12. Ceza Dairesi 2022/1648 E. , 2023/1514 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; Mahkemece kurulan hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; Mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 26.04.2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin fuhuş suçundan beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 04.05.2007 - 05.09.2007 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle 9.225,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 02.05.2012 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süre yönünden, yetki yönünden ve davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olduğunun tespiti halinde reddedilmesi gerekir. Tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerekir. Davacı uğradığını iddia ettiği zararları somut belgeye dayandırmamıştır. Reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2012 tarihli ve 2012/79 Esas, 2012/228 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 2.393,25 TL maddi, 4.800,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2012 tarihli ve 2012/79 Esas, 2012/228 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.05.2014 tarihli ve 2013/27621 Esas, 2014/12811 Karar sayılı ilâmı ile; davacının 14.02.2012 tarihinde Avukat ...'e verdiği genel vekaletnameye istinaden vekilin 26.04.2012 tarihinde davacı adına dava açtığı, buna karşın, davacının 22.06.2007 tarihinde ceza yargılamasına (ceza dava dosyasına) ilişkin olarak Avukat Aytaç ...'a verdiği anlaşılan genel vekaletnameye istinaden bu vekilin de davacı adına 27.04.2012 tarihinde dava açtığının anlaşılması karşısında, davacı usulüne uygun olarak çağrılıp dinlenilerek kendisini hangi vekil ile temsil ettirdiği ve tazminat davası açılması yönünde vekalet ilişkisinin devam edip etmediği ve dava açılmasına muvafakatının bulunup bulunmadığı tespit edilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, davacı adına aynı dosyada iki farklı vekil tarafından, farklı tarihlerde sunulmuş dava dilekçelerinin bulunması karşısında, Avukat Aytaç ... tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesindeki havale tarihine göre, sonradan sunulmuş olduğunun anlaşılması nedeniyle, dava dilekçesinin veya açılmış ise, davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddinin gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması suretiyle karışıklığa neden olunması, kabule göre de; davacı lehine hükmedilecek maddi tazminatın hesaplanmasında, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret yerine, brüt asgari ücret esas alınmak suretiyle, maddi tazminatın fazla tayini, 26.04.2012 tarihli dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığı gözetilmeden hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar için tutuklama tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, yapılan temyiz incelemeleri sırasında, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla dava açıldığının tespit edilmesi nedeniyle, hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, davacı lehine aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış başka dava bulunup bulunmadığının, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden sorgulanıp, ilgili ... hazinesinden sorularak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
6. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2014 tarihli ve 2014/220 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1.700,96 TL maddi, 4.800,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
7. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2014 tarihli ve 2014/220 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.05.2018 tarihli ve 2017/11573 Esas, 2018/5697 Karar sayılı ilâmı ile; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Hukukî Süreç başlığı altında (7) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
9. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/195 Esas, 2018/298 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
10. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/195 Esas, 2018/298 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2019/3324 Esas, 2020/4519 Karar sayılı ilâmı ile; Dairemizin 21.05.2018 tarih, 2017/11573 Esas – 2018/5697 Karar sayılı bozma ilamı öncesi verilen 28.11.2014 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda davacının maddi tazminat talebi ile ilgili olarak karar verilmemiş ise de, bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülerek onanmasına karar verilmiştir.
11. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/205 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile1.700,96 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
12. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.03.2022 tarihli ve 2022/19522 sayılı, ret, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davalı vekilinin temyiz isteği; süresinde açılmayan davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin fazlalığına, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, ilişkindir.
2. Davacı vekilinin temyiz isteği; maddi tazminatın eksik hesaplandığına, hükmedilen tazminat miktarına faiz uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/309 Esas ve 2012/46 Karar sayılı sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek suçundan 03.05.2007 tarihinde gözaltında kaldığı, 04.05.2007 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklama talebi ile ... Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildiği, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 04.05.2007 tarih ve 2007/568 Değişik ... sayılı kararıyla tutuklandığı, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2007/309 Esas sayılı dosyasında 05.09.2007 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.02.2012 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacının kazancına ilişkin yapılan araştırmalar ve ilgili yerlerden gelen müzekkere cevapları ile davacının tutuklu kaldığı süre bakımından maddi zararını kanıtlar delil sunmadığı hususu bir bütün olarak ele alındığında; davacının maddi tazminat talebinde bulunduğu dönemdeki kazancına dair tespit yapılamadığından, davacının kazanç kaybı asgari ücret üzerinden hesaplanarak 1.700,96 TL maddi tazminatın, davacı vekilinin 26.04.2012 havale tarihli dava dilekçesinde, faiz talebinde bulunmadığı göz önüne alınarak, taleple bağlı kalınmak suretiyle yasal faize hükmedilmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/309 Esas ve 2012/46 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının fuhşa teşvik ve aracılık etmek suçundan 04.05.2007 - 05.09.2007 tarihleri arasında 124 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.02.2012 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 4.270,00 TL olduğu, davacının fuhşa teşvik ve aracılık etmek suçundan 04.05.2007 - 05.09.2007 tarihleri arasında 124 gün tutuklu kalması nedeniyle hükmedilen tazminat miktarının 1.700,96 TL olduğu, bu nedenle hükmün davalı açısından kesin olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında ve 26.04.2012 tarihli dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığı göz önünde bulundurularak hükmedilen tazminat miktarı için faiz uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/205 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteğinin, 1086 sayılı Kanun’un 432 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/205 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!