WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/1034 E.  ,  2024/3886 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2798 E., 2020/1322 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, davacı vekili, davacının Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20437 soruşturma sayılı sayılı dosyası kapsamında davacının 03.10.2017 tarihinde yakalanarak göz altına alınıp 06.10.2017 tarihinde serbest bırakıldığını, gözaltına alındığı gün evinde,iş yerinde ve aracında arama yapılarak dijital materyallerine el konulması nedeniyle 10.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın hukuka aykırı olduğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, davacının talep konusu yaptığı Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20437 soruşturma sayılı takipsizlik kararının kesinleşme şerhi ve evraklarının istenilmesi üzerine Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 06/04/2018 tarihli müzekerede; ''Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2017/20437 soruşturma sayılı dosyası kapsamında şüpheli ... ve diğer şüpheliler hakkında TCK'nın 314/2 maddesi kapsamında CMK'nın 135 ve devamı maddeleri uyarınca teknik takip faaliyetleri yürütüldüğü, şüpheli ...'ın Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2017/47948 soruşturma sayılı dosyasında 3713 sayılı TMK'nın 7/2 maddesi kapsamında gözaltına alındığı, tazminat davasına konu gözaltı süresinin bu dosya kapsamında olduğu, şüpheli hakkındaki KYOK kararının teknik takip faaliyetleri sebebi ile verildiği ve bu dosya kapsamında herhangi bir gözaltı işlemi yapılmadığından dolayı buna dair herhangi bir gözaltı tutanağının da bulunmadığı'' bildirildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının dava dilekçesinde tazminat talebinde dayanak yaptığı kyok kararından kaynaklı gözaltı işleminin bulunmadığı anlaşılmakla davacının tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Dosya kapsamına göre; Mersin İl Emniyet Müdürlüğünün 06.10.2017 tarihli fezlekesinde; Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20437 soruşturma sayılı dosyası kapsamında suç nevi PKK/KCK Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak, Terör Örgütü Propagandasına Dönüşen Eylemlere Katılmak ve Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak olarak gösterilmek suretiyle suç delilleri kısmında görüntülü inceleme ve tespit tutanağı, iletişim tespit tutanakları , ev arama ve yakalama tutanakları ve ilgi başlıklı kısmında Mersin 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.10.2017 tarihli 2017/3853 D.İş sayılı kararı gösterilmek suretiyle şüphelinin yakalanmasına konu olay kısmında; Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20437 sayılı soruşturma sayılı dosya kapsamında tahkikatın yürütüldüğü, davacıya isnat edilen eylemin anlatıldığı,yine Mersin 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/04/2017 tarih ve 2017/1866 D.İş sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20437 sayılı soruşturma sayılı dosya kapsamında talebinin kabulü ile davacı hakkında ilk kez 2 ay süre ile CMK''nın 135. maddesi gereğince iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine dair alındığı, Mersin 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/06/2017 tarih ve 2017/2505 D.İş sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20437 sayılı soruşturma sayılı dosya kapsamında talebinin kabulü ile Mersin 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/04/2017 tarih ve 2017/1866 D.İş sayılı kararının bitim tarihinden itibaren geçerli olmak üzere birinci kez 1 ay süre ile uzatılarak iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine izin verilmesine karar verildiği, Mersin 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 29/06/2017 tarih ve 2017/2556 D.İş sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20437 sayılı soruşturma sayılı dosya kapsamında talebinin kabulü ile davacı sanık hakkında kamuya açık alanlarda ve iş yerlerinde ilk kez 3 hafta süre ile CMK'nın 140. maddesi gereğince teknik araçlarla izlenmesi, ses ve görüntü kayıtlarının alınmasına izin verilmesine dair karar alındığı, Cumhuriyet Savcısının talimatı ile 28.07.2017 tarihinde alınan kararların sonlandırıldığı, Mersin 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/10/2017 tarih ve 2017/3853 D.İş sayılı kararı arama kararına istinaden 03.10.2017 günü davacının iş yerinde, evinde ve arabasında arama yapılarak davacının 03/10/2017 tarihinde yakalandığı, Cumhuriyet avcılığından alınan talimat doğrultusunda şüpheliler hakkında ayrı ayrı fezleke düzenlenmesi istenildiği belirtilerek davacı hakkında Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak, Terör Örgütü Propagandasına Dönüşen Eylemlere Katılmak ve Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak suçlarını işlediği değerlendirildiği görüşü ile fezleke düzenlenerek davacının mevcutlu olarak gönderildiği, fezleke içerisinde Sulh Ceza Hakimliklerince verildiği belirtilen kararların dosya içerisindeki kararlar ile karşılaştırılmasında uyumlu olduğu anlaşılmıştır.

