12. Ceza Dairesi 2022/1146 E. , 2023/3307 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1529 E., 2020/2309 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 12.12.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin terörizmin finansmanının önlenmesi hakkında kanuna muhalefet suçundan 10.11.2016 tarihinde gözaltına alındığını, gözaltı alındıktan 9 gün sonra serbest bırakıldığını ve hakkında beraat kararı verildiği, müvekkilinin Van Büyük şehir Belediyesinde inşaat teknikeri iken haksız yargılama nedeniyle 2017 şubat ayında açığa alınıp temmuz ayında ihraç olduğunu, çalışma hakkında mahrum kaldığını, tazminata esas dosyada vekalet ücreti ödemek zorunda kaldığını, manevi yönden zarara uğradığını, haksız yakalama ve gözaltı nedeniyle 150.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 06.02.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında aynı talep nedeniyle derdest dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, davacının kendi kusurlu hareketleriyle gözaltına alınmasına neden olduğundan tazminata hak kazanamayacağını, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, davacının açılan davaya rızasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı hakkında aynı sebeple mükerrer ödeme bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Van 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2019/22 Esas, 2019/273 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2020/1529 Esas, 2020/2309 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 31.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin haksız yargılama nedeniyle belediyede işini kaybettiğini, müvekkilinin zararı 9 günlük gözaltı süresinin değerlendirilmemesi gerektiğini, yargılamada masumiyet karinesine aykırı davranıldığını, tazminata esas dosyada vekalet ücreti ödediğinden bunun maddi tazminat olarak verilmesi gerektiğini, maddi tazminatın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminatın eksik olduğunu, beyan etmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Van 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/114 Esas – 2018/398 Karar sayılı dava dosyasında terörizmin finansmanının önlenmesi hakkında kanuna muhalefet suçundan yargılandığı, 10.11.2016 – 18.11.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.11.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında mahsup kararı verilmediği, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği, gözaltı süresinde net asgari ücret üzerinden hesap yapıldığı belirlenerek, 346,93 TL maddi, 700,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığından gelen 22.10.2020 tarihli cevabi yazıya göre, davacının gözaltı süresi içerisinde maaşından maddi bir kesinti yapılmadığı nazara alınarak maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiğinden maddi tazminat isteminin reddine, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğundan 500,00 TL'ye indirilmesi ve bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Van 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/114 Esas – 2018/398 Karar sayılı dava dosyasında terörizmin finansmanının önlenmesi hakkında kanuna muhalefet suçundan yargılandığı, 10.11.2016 – 18.11.2016 tarihleri arasında 8 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.11.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Maddi tazminatın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığının 22.10.2020 tarihli yazısında davacının gözaltında kaldığı döneme ilişkin maaş alacağının ödendiğinin bildirildiğinden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay İçtihatı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihatı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2020/1529 Esas, 2020/2309 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!