WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/9738 E.  ,  2023/3831 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1860 E., 2020/508 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 01.06.2020 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 08.06.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 14.08.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının dolandırıcılık suçundan 29.01.2018 tarihinde gözaltına alındığını, 30.01.2018 tarihinde serbest bırakıldığını, davacıya ait cep telefonu ve sim kartına, bankadaki TL, altın ve ruble hesaplarına, taşınmazına ve şirket hisselerine elkonulduğunu, yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, takipsizlik kararının davacıya 17.05.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, takipsizlik kararına rağmen bankadaki TL, altın ve ruble hesaplarına, taşınmazına ve şirket hisselerine elkoyma işleminin sonuçlandırılmadığını, kaldırılması için talepte bulunduklarını ve 31.05.2018 tarihinde mahkemece elkoyma kararının kaldırılmasına karar verildiğini, bankadaki hesaplar üzerindeki elkoyma tedbirinin kalktığını ancak taşınmaz ve şirket hisselerinin elkoyma işleminin devam etmesi üzerine tekrar savcılığa başvurduklarını ve savcılığın 06.08.2018 tarihli yazı ile mahkemece elkoyma ve tedbir kararlarının kaldırıldığı hatırlatılarak kararın uygulanmasını istediğini, buna rağmen dava tarihi itibari ile taşınmaz ve şirket hisseleri üzerindeki elkoyma tedbirinin devam ettiğini belirtmiş, bu kapsamda gözaltında kalınan süre için 100.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, cep telefonu ve sim kartına elkonulması nedeni ile 30.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın elkoyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, banka hesaplarına elkonulması nedeni ile 400.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın elkoyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, taşınmaza elkonulması nedeni ile 120.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın elkoyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, şirket hisselerine elkonulması nedeni ile 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın elkoyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 06.09.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini, haksız elkoymadan dolayı tazminat koşullarının oluşmadığını, telefonuna elkonulmasına ilişkin talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, hükmedilen tazminatın zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini vekalet ücretine hükmedilirken 694 sayılı KHK ile gelen değişikliğin göz önünde bulundurulması gerektiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.

3. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2019 tarihli ve 2018/224 Esas, 2019/87 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 14.04.2020 tarihli ve 2019/1860 Esas, 2020/508 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 07.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz istemlerinin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi, davacının gözaltında kalması ve davacıya ait cep telefonu ve sim kartına, bankadaki TL, altın ve ruble hesaplarına, taşınmazına ve şirket hisselerine elkonulması nedeniyle dava dilekçesinde talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Davalı vekilinin temyiz istemi, davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Dava, 5271 sayılı CMK'nın 141. ve devamı maddeleri uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

Davacının alınan nüfus kayıt örneği de dikkate alınarak Bodrum'da ikamet etmekte olup, CMK 142/2 maddesine göre mahkememiz yetkilidir.

CMK'nın 142/1 maddesinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemine ilişkin koşullar belirtilmiş olup, buna göre; karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içerisinde tazminat isteminde bulunulabileceği belirtilmiş olup; haksız gözaltı nedeniyle açılan tazminat dava tarihinin 14/08/2018 olduğu, davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının davacıya tebliğ tarihinin ise 16/05/2018 olduğu; davanın yasal süreler içinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.

Tazminat davasının dayanağını oluşturan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/160620 soruşturma, 2018/38571 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı incelendiğinde; davacı ...'nin "Dolandırıcılık" suçundan 29/01/2018 tarihinde gözaltına alındığı, 30/01/2018 tarihinde serbest bırakıldığı, davacının 1 gün gözaltında kaldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkilinin haksız gözaltı sebebiyle maddi ve manevi zarar gördüğü belirtilmesi karşısında dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi ... raporunda sonuç olarak; davacının ifade sorgu zaptında geçen ve aylık gelirinin 10.000 USD olduğuna ilişkin beyanı haricinde başka bir bilgi bulunmadığı, bu beyana itibar edilmesi halinde davacının talep edebileceği 1 günlük kazanç kaybının 333,33 USD olabileceği, ancak mahkemece bu beyana itibar edilmeyip davacının gözaltında kaldığı süreye ilişkin yürürlükte bulunan asgari ücret üzerinden bir hesaplamanın yapılmasının istenilmesi halinde ocak 2018 tarihinde yürürlükte bulunan 16 yaşından büyükler için uygulanan aylık net asgari ücretin 1.450,91 TL olup bir günlük net asgari ücret tutarının 48,36 olabileceği, bu tutarda bir kazanç kaybının olabileceği ve tazmin edilmesinin yerinde olacağı kanaatinin bildirildiği anlaşılmakla, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 48,36 TL maddi tazminatın haksız eylem tarihi olan 30/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 09/11/2015 tarih ve 2015/2886E. ve2015/17207K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyo ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında geçirdiği süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilerek hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak davacının manevi tazminat talebi kısmen kabul edilerek 100,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 30/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13/03/2007 tarih ve 2-63 sayılı kararında da belirtildiği üzere haksız gözaltıdan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 53,43 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/160620 Soruşturma – 2018/38571 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının dolandırıcılık suçundan 29.01.2018 - 30.01.2018 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı ve davacıya ait cep telefonu ve sim kartına, bankadaki TL, altın ve ruble hesaplarına, taşınmazına ve şirket hisselerine elkonulduğu, yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında 08.05.2018 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, gözaltı ve elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Davacının dava dilekçesinde davacıya ait cep telefonu ve sim kartına, bankadaki TL, altın ve ruble hesaplarına, taşınmazına ve şirket hisselerine elkonulduğundan bahisle tazminat isteminde bulunmasına rağmen, mahkemece bu hususlara ilişkin de inceleme yapılarak tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
Davacının gözaltında kaldığı tedbiri uygulanan suçtan yapılan soruşturma neticesinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davanın süresinde açıldığı, mükerrer dava bulunmadığı, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olmadığı gözetildiğinde tazminat isteme koşullarının oluştuğu ve elkoyma işlemi bakımından da mahkemece değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle bu hususun bozma nedeni yapıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.2) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 14.04.2020 tarihli ve 2019/1860 Esas, 2020/508 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.