sanık hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçu nedeniyle verilen kısa süreli hapis cezasında diğer lehe hükümler uygulanamadığından ve bilhassa ekonomik suça ekonomik ceza prensibininin ceza adaletinin amacını düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 1. maddesine daha uygun düşeceği kanaatinden olarak sanık hakkında verilen bu kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/1-(a) maddesine göre adli para cezasına çevrilmesine; sanığın kasten işlemiş olduğu kültür varlığını satışa arz etmek suçundan aldığı mahkumiyet sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1. maddesinde düzenlenen haklardan yoksunluğuna; sanığın üzerine atılı suç nedeniyle hükümden önce gözaltıda geçirdiği bir günlük sürenin 5237 sayılı TCK 'nın 63 üncü maddesi gereğince mahkum olduğu cezasından mahsubuna karar vermek gerekmiştir." denilmektedir.

2.Mahkemenin 23.02.2015 tarihli, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin değerlendirilmesine ilişkin ek kararında; "Sanık ... müdafi Av. ...'nin 16/02/2015 havale tarihli dilekçesiyle, mahkememizce verilen kararın müvekkili sanık ... 'ya ya da aynı konutta birlikte kaldığı eşi yada kızına yapılmadığını, tebligatın kime yapıldığını da bilmediklerini, müvekkilinin karardan söz konusu kararın infazına ilişkin tebligatların tebliği üzerine haberdar olduğunu, bu nedenle mahkememiz kararının usul ve yasalara uygun şekilde tebliğ edilmediğini, usul ve yasaya aykırı eksik inceleme ile yerel mahkemece verilen kararın bozularak Yargıtay'a gönderilmesini talep etmiştir. Her ne kadar sanık ...'nın mahkememizce verilen 02/10/2014 tarih, 2011/102 Esas ve 2014/113 sayılı kararını tebliğ almadığını, aynı konutta yaşayan eşi ve kızının da tebliğ almadıklarını, bu nedenle sanık müdafii Av. ... temyiz talebinde bulunmuş ise de; mahkememizce sanık ... adına çıkartılan gerekçeli karar tebligatının dosyamız aslının Yargıtay'da olması nedeniyle Göksun PTT Müdürlüğüne sorulması üzerine verilen 19.02.2015 tarih ve 98962354-010-219 sayılı cevabi yazıda sanık ...'nın kızı Ayşe Çetinkaya'nın 04/11/2014 tarihinde tebliğ aldığı mahkememize bildirilmiş ve Ayşe Çetinkaya'nın imzasını içeren tebliğ mazbatasının bir örneği mahkememize gönderilmiştir. UYAP sistemi üzerinden yapılan nüfus ve adres kaydı incelemesinde, muhatab adına tebligatı alan Ayşe Çetinkaya'nın imzaya ehil ve reşit olduğu, ayrıca sanık ... ile kızı Ayşe Çetinkaya'nın MERNİS adreslerinin aynı olduğu, dolayısıyla tebliğ evrakının usul ve yasaya uygun olarak tebliğ edildiği, böylece 5320 sayılı Kanun'un 8/1-(1.cümlesi) ile atıf yapılan 1412 sayılı CMUK'un 310/1. ve 2. fıkralarında belirtilen 7 günlük temyiz süresinin dolduğu anlaşıldığından, aynı yasanın 315/1. fıkrasına göre, sanık ... müdafii Av. ...'nin temyiz talebi ile infazın durdurulması talebinin reddine ve muhatap adına tebligatı alan Ayşe Çetinkaya hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 54/1. Maddesine göre suç duyurusunda bulunulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği açısından;
Sanık ...’nın yokluğunda verilip 04.11.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 16.02.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu,1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... müdafinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

B. Sanık Yunis Girgin 'in temyiz isteği açısından;
1.2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden;
a. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

b. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.10.2014 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 02.10.2022 tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

2.Dolandırıcılık suçu yönünden;
a. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

b. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.10.2014 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 02.10.2022 tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

C. Katılan vekilinin temyiz isteği açısından;
1.Gerekçeli karar başlığında Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılan kurum olan Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile vekilinin isminin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Dava konusu, 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu tespit edilen eserlerin ve taklit olduğu tespit edilen eserin yanıltıcı özelliği nedeniyle 2863 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca müzeye teslimine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

D. Sanık ...'ın temyiz isteği açısından;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 15.11.2016 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği açısından;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2015 tarihli ve 2011/102 Esas, 2014/113 Karar sayılı ek kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Yunis Girgin Hakkında 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçu Açısından Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B-1-a-b) bentlerinde açıklanan nedenle Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2011/102 Esas, 2014/113 Karar sayılı kararına yönelik sanık Yunis Girgin'in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanık Yunis Girgin Hakkında Dolandırıcılık Suçu Açısından Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B-2-a-b) bentlerinde açıklanan nedenle Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2011/102 Esas, 2014/113 Karar sayılı kararına yönelik sanık Yunis Girgin'in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
Gerekçe bölümünde (C-2) numaralı bentte açıklanan nedenle Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2011/102 Esas, 2014/113 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (E-a) bendindeki "bir ayağı kırık çıplak kadın heykelinin" ibaresinin çıkartılması, hükmün (E-b) bendinin hükümden çıkartılması ve hükme son bent olarak; “2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu tespit edilen dava konusu 1 adet gümüş mavi yüzük, 1 adet Bizans sikke, 1 adet taş mühür ve 2863 sayılı Kanun kapsamında olmayıp, taklit nitelikte olan 1 adet bir ayağı noksan kadın figürünün yanıltıcı özelliği sebebiyle, aynı Kanunun 75 inci maddesi gereğince Müze Müdürlüğüne teslimine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

E. Sanık ...'ın Temyiz İsteği Açısından;
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2011/102 Esas, 2014/113 Karar sayılı hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.09.2023 tarihinde karar verildi.