WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/9391 E.  ,  2023/2776 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/246 E., 2020/543 K.
DAVA : 466 sayılı Yasa uyarınca tazminat
HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 27.06.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin 16.05.2002 tarihinde gözaltına alındığını, 18.05.2002 tarihinde tutuklandığını ve 47 gün tutuklu kaldıktan sonra 02.07.2002 tarihinde tahliye edildiğini, 12 yıl süren uzun yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini, belirterek; makul sürede yargılanmama ve haksız tutuklama tedbiri nedeniyle 50.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın gözaltına alındığı tarihten tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.

2. Davalı vekili 15.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.01.2019 tarihli ve 2014/359 Esas 2019/78 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2020/246 Esas 2020/543 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.11.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının 3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alması sebebiyle 1 derece düşük maaş alması, uzun süren yargılama nedeniyle duruşmaları takip etmek için yaptığı yol masrafı ve ceza yargılamasında kendisini temsil eden avukat ödemiş olduğu avukatlık ücretinden dolayı maddi zararının bulunduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ve uzun süren yargılamadan dolayı ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/180 Esas, 2007/225 Karar sayılı dosyasında zimmet suçundan yargılandığı ve hakkında beraat kararı verildiği, davacının 16.05.2002 ile 23.05.2002 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 23.05.2002 ile 02.07.2002 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, davacının yetkili ve görevli mahkemede süresi içerisinde haksız gözaltı ve tutukluluk sebebiyle dava açma yoluna giderek 50.000 TL maddi, 100.000 TL manevi olmak üzere tazminat talebinde bulunduğu, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin herhangi bir dosyadan mahsubuna ilişkin bir belgenin bulunmadığı, hakkında verilen beraat kararının kesinleşmiş örneğinin davacıya 04/04/2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla davanın süresinde açıldığının kabulü ile davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; davacının çalıştığı kurum olan Karayolları Genel Müdürlüğünce düzenlenen 03.10.2018 tarihli yazısında davacı hakkında kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildiği, bu cezanın 2002 - 2007 yıllarını kapsadığı; ancak kademe ilerlemesi cezası nedeniyle gelir kaybına ilişkin zararların idare davasından karşılandığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede talebinin kısmen kabul edilerek haksız olarak gözaltı ve tutuklulukta kaldığı süre yönünden 750,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesince yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/207 Esas, 2013/144 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının zimmet suçundan 16.05.2002- 02.07.2002 tarihleri arasında 47 gün gözaltı/tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.02.2014 tarihinde kesinleştiği, davanın gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu,makul sürede yargılanma açısından 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
A.Haksız gözaltı ve tutuklama tedbiri uygulandığına ilişkin temyiz sebebi yönünden;
1.Davacının gözaltı/tutuklu kaldığı sürelere ilişkin maddi ve manevi tazminat talep ettiği, davanın gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu anlaşılmıştır.

2.Davacının kademe ilerlemesinin durdurulması, terfi edememesi, maaşından yapılan kesintilere ilişkin alacakların kendisine iade edildiği, eğer varsa bu taleplerin idari yargının görev alanına girdiği, davacının görev yerinin değişmesi nedeniyle mahrum kaldığı kazanç kayıplarının, duruşmaları takip etmek için yaptığı yol masrafı ve davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanan avukatlık ücretinden doğan zararın, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre 5271 sayılı Kanun kapsamında talep edilebilecek zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı/tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

B.Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı hakkında haksız tutuklama tedbiri uygulanması ve yargılamanın 12 yıl sürdüğünü belirterek, makul sürede yargılamanın bitirilmemesi nedenlerine dayanarak tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince davacının bu talebi hakkında bir herhangi değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması, davacının bu hususa ilişkin istinaf başvurusunun ise Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyerek esastan reddine karar vermesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A-3) ve (B-2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2020/246 Esas 2020/543 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.