12. Ceza Dairesi 2021/9954 E. , 2023/3830 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/215 E., 2020/1852 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 24.07.2020 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 28.07.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 17.12.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının suç amacıyla örgüt kurmak ve kurulan örgüte üye olmak suçlaması ile 22.06.2008 tarihinde gözaltına alındığını, 26.06.2008 tarihinde tutuklandığını, 06.11.2009 tarihinde tahliye edildiğini, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda resmi belgede sahtecilik ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, yağma, örgüt kurmak, örgüt içinde yer almak suçlarından beraatine karar verildiğini, kararın 13.12.2018 tarihinde kesinleştiğini belirtmiş, davacının haksız olarak gözaltında ve tutuklulukta kalması nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararına karşılık 300.000,00 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 15.02.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, yetki ve mükerrer dava bakımından araştırma yapılması gerektiğini, davacının kendi kusurlu eylemi nedeniyle dava açamayacağını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
3. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2018/595 Esas, 2019/543 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2020/215 Esas, 2020/1852 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile manevi tazminatın eksik olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi, davanın reddi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "İstanbul 20.Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2019 Tarih ve 2014/135 Esas sayılı cevabi yazıları ile; ...'ın 22.06.2008 tarihinde gözaltına alındığı, İstanbul 10. (CMK 250. madde ile görevli) Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/74 sorgu sayısı ile kararı ile 26.06.2008 tarihinde tutuklandığı, İstanbul 11.(CMK 250. madde ile görevli) Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2009 tarihli kararı ile ile tahliye edildiğinin bildirildiği görülmekle,
İncelenen dosya içeriği, sosyo-ekonomik durum araştırması, getirtilen belgeler, İstanbul 20.Ağır Ceza Mahkemesini 2014/135 Esas sayılı yazısı ve ekleri içeriğine göre, davacının haksız gözaltı ve tutuklulukta kaldığı süre içerisindeki maddi kazanç kaybı 7.825,13-TL maddi alacağı olduğuna ilişkin düzenlenen bilirkişi raporu ile davacının taraf olduğu dosyalara ilişkin UYAP kaydının dosyamız arasına konulduğu ve davacı vekilinin açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde öngörülen yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla,
Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilerek 7.825,13 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 20.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/135 Esas – 2018/292 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yağma suçlarından 22.06.2008 - 06.11.2009 tarihleri arasında 502 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yağma suçlarından beraatine, aynı dosyada yargılandığı 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiği, beraat hükümlerinin 13.12.2018 tarihinde ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin 18.01.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
Davacının aynı ceza dosyasında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine karar verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 18.01.2019 tarihinde kesinleşen kararlara beş yıllık denetim süresinin henüz dolmadığı da gözetildiğinde, tutuklu kaldığı sürelerin mahkumiyetine karar verilen suçtan mahsubu söz konusu olacağından, davacı hakkında tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinin ancak denetim süresi sonunda yapılabileceği, denetim süresi sonunda verilecek kararın kesinleşmesinin ardından da koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açılmasının mümkün olduğu gözetildiğinde bu aşamada davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
Kabule göre de;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) paragraflarında açıklanan nedenle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2020/215 Esas, 2020/1852 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!