12. Ceza Dairesi 2022/1707 E. , 2024/3823 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/683 E., 2021/851 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-a-d-e, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin kararın sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.07.2021 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma sonrası sanıkların taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/1, 89/2-a-d-e, 62, 52/2-4, 5275 sayılı Yasanın 106/3. maddeleri uyarınca 18.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, hapis cezası verilmesi gerektiğine, TCK'nın 89/3-b maddesinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, maddi durumlarının çok iyi olduğu göz önüne alınmadan bir gün karşılığı 50,00 TL kabul edilerek ve taksitlendirilerek hüküm kurulmasının caydırıcılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığına, kusur denkleştirmesi yapılmadığına, ...'in eksikleri gidermeden kazanı montaj ettirmeye çalıştığına, montajın akabinde deneme yapan elektrikçinin kazanı patlatarak yaralandığına, sanığın montaj kısmından sorumluluğu bulunmadığına, montaj aşamasında oluşan kaza bakımından kusursuz olduğuna, ehli olmayan kişilere montaj yaptırıldığına, ... Halının özellikle 2. el kazan sipariş ettiğine, bu nedenle son teknoloji kazanlardaki güvenlik tedbirlerinin bulunmayışının sanığa yüklenebilir bir kusur olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kararın hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kazan sanık ... tarafından emniyetsiz şekilde montaj edildiği için ve katılanın kurulumdaki yanlışlığı nedeniyle kazanın kapağının patlaması nedeniyle olayın meydana geldiğine, sanığın kusursuz olduğuna, kazanın ayıplı mal olduğunun tespit edildiğine, katılanın ve diğer sanığın kusurlu olduğuna, katılanın sanığın işyerinde işinde uzman olması nedeniyle başka bir işveren tarafından tamirat yapmak üzere gönderildiğine, kazanın ayıbından ve katılanın kendi hatasından dolayı olayın meydana geldiğine, hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verildiğine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... Halı Ev Tekstil San. Ltd Şirketinin idarecilerden olan sanık ...'in sanık ...'dan ikinci el kızgın yağ kazanı satın aldığı, sanık ...'ın kızgın yağ kazanının montajını yapmak amacıyla Kayseri'ye geldiği ve montajı tamamlamadan ayrıldığı daha sonra sanık ...'in katılan ... ve tanık ...'ı çağırarak kızgın yağ kazanının montajını tamamlamaya çalıştıkları, kazanın içerisine doğalgaz sızıntısının olması ve elektrik kaçırması neticesinde kazanın patladığı ve katılanın hayati tehlike geçirecek şekilde, yüzünde sabit iz ve duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde yaralandığı olayda, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan raporlarda asli kusurlu oldukları tespit edilen sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin verilen kararın sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.07.2021 tarihli kararıyla basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk olması nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece genel hükümlere göre devam eden yargılamada, sanıkların taksirle yaralama suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Olay nedeniyle yaralanan ... 30/05/2014 tarihli savcılık ifadesinde; "... Kazanı üreten firma yetkilileri ve başkaca bir kişiden şikayetim yoktur...Ben olay nedeniyle ... Halı isimli işyeri yetkilisinden şikayetçiyim. " şeklinde beyanda bulunduğu halde, sanık hakkında ...'in taksirle yaralanmasına neden olması sebebiyle TCK'nın 89/1,2-e maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle hakkında dava açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan takibi şikayete bağlı suçlar kapsamında kaldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkındaki kamu davasının şikayet yokluğundan TCK'nın 73, CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi gerekirken, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına dair yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş olup Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikayet yokluğu nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi ile birlikte 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında TCK'nın 89/1, 89/2-a-d-e, 62. maddeleri uyarınca belirlenen 375 gün adli para cezasının sanıkların sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak bir gün karşılığının 50 TL kabul edilerek adli para cezasına çevrildiği ve sonuç adli para cezasının 18.750,00 TL olarak doğru hesaplandığının anlaşılması karşısında, mahkemece adli para cezasının hesaplandığı bölümde parantez içinde (375*20) şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
...'in olay nedeniyle yaşamını tehlikeye sokan, hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı, yüzünde sabit iz ve duyularından veya organlardan birisinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde yaralandığı halde mahkemece hüküm kurulurken TCK'nın 89/2-b maddesinin gösterilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (2) nolu bendine "2-b" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!