WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/1705 E.  ,  2023/3970 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/356 E., 2020/121 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 15.02.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin çevreyi kirletme suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 2.000,00 TL adli para cezasının infazı için 12.06.2013 - 19.06.2015 tarihleri arasında cezaevinde kalmış ve 24.06.2015 - 19.06.2016 tarihleri arasında kamuya yararlı işlerde çalışmıştır. Yargıtay tarafından kararın bozulması neticesinde müvekkil hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Müvekkilin 24 ay 7 gün hükümlü olarak cezaevinde kalması ve 12 ay denetimli serbestlik uygulanması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 300.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın 12.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkile ödenmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 03.04.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılıp açılmadığı, mükerrer dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Davacı hakkında uygulanan koruma tedbirlerinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Koruma tedbirinin uygulanması hususunda hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Talep edilen tazminat miktarı fahiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2017 tarihli ve 2017/79 Esas, 2017/331 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.01.2018 tarihli ve 2017/3169 Esas, 2018/147 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.01.2018 tarihli ve 2017/3169 Esas, 2018/147 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.05.2019 tarihli ve 2019/1134 Esas, 2019/6407 Karar sayılı ilâmı ile; tazminat talebinin dayanağını oluşturan Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/65 Esas, 2017/111 Karar sayılı dosyasının yapılan UYAP araştımasında, Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 10.09.2018 gün ve 2018/605 Esas, 2018/11049 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, dava açma şartının temyiz aşamasında gerçekleşmiş olması ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141 inci maddesinin son fıkrası gereğince yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi luzumu, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

7. Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2019/356 Esas, 2020/121 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

8. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.03.2022 tarihli ve 2022/20264 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davacı ... vekilinin temyiz istemleri; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir.

B. Davalı vekilinin temyiz istemi; davalının kusurunun bulunmadığına, davacının tutuklamaya kendisinin sebep olup olmadığının araştırılmasına, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
Davacının kendisine verilen 4 yıl 2 aylık hapis cezasının kesinleşmesi üzerine infazı amacıyla 12.06.2013 - 19.06.2015 tarihleri arasında cezaevine alındığı ve hükmün infazının yapılarak salıverildiği, ancak daha sonra verilen bu 4 yıl 2 aylık hapis cezasına dair infazı yapılan ilamın davacının başvurusu üzerine eski hale getirme talebi kabul edilerek Yargıtay tarafından bozulup yeniden yapılan yargılamada neticeten 5 ay hapis cezası verildiği, dolayısıyla davacının son olarak verilen 5 ay hapis cezasından fazla olarak cezaevinde kalması nedeniyle koruma tedbirlerine dayalı tazminat koşullarının davacı yönünden oluştuğu, maddi tazminata ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, düzenlenen bilirkişi raporunda davacının hükümlülük süresinden fazla olarak 12.11.2013 - 19.06.2015 tarihleri arasında hükümlü kaldığı toplam süre nedeniyle 17.054,22 TL gelir kaybının olduğu bildirilmekle, davacının talebinin kısmen kabulü ile 17.054,22 TL maddi tazminatın 12.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, cezaevinde fazladan kalmasına neden olan olayın cereyan tarzı, hükümlü kaldığı süre, üzüntü derecesi ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınarak, gözaltında ve hükümlü olarak geçirdiği sürede uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye de neden olmayacak şekilde 26.000,00 TL manevi tazminatın 12.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/65 Esas, 2017/111 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının çevreyi kasten kirletme suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının infazı için 12.06.2013 - 19.06.2015 tarihleri arasında 737 gün hükümlü olarak cezaevinde kaldığı, davacının (sanık) eski hale getirme ve temyiz talebi ile kararın bozulması üzerine davacının (sanık) 5 ay erteli hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, hükmün 10.09.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı ... vekilinin temyiz isteği yönünden;
Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/65 Esas, 2017/111 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının çevreyi kasten kirletme suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının infazı için 12.06.2013 - 19.06.2015 tarihleri arasında 737 gün hükümlü olarak cezaevinde kaldığı, davacının (sanık) eski hale getirme ve temyiz talebi ile kararın bozulması üzerine davacının (sanık) 5 ay erteli hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, hükmün 10.09.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine ancak davacı yönünden davanın tümüyle reddedilmesi halinde vekalet ücretine hükmedilebileceği göz önünde bulundurularak, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2019/356 Esas, 2020/121 Karar sayılı kararında davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.