WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/9367 E.  ,  2023/2762 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1589 E., 2020/96 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 23.11.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 19.05.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 20.05.2016 tarihinde tutuklandığını, 06.10.2016 tarihinde tahliye edildiğini,yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiğini, kararın 08.09.2017 tarihinde kesinleştiğini belirterek; haksız gözaltı ve tutuklamadan ötürü 50.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın haksız tutuklamanın uygulandığı 19.05.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.

2.Davalı vekili 04.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın yasal süresinde açılmadığından süre yönünden reddi gerektiğini, davacının hakkında haksız tutuklamanın söz konusu olmadığını, davacının maddi zararını maddi delil ve belgelerle ispatlayamadığını, davacının cezaevindeki masrafları ve davacıya tutuklu kaldığı sürede verilen harçlıklar, ailenin ve yakınlarının yaptığı masraflar ve yargılama giderlerinin tazminata dahil edilemeyeceğini, ayrıca idarenin bir kusurunun söz konusu olmadığını, istenen maddi tazminatın yersiz ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2018 tarihli ve 2017/440 Esas 2018/453 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.02.2020 tarihli ve 2019/1589 Esas 2020/96 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.11.2021 tarihli, davacı ve davalı vekillerinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının inşaat ustası olarak çalıştığını günlük yevmiyesinin 150 TL olduğunu, maddi tazminat hesabının asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, cezaevi giderlerinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğini ve hükmedile manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat isteme şartlarının oluşmadığını, davacının maddi zararını ispat edemediğinden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna, faize hükmedilmesinin hatalı olduğuna ve vekalet ücretine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 19.05.2016 tarihinde gözaltına alındığı, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 20.05.2016 tarihinde tutuklandığı, yine aynı suçtan hakkında kamu davası açıldığı, 06.10.2016 tarihinde tahliye olduğu, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiği, kararın 08.09.2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, davacı hakkında mahkemece yaptırılan mali sosyal durum araştırılmasında aylık gelirinin 4.000 TL olduğu, yine davacı vekili tarafından sunulan iş yeri yazısında günlük yevmiyesinin 150 TL olduğu belirtilmiş ise de; bu hususların resmi kayıtlar ile örtüşmediği, bu durumda resmi kayıtların esas alınması gerektiği, davacının yevmiye usulüyle çalışması da dikkate alınarak, davacının gözaltı ve tutuklulukta geçen 4 ay 18 günlük süre için asgari ücret üzerinden hesaplanan 6.036,43 TL maddi tazminatı ve 7.500 TL manevi gözaltı tarihi olan 19.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı 140 günlük sürede işsiz olduğu belirlenmesine göre Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda belirlenecek miktarın maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve buna bağlı olarak, vekalet ücretinin de hatalı olarak belirlenmesi kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle maddi tazminata ilişkin 1. bendinde yazılı "6,036,43 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "6.071,28 TL" ibaresinin eklenmesi, vekalet ücretine ilişkin 3. bendinde yazılı "1.624,37 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "1.628,55 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/232 Esas 2017/276 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 09.12.2016-19.01.2017 tarihleri arasında 1 ay 10 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçtan beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 10.09.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070 TL olması,İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek 6,071,28 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi nedeniyle toplam tazminat miktarının 13.571,28 TL olduğu, 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde ve davacının cezaevinde yaptığı harcamaların koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında maddi zarar kapsamında değerlendirilmemesinde hukuka ayrılık bulunmamıştır.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.02.2020 tarihli ve 2019/1589 Esas 2020/96 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B-2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.02.2020 tarihli ve 2019/1589 Esas 2020/96 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.