WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/9699 E.  ,  2023/3044 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1667 E., 2019/1124 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 10.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin taksirle ölüme neden olmak suçundan 08.10.2016 tarihinde tutuklandığını, 08.11.2016 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini belirterek; haksız tutuklama tedbiri nedeniyle gelir ve itibar kaybı için 55.092,49 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihten tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.

2. Davalı vekili 06.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2018/331 Esas 2019/274 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/1667 Esas 2019/1124 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.12.2021 tarihli, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması yönünde görüş içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğuna ve hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; bilirkişi raporuna göre, davacının yaptığı iş karşılığı elde edebileceği gelirin asgari ücret üzerinden yapılan hesaba göre 1.255,95 TL olacağı, davacının işletmesel açıdan yaşadığı gelir kaybının haksız tutukluğuyla ilişkilendirilmesinin yanlış olduğu, 15.07.2016 tarihinden sonra ''darbe girişimi sonrası tüm yurt genelinde'' meydana gelen toplumsal çalkantı nedeni ile eğlence yerleri tatil beldeleri vb kurum ve kuruluşlarda gelir düşüşleri yaşandığı, bu sebeple davacının iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmakla; davacının 31 gün süreyle haksız tutuklu kalması, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak 1.255,95 TL maddi ve 3.500 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 08.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; gerekçeli karar başlığında "Dava" yerine "Suç" ibaresine yer verilmesi, ayrıca dava adının da "Koruma Tedbirleri Nedeni İle Tazminat" yerine "Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat" olarak belirtilmesi ve suç tarihi/saati bölümüne yer verilmesi hususları, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışları olarak kabul edilmekle yapılan incelemede;vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü gerektiği yönünde mahkemede oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin talepleri doğrultusunda karar verilmesi, davalı vekilinin manevi tazminatın fahiş olduğu, davacının kendi eylemiyle tutuklamaya yol açıp açmadığının ve üçüncü kişilerin olayda kusurlarının bulunup bulanmadığının araştırılması gerektiği, davanın süresinde olmadığı ve reddedilen miktar üzerinden vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/829 Esas 2017/856 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının taksirle ölüme neden olma suçundan 08.10.2016- 08.11.2016 tarihleri arasında 1 ay tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 23.02.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Davacının haksız tutuklama tedbiri nedeniyle gelirinin düşmesi sebebiyle uğradığı zararın koruma tedbirinden kaynaklandığına dair delil bulunmadığı gibi, söz konusu zararın muhtemel zarar kapsamında olduğu anlaşıldığından davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılmasında hukuka aykırılık görülmemiş olup, davacı vekilinin bu hususa ilişkin itirazının reddine, ancak; maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "1.310,78" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak "1.255,95" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı aleyhine eksik maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı görülmüştür.

2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutukluluk süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/1667 Esas 2019/1124 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan "1.255,95TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "1.310,78 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.