WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/131 E.  ,  2024/273 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 18.04.2018
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 11.11.2020 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 14.11.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının FETÖ/PDY kapsamında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma ile gözaltına alındığını ve 03.10.2017/16.10.2017 tarihleri arasında 13 gün gözaltında kaldığını, Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliği'nce çıkartılan 16.10.2017 tarih ve 2017/794 Sorgu sayılı kararı ile tutuklandığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.12.2017 tarihli açıklamasıyla mahkemelere gönderilen düzeltme listesi öncesinde 15.12.2017 tarihinde tahliye edildiğini, daha sonra Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/82893 soruşturma sayılı dosyasında 12.01.2018 tarihinde müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini ve bu nedenle müvekkilin haksız gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreler için 30.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte lehlerine hükmedilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 15.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2018/159 Esas, 2020/123 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2020/2166 Esas, 2020/2730 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.12.2021 tarihli, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Vekâlet ücretinin ödenmesi gerektiğine,

2.Davacının maaşı üzerinden hesap yapılması gerektiğine,

3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.

B. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/82893 soruşturma numaralı dosyasının incelenmesinde; davacı ...'in 03/10/2017 tarihinde gözaltına alındığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 16/10/2017 tarih 2017/794 D.iş sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, 15/12/2017 tarihinde tahliye edildiği, soruşturma sonucunda 12/01/2018 tarihinde atılı suçtan kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, takipsizlik kararının 24/01/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, karara yasal süresi içinde herhangi bir itiraz kaydına rastlanılmadığı, davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir cezasından mahsup edilmediğinin bildirildiği;

Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan gelen yazı cevabına göre davacının, Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/10/2017 tarih 2017/794 sorgu sayılı tevkif müzekkeresini 16/10/2017-15/12/2017 tarihleri arasında infaz ettiği, Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/12/2017 tarih 2017/8255 d.iş esas sayılı tahliye kararı ile de bu müzekkereden tahliye olduğunun belirtildiği;

Davacının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasının CMK 141 ve devamındaki şartları taşıdığı, davanın süresinde açıldığı, davacının adli sicil kaydı, nüfus kaydı ve adres soruşturmasının dosya kapsamına alındığı, davacının adresi itibariyle Antalya'da ikamet ettiğinin belirlenmesi karşısında mahkemenin yargı sınırları dahilinde olduğu, davacının sosyo-ekonomik durumunun tespiti için Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazıldığı ve buna ilişkin raporun mahkememize gönderildiği, davacı hakkında aynı sebepten açılan tazminat davasının olup olmadığına ilişkin yapılan yazışmalarda herhangi bir kayda rastlanmadığına ilişkin cevabi yazıların geldiği, SGK tarafından davacının 2017 yılındaki tüm çalışmalarının dosya kapsamına gönderilmesi ile davacının 2017/10. ay itibariyle Ferah Özgür Mühendislik Elk. Taah. En. Üretim Oto. Bilg. Mad. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti'de çalıştığının tespit edildiği, ilgili firma ile yapılan yazışmalarda davacının iş akdine 4857 sayılı İş Kanunu gereğince işçinin tutuklu kaldığı sürenin 17. maddedeki süreleri aşması, işe gelmeme haklı nedeni ile 13/11/2017 tarihinde son verildiği, davacının asgari ücretle çalıştığı, fesih nedeni ile kıdem tazminatı ve diğer sosyal haklarının tarafına ödendiği belirtilerek buna ilişkin tüm kayıtların dosyaya gönderildiği; davacının gözaltı ve tutukluluktan önceki işinde de asgari ücretli çalışan olması dikkate alınarak gözaltı ve tutuklulukta kaldığı döneme ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılması gerektiği; buna göre davacının 2017 yılı itibariyle 16 yaşından büyüklere uygulanan net asgari ücret miktarı esas alınarak 03/10/2017-15/12/2017 tarihleri arası 1 ay 43 günlük süre için (1 ay*1.404,06=1.404,06 TL + 43gün*46,80 TL=2.012,4 TL)= 3.416,46 TL'nin maddi tazminat miktarı olarak hesaplandığı; (alınan bilirkişi raporunda sürenin 2 ay 13 gün olarak belirtilmesi nedeniyle mahkeme hesabı ile bilirkişi hesabının ayrıştığı, bilirkişi raporunun böylece hükme esas alınmadığı) davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği ceza evi harcamaları, ulaşım ve konaklama masrafları, noter masrafları, ilave işlerden elde ettiği kazançlar gibi kalemlerin mevcut Yargıtay kararları gereği bu davanın konusunu oluşturmayacağı, yine davacı vekilince avukatlık masrafları talep edilmekte ve soruşturma dosyasında davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğinden davacının vekalet ücretine iş bu dosya için hak kazanacağı, bunun maddi tazminat miktarına eklenmesi gerektiği düşünülse de ilgili soruşturma dosyasının fiziken yapılan incelemesinde davacı vekilinin dosyaya vekaletname sunmadığı, sadece 13/12/2017 tarihinde dosyadan fotokopi talep ettiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu talebinin de reddi gerektiği;

Manevi tazminat miktarı yönünden objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre (ki dosyamızda davacı 1 ay 43 gün süreyle gözaltı ve tutuklulukta kalmıştır) gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, zenginleşme sonucu doğurmayacak, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır şekilde 7.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, her iki tazminat yönünden de gözaltı tarihi olan 03/10/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı vekilinin fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Maddi tazminatın 4.076,46 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/82893 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 03.10.2017-15.12.2017 tarihleri arasında 72 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 12.01.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden:
A.1. Vekâlet ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anayasa Mahkemesinin 2019/38627 başvuru numaralı, 21.09.2023 tarihli kararında açıklandığı üzere, başvurucunun ceza soruşturması sürecinde avukata ödediği ücretin 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında tazminini isteme yolunda hukuk düzeninde savunulabilir bir temeli bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Anılan içtihadı birleştirme kararı, Anayasa Mahkemesi kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

A.2.Davacının maaşı üzerinden hesap yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının tutuklanmadan önce çalıştığı iş yerinden gelen 10.10.2019 tarihli cevabi yazıda davacının asgari ücretle çalıştığının anlaşılması karşısında davacının temyiz sebebi reddedilmiştir.

A.3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A.2) ve (A.3.) paragraflarında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.3.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2020/2166 Esas, 2020/2730 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.