12. Ceza Dairesi 2021/9593 E. , 2023/3047 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1507 E., 2019/2753 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.12.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin nitelikli cinsel saldırı suçundan yakalanarak gözaltına alındığını, daha sonra imza atmak suretiyle adli kontrol altına alınarak serbest bırakıldığını, yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini belirterek haksız koruma tedbiri nedeniyle 10.060 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın gözaltına alındığı tarihten tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.
2. Davalı vekili 02.01.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkisizlik /görevsizlik nedeniyle davanın reddinine karar verilmesi gerektiğini, aynı zamanda dava hak düşürücü zaman dilimi içerisinde açılmadığını, istenen maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu ve davacının sosyal ekonomik durumuyla orantılı olmadığını, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini" beyan etmiştir.
3. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2018/515 Esas 2019/90 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 23.12.2019 tarihli ve 2019/1507 Esas 2019/2753 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; avukatlık ücretinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının çocuğun cinsel istismarı suçlaması ile suça sürüklenen çocuk olarak yargılandığı, dosya içeriğine göre davacının bu suçlama sebebiyle soruşturma aşamasında tutuklamaya yönelik Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliğine sevkinin yapıldığı, Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/29 sorgu numarası ile 16.05.2018 tarihinde sorgulandığı ve adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı, davacının 12.11.2018 tarihinde sanık olduğu Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/384 Esas 2018/446 karar sayılı dosyasında beraat ettiği ve bu kararın 07.12.2018 tarihinde kesinleştiği, süresinde dava açıldığı, aynı hususta başka bir davanın bulunmadığı, yine gözaltında geçen sürenin başka bir kesinleşen mahkumiyetten mahsup edilmediği anlaşılmış olmasına rağmen davacının gözaltına alınıp alınmadığı hususu tespit edilememiştir. Ancak davacının Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/29 sorgu numarası ile 16.05.2018 tarihinde sorgulandığı hususu nazara alındığında davacının göz altına alınmadan Sulh Ceza Hakimliğine sevkinin yapılamayacağı bu şekilde yapılmış olsa dahi sanığın fiilen gözaltına alınmış olduğu ve hürriyetinden yoksun kaldığı anlaşılmıştır.
Davacının talebi kapsamında, sanığın gözaltı tarihinde çalışmadığı, SGK'dan gelen cevabi yazıda sanığın gözaltına alındığı 16.05.2018 tarihinde aylık net asgari ücret tutarının 1.603,12 TL olduğu, günlük ücretin 53,43 TL olduğu, davacının gözaltında kaldığı tarih itiariyle içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal koşullar, gözaltında geçirdiği süre ve davacının talebi dikkate alınarak, gözaltına alınan davacının oluşan maddi zararının 54,00 TL olduğu kanaatine varılmış ve bu kapsamda haksız gözaltına alma nedeniyle davacının 54,00 TL maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının maddi tazminat kapsamında haksız şekilde yargılandığı dosya nedeniyle avukat tuttuğu ve avukatlık ücreti olarak 10.000 TL vekalet ücreti ödemek zorunda kaldığını belirterek bu ücreti talep etmişse de ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği değerlendirilmekle bu husustaki talep mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davacının haksız yere gözaltına alınmış olması nedeniyle çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği yönünde kuşku bulunmamaktadır. Bu nedenle ve yukarıda belirtilen ölçütler doğrultusunda davacı lehine 150,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca hükmedilen tazminatlara davacının gözaltına alındığı tarih itibariyle yasal faize hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; maddi tazminata ilişkin hükme yönelik davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanunun 279/1-b maddesi uyarınca usulden reddine, maddi tazminata ilişkin hükme yönelik davacı vekili ve manevi tazminata yönelik davacı ... davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan incelemesinde; usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı ... davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/384 Esas, 2018/446 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında; davacının, çocuğun cinsel istismarı suçundan yakalanarak tutuklanması talebiyle çıkarıldığı Gölbaşı (Adıyaman) Sulh Ceza Hakimliğinin 16.05.2018 tarihli 2018/29 sorgu numaralı kararıyla imza atmak şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilerek serbest bırakıldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.12.2018 tarihinde kesinleştiği, adli kontrol tedbirinin uygulanma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Yargıtay İçtihadı birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.195729.05.1957 tarih ve 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin kuruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince davacının gözaltında kaldığı 1 günlük süre için nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince davanın kısmen kabulü ile davacı lehine hükmedilen tazminat miktarı ve karar tarihi dikkate alınarak, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 23.12.2019 tarihli ve 2019/1507 Esas 2019/2753 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!