12. Ceza Dairesi 2021/9821 E. , 2024/2293 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/665 E., 2020/361 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yakalama, gözaltı, tutuklama, tutuklamanın devamına karar verilmesi, tutuklama sırasında müdafinin hazır bulundurulmaması nedeniyle 10.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı ve yeniden tutuklama kararı verildiği tarihten faizine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin siyasetçi olduğunu, müvekkilinin ifade özgürlüğüne aykırı şekilde gözaltına alındığı ve tutuklandığını, tutuklu bulunduğu sırada yapılan seçimde milletvekili seçilmesi üzerine yapılan tutukluluğa itiraz ile tahliye edildiğini ancak müvekkilinin tahliye işleminin yapılmadığını, aynı gün tahliye kararına yapılan savcı itirazı ile tutuklamaya yönelik yakalama emri düzenlenilerek müvekkilinin yeniden tutuklanmasına karar verildiğini, tutuklama duruşmasında vekil bulundurulmadığını, bu kararların sonradan Uyap'a eklendiğini, verilen karara itiraz edilmesine rağmen yetkili olmayan mahkemece kesin suretle reddedildiğini, müvekkilinin adil yargılanma ve silahların eşitliğine aykırı şekilde müdafi yardımından yararlanmasının engellendiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/149 Esas sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan davacının 22.01.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 31.01.2018 tarihinde tutuklandığı, tutuklu iken 24.06.2018 tarihli seçimde milletvekili seçildiği, 29.06.2018 tarihinde davacı vekilinin tahliye talepli dilekçesini sunduğu bunun üzerine 29.06.2018 tarihinde davacının tahliyesine karar verildiği, bu tahliye kararına karşı aynı gün içinde Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edildiği, itirazı inceleyen Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından davacı hakkında yakalama kararının çıkarıldığı ve 29.06.2018 davacının yeniden tutuklanmasına karar verildiği, ardından Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinde gerçekleşen 11.07.2018 tarihli celse davacının tutukluluk halinin devamına karar verildiği ve gelinen aşamada itibariyle Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/149 esas sayılı dosyasının derdest olduğu ve Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun yazısına göre davacının 31.01.2018 tarihinden bu yana halen tutuklu olduğu ve davacı hakkında Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2018 tarih ve 2018/123 d. İş sayılı tutuklama müzekkeresinin infaz edilmekte olduğu, söz konusu dosyanın halen derdest olduğu,
Davacının haksız olarak yakalanması ve tutuklanması nedeniyle tazminat talebi bakımından CMK'nın 141 maddesine göre davacı hakkında kesinleşmiş bir karar bulunmasının gerektiği anlaşılmakla davacı hakkında halihazırda kesinleşmiş bir beraat kararı bulunmadığından açılmış bulunan tazminat davasının bu yönden reddine,
Davacının 29.06.2018 tarihinde tazminat talebine konu Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edilmesinin ardından aynı gün için itiraz üzerine Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılmasının ardından yeniden tutuklanmasına karar verilirken müdafisinin hazır bulundurulmaması nedeniyle zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunduğu, bu talep bakımından asıl davanın sonuçlanmasının gerekli olmadığı, Diyarbakır 10. Ağrı Ceza Mahkemesinin 2018/123 değişik iş sayılı dosyasının 29.06.2018 tarihli duruşma tutanağına göre davacının bulunduğu cezaevinden SEGBİS yoluyla duruşma salonuna bağlantısının kurulduğunun, davacıya Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin tutuklamaya yönelik yakalama emri ve eklerinin okunduğunun, davacı sanığa üzerine atılı suçun anlatıldığının, CMK'nın 147. maddesi gereğince yasal haklarının hatırlatıldığının ve davacının yasal haklarını bildiğini beyan ettiğinin duruşma tutanağından anlaşıldığı, tutanağa göre CMK'nın 147. maddesi kapsamında davacı sanığa yasal hakları kapsamında olan müdafii yardımından yararlanma hakkının da hatırlatıldığı ancak davacının müdafii yardımından yararlanma yönünde tutanağa yansıyan bir talebinin bulunmadığı, tazminat talep edebilme sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı CMK'nın 141.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre kişinin ancak kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanmış ise CMK'nın 141 ve devamı maddelerine göre tazminat talebinde bulunabileceği, somut olayda ise yukarıda açıklanan şekilde davacıya yasal hakları hatırlatılmasına rağmen davacının müdafi yardımından yararlanmaya ilişkin bir talebinin bulunmadığı, başlı başına müdafiinin hazır bulundurulmamasının da CMK'nın 141 ve devamı maddelerine göre tazminat talep etme hakkını vermediği anlaşılmakla davacının müdafisi hazır bulundurulmadan hakkında tutuklama kararı verilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazminine yönelik maddi ve manevi tazminat taleplerinin CMK'nın 141.maddesindeki tazminat talep etme şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince, ilk derece mahkemesince davanın tümüyle reddedilmesi ve karar tarihi dikkate alınarak, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ancak temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
İstinaf ve temyiz kesinlik sınırının hükmedilen veya reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden değerlendirileceği, maddi tazminat ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği reddedilen toplam tazmimat miktarı bakımından ise hükmün davacı açısından kesin olmadığı ve dolayısıyla istinaf mahkemesince yapılan kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu anlaşılmakla hükmün tamamı üzerinde yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Davacının haksız yakalama, gözaltı, tutuklama ve tutukluluğunun devamına ilişkin tazminat talebi bakımından, dosyanın kesinleşmesi gerektiğinden bahisle bu taleplerinin reddine karar verilmişse de; Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. 5271 sayılı Kanun'un 141/1-a maddesinde, " kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğun devamına karar verilen" kişilerin tazminat isteminde bulunabileceğinin belirtildiği, tazminat talebinin dayanağı olan dava dosyasında davacının kanuna aykırı şekilde yakalama gözaltına alınma, tutuklama ve tutukluluğunun devamı nedenine dayanan tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
2.Davacının yeniden tutuklama kararında müdafii hazır bulundurmaması nedeniyle tazminat talebi bakımından, davacı sanığa tutuklamaya yönelik yakalama emri ve eklerinin okunduğunun, davacı sanığa üzerine atılı suçun anlatıldığının, CMK'nın 147. maddesi gereğince yasal haklarının hatırlatıldığının ve davacının yasal haklarını bildiğini beyan ettiğinin duruşma tutanağından anlaşıldığı, tutanağa göre CMK'nın 147. maddesi kapsamında davacı sanığa yasal hakları kapsamında olan müdafi yardımından yararlanma hakkının da hatırlatıldığı ancak davacının müdafii yardımından yararlanma yönünde tutanağa yansıyan bir talebinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de; 5271 sayılı Kanun'un 101/3 maddesinde ''Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.'' hükmüne aykırı hareket edilerek davacının müdafi bulunmadan tutuklanmasına rağmen, yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!