WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/9378 E.  ,  2023/2771 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1318 E., 2020/897 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 28.02.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetmek ve uyuşturucu ticareti yapmak suçlarından 11.02.2009 tarihinde gözaltına alındığı, 12.06.2009 tarihinde tutuklandığı,19.04.2013 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama aşamasında yeniden çıkartılan yakalama sonrası 03.02.2014 tarihinde yeniden tutuklandığını,12.11.2015 tarihli kararı ile tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verildiğini, kararın 02.01.2017 tarihinde kesinleştiğini, bu süreçte müvekkilinin firari ve tutuklu olarak bulunduğunu belirterek 100.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini karar verilmesini" talep etmiştir.

2. Davalı vekili 15.03.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2018 tarihli ve 2017/66 Esas 2018/37 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2018/1318 Esas 2020/897 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.11.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine dair veriilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince;davacı ...'nun uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2016 tarih 2016/49 Esas 2016/394 Karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği, bu kararın 02.01.2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın 11.02.2009 - 12.02.2009 tarihleri arasında gözaltına alındığı; 12.02.2009 tarihinde (İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/24 sorgu) tutuklandığı; 19.04.2013 tarihinde İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/204 esas sayılı dosyası üzerinden tahliye edildiği, 03.02.2014 tarihinde İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/204 esas sayılı kararıyla yeniden tutuklandığı,12.11.2015 tarihinde Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2015/3151-32886 esas-karar sayılı kararı ile tahliye edildiği, toplam 2175 gün gözaltı ve tutuklulukta kaldığı, tutuklu kaldığı sürelerin o tarihte yürürlükte olan 16 yaşından büyük sanayi sektöründeki asgari ücretler nazara alınarak tazminat miktarının belirlendiği, davacının gözaltına alındığı 11.02.2009 tarihinden itibaren 12.02.2009 tarihde de tutuklandığı nazara alınarak ilk tahliye tarihi olan 19.04.2013 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği 1528 gün karşılığı 32.383,19 TL.nin gözlatı tarihi olan 11.02.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının 03.02.2014 tarihinde tekrar tutuklandığı ve 12.11.2015 tarihinde tahliye edildiği tutuklulukta geçirdiği 647 gün karşılığı 19.834,14 TL.nin de tutuklama tarihi olan 03.02.2014 tarihinden itibaren yasal fazi ile haziden alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'nun manevi tazminat talebinin de bulunması nedeniyle, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği 2175 gün nazara alınarak 145.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 11.02.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı taraf beraatle sonuçlanan dava sebebiyle tutuklu kaldıkları süreler sebebiyle tazminat talebinde bulunduğu, hukukumuzda haksız tutuklama, yakalama veya diğer koruma tedbirleri sebebiyle oluşan zararları karşılanması için CMK'nın 141 ve devamı maddeleri kapsamında tazimanat davası açmak mümkün olduğu, öte yandan CMK'nın 144. maddesinde de 'tazminat isteyemecek kişiler' belirtilmiş olup, aynı maddenin (e) bendinde ise 'Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar'ın tazminat isteyemeyeceği, davacınınİzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/49 esas, 2016/394 karar sayılı dosyasında, gerek soruşturma aşaması gerekse de yargılama aşamasındaki savunmaları dikkate alındığında, davacının tutuklanmasına kendi ikrarıyla sebebiyet verdiği ve davacının CMK'nın 144/1-e maddesi kapsamında tazminat isteyemeyecek kişilerden olması sebebiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/49 Esas, 2016/394 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçlarından 11.02.2009-19.04.2013 tarihleri arasında 4 yıl 2 ay 8 gün gözaltı/tutuklu ve 03.02.2014-12.11.2015 tarihleri arasında 1 yıl 9 ay 9 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.01.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.05.2015 tarih, 2013/531 esas 2015/157 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK'nın "Tazminat isteyemeyecek kişiler" başlıklı 5271 sayılı kanun 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ''Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar'' hükmüne yer verilmiş, madde gerekçesinde "Adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suçu işlediğini veya suça katıldığını ifade ederek gözaltı veya tutuklamaya neden olmuş ise tazminat istemeye hak kazanmayacaktır." açıklamasında bulunulmuştur. Buna göre, bir suç isnadıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan kişi adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını beyan ederek şahsi kusuru ile gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olmuşsa artık bu kişi tazminat talebinde bulunamayacaktır.

Somut olay değerlendirildiğinde; soruşturma ve kovuşturma aşamalarında üzerine atılı suçu ikrar etttiği anlaşılan davacı yönünden Bölge Adliye Mahkemesince tazminat isteme koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2018/1318 Esas 2020/897 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.