Davacının temyize konu tazminat davasına konu ettiği gözaltı kararı ile ilgili dosya kapsamında yapılan incelemede, Mersin İl Emniyet Müdürlüğünün 02/10/2017 tarihli 2017/20437 soruşturma dosyası kapsamında; davacı sanık ve diğer sanıklar hakkında CMK'nın 135. ve 140. maddeleri kapsamında alınan teknik araçlarla izleme kararlarının 28.07.2010 tarihinde sonlandırıldığı, bu bağlamda davacının da yer aldığı şahıslar hakkında gerekli tahkikatın yürütülmesi için gerekli aramanın yapılması ve şahısların yakalanması amacıyla arama, yakalama, göz altına alınma, el koymanın da içinde yer aldığı kararların alınması için Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunması üzerine Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2017 tarihli 2017/20437 soruşturma sayılı yazısı ile nöbetçi sulh ceza hakimliğinden karar talebinde bulunulduğu, Mersin 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.10.2017 tarihli 2017/3853 D.İş sayılı kararıyla CMK'nın 116 ve devamı maddeleri gereğince arama yapılmasına, CMK'nın 90. maddesi uyarınca şüphelilerin yakalanmasına, CMK'nın 127. maddesi uyarınca arama neticesinde ele geçirilecek suç ve suç unsurları olan eşyalara el konulmasına, CMK'nın 134. maddesi ve CMK'nın 75. maddesi gereğince işlem yapılabilmesi için karar verildiği, dosya içerisindeki arama- yakalama ve el koyma tutanaklarının içeriğinin incelenmesinde, Mersin 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.10.2017 tarihli 2017/3853 D.İş sayılı kararına istinaden 03.10.2017 tarihinde saat 06.50 de davacının evinde, saat 11.45 de davacının iş yerinde saat 19.00 davacının eşinin üzerine kayıtlı aracın arama yapılarak tutanaklar tanzim edildiği, yine dosya içerisindeki yakalama ve gözaltına alma tutanağına göre 03.10.2017 tarihinde saat 05.50 de suç olarak terör gösterilmek suretiyle yakalama ve gözaltı işlemi yapıldığı, davacının 05.10.2017 tarihinde saat 22.12 de Tem. Şb. Grv. tarafından ifadesinin alındığı, Mersin İl Emniyet Müdürlüğünün 06.10.2017 tarihli fezleke düzenlenerek davacının mevcutlu olarak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının Terör, Organize Suçlar Soruşturma Bürosunun 24/04/2018 tarihli yazı cevabına göre de Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/47948 Soruşturma dosyasının 06/10/2017 tarihinde kayda girildiğinin tespit edildiğinin bildirildiği, 06.10.2017 tarihinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/47948 Soruşturma dosyası üzerinden Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alınarak iş bu soruşturma dosyası üzerinden aynı tarihte Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak suçundan adli kontrol kararı verilmesi talebinde bulunulduğu, Mersin 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/10/2017 tarihli 2017/796 sayılı kararı ile Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/47948 Soruşturma dosyası üzerinden mevcutlu olarak gönderilen davacının Terör Örgütü Propagandasını Yapmak suçundan adli kontrol altına alınmasına karar verildiği, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 10/10/2017 tarihli 2017/20437 sayılı soruşturma sayılı karar ile davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği,
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/47948 Soruşturma dosyası üzerinden 10.10.2017 tarihinde davacı hakkında Terör Örgütü Propagandasını Yapmak suçundan kamu davası açıldığı, iddianame içeriğinde de Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20437 sayılı soruşturma kapsamında alınan ilgili suç ceza hakimlik kararlarında da bahsedildiği, Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/24 Esas sayılı dosyası ile 12/10/2017 tarihinde iddianamenin kabulüne karar verildiği, Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/33 Esas sayılı dosyası ile Terör Örgütü Propagandasını Yapmak suçundan tensip zaptı düzenlenerek adli kontrol kararının devamına karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde 16.11.2017 tarihli karar ile davacı sanığın üzerine atılı Terör Örgütü Propagandasını Yapmak suçundan beraatine karar verildiği, hükmün o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 11/01/2017 tarihli ve 2017/504 Esas -2018/77 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirtiler bilgiler ışığında tüm dosya kapsamı birlikte; davacının Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan 2017/20437 soruşturma sayılı dosya kapsamında verilen Mersin 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/10/2017 tarihli 2017/3853 D.İş sayılı kararı gereğince 03/10/2017 tarihinde saat 05.50 de yakalanarak göz altına alındığı ve dijital materyallerine el konulduğu, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 06.10.2017 tarihli davacı hakkında Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak, Terör Örgütü Propagandasına Dönüşen Eylemlere Katılmak ve Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak suçlarını işlediği değerlendirildiği görüşü ile fezleke düzenlenerek davacının mevcutlu olarak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, ancak dosya kapsamına göre ayırma kararı verilmeden davacı hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2017/47948 Soruşturma dosyasının 06/10/2017 tarihinde kayıt girişi yapılarak bu soruşturma dosyası üzerinden mevcutlu olarak gönderilen davacının Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alındıktan sonra Savcılıkça davacı hakkında Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak suçundan adli kontrol kararı verilmesi talebinde bulunulduğu, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2017/47948 Soruşturma dosyası üzerinden soruşturmanın Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak suçu yönünden devam ettiği, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 10/10/2017 tarihli 2017/20437 sayılı soruşturma sayılı kararı ile de davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu suretle davacı hakkında verilen tazminata konu yakalama ve gözaltına alınmaya ilişkin kararın Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20437 sayılı soruşturma sayılı dosyası kapsamında alındığının kabulünün gerektiği anlaşılmakla;

Davacının dava dilekçesinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20437 soruşturma sayılı soruşturma kapsamında yakalanarak gözaltına alındığını ve yapılan arama neticesinde dijital materyallere el konulduğunu belirterek tazminat talep ettiği ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılığından 06/04/2018 tarihli yazı cevabından KYOK kararının kesinleşme tarihinin de bildirilmediği gözetilerek; davanın süresinde açılıp açılmadığının anlaşılması bakımından, tazminat istemine dayanak olan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20437 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hangi tarihte kesinleştiği ve kesinleşme şerhli örneğinin davacıya tebliğ edilip edilmediği mahal Cumhuriyet Başsavcılığından da sorulmak suretiyle, şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenerek, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi, davanın süresinde açıldığının kabulü halinde davacının dava dilekçesinde belirttiği talepleri gözetilerek haksız yakalama/ gözaltı ve dijital verilere el konulması yönünden tazminat isteme şartlarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.07.2024 tarihinde karar verildi.