WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/9292 E.  ,  2023/2803 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3917 E., 2020/486 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 01.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının hırsızlık suçundan 13.11.2014 tarihinde yakalanarak tutuklandıktan sonra 60 gün boyunca tutuklulukta kaldığı sürelere ilişkin 35.700,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 04.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde olmadığını, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olduğunu, talep edilen tazminatın fazla olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

3. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2019 tarihli ve 2018/503 Esas, 2019/410 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2019/3917 Esas, 2020/486 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla davanın reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 23.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davanın süresinde olması nedeniyle davanın kabulü gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Burdur Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Davacı ...’in 13.11.20164tarihi ile 09.01.2015 tarihi arasında tutuklu kaldığı, hakkında yapılan yargılama neticesinde de beraatine hükmedildiği, hakkında verilen beraat kararının kesinleşmesinden sonra CMK 141 vd maddeleri uyarınca maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı ...’in tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir cezasından mahsup edilip edilmediği hususu sorulmuş, bu sürelerle ilgili herhangi bir mahsup işlemi yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan araştırma neticesinde davacı tarafından açılmış başkaca bir tazminat davası bulunmadığı ve davacı hakkında verilen tutuklama kararının infaz edildiği hususları tespit edilmiş, tüm bu hususlar tespit edildikten sonra davacının taleplerinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılarak davacı lehine hükmedilecek maddi ve manevi tazminat miktarının hesaplanması yönünde karar verilmiştir. Bu aşamadan sonra dava dosyası ilgili hesaplama işleminin yapılması amacıyla bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarı 4.976,17 TL olarak belirlenmiş ve mahkememizce tespit edilen bu miktarın maddi tazminat olarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacının dava dilekçesinde yer alan manevi tazminat talebine ilişkin de değerlendirme yapılmış, yerleşik üst mahkeme uygulamaları gözetilerek davacının sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, zenginleşme sonucu doğurmayacak, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun olarak 5.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde "Davaya dayanak olan Yeşilova Cumhuriyet Başsavcılığının 16/01/2015 tarih, 2014/185 Soruşturma sayılı kararı ile davacı ... hakkında 19/03/2014 tarihinde işlediği iddiası ile tutuklandığı hırsızlık suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği, ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın davacı ... veya müdafii Av. ...'a tebliğ edildiğine ilişkin evrak bulunmasa da; Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/38 Esas sırasına kaydedilen dosyada davacı ...'in tanık sıfatıyla ifade verdiği ve ek kovuşturmaya yer olmadığı kararından haberdar olduğu, CMK'nın 142/1 maddesinin "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunabilir." hükmünü düzenlediği, Yeşilova Cumhuriyet Başsavcılığının 16/01/2015 tarih, 2014/185 Soruşturma sayılı kararı ile davacı ... hakkında 19/03/2014 tarihinde işlediği iddiası ile tutuklandığı hırsızlık suçundan verilen ek kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleştiği 02/02/2015 tarihinden itibaren bir yıllık süre geçtikten sonra 01/11/2018 tarihinde dava açıldığı dikkate alındığında davanın reddi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi kanuna aykırı olduğundan CMK'nın 280/1-(a) maddesi de dikkate alınarak oy birliğiyle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Yeşilova Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/185 Soruşturma sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının hırsızlık suçundan 13.11.2014 - 09.01.2015 tarihleri arasında 57 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.

2. Dava süresine ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeye göre, davanın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay içerisinde ve her halde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içerisinde tazminat isteminde bulunabileceği, bu durumda kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilip edilmediğine bakmak gerektiği, tebliğ edilmemiş olması halinde veya dosyada tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge bulunmaması halinde ise anılan Kanun maddesinin ikinci cümlesