12. Ceza Dairesi 2021/9393 E. , 2023/2768 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/200 E., 2020/198 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede:
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 06/08/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin hırsızlık suçu nedeniyle Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/339 E. - 2013/451 K. sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldığını, bu kararın kanun yollarına başvurulmayarak kesinleşmesi üzerine hükmün infazına başlandığını, davacının 87 gün süreyle cezaevinde kalarak cezasının bir kısmının infaz edildiğini, daha sonraki aşamalarda davacının yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunduğunu, bu talebin ilgili mahkemece kabul edilerek yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini belirterek 200.000 TL maddi, 400.000 TL manevi tazminatın mahkumiyet kararının kesinleşme tarihten tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.
2. Davalı vekili 10.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2018/412 Esas 2019/494 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2020/200 Esas 2020/198 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.11.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacın 4.5 yıl süre ile işe girememesi nedeniyle uğradığı gelir kaybı, vekiline yaptığı ödemenin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında hırsızlık suçunu işlediği iddiası ile yapılan yargılama sonucunda Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/339 E - 2013/541 K sayılı dosyasında 3 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı, hükmün infazına başlanarak davacının 87 gün ceza infaz kurumunda kaldığı, sonrasında davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, söz konusu talebin kabul edilerek yapılan yargılama sonucunda Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2018 tarih, 2016/549 Esas Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda sanığın atılı suçtan beraatına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
Davacının maddi tazminat talepleriyle ilgili olarak; davacının cezaevinde kaldığı dönemlere ilişkin olarak maddi kazanç kaybı bilirkişi marifetiyle hesaplattırılmış, kazanç kaybının 3.068,30 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacının cezaevinde kaldığı süre içerisinde ücretli olarak çalıştığı ve karşılığında 409,89 TL ücret aldığı tespit edildiğinden yapılan mahsup neticesinde 2.658,41 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davacı hakkındaki hükmün infazına başlanıldığı 14.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; vicdani kanının oluştuğu tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre kararda usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, karar yerinde gösterilen deliller uyarınca oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekili ve davalı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/549 Esas 2018/334 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2013 tarihli 2013/339 Esas 2013/541 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine cezanın infazına 14.03.2014 tarihinde başlanıldığı, davacının yargılanmanın yenilenmesi yoluna başvurması üzerine mahkemece talebi kabul edilerek infazın durdurulmasına karar verilmesi nedeniyle davacının 09.06.2014 tarihinde tahliye edildiği, bu suretle davacının 14.03.2014 - 09.06.2014 tarihleri arasında 2 ay 25 gün hükümlü sıfatıyla cezaevinde bulunduğu, yeniden görülmekte olan davada yapılan yargılama neticesinde davacının beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11.06.2018 tarihinde kesinleştiği, infaz tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Davacın 4.5 yıl süre ile işe girememesi nedeniyle uğradığı gelir kaybı ve vekiline yaptığı ödemenin Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre 5271 sayılı Kanun kapsamında talep edilebilecek zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından bu taleplerin maddi tazminata dahil edilmemesinde ve hükmedilen tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, infaz süresi ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2020/200 Esas 2020/198 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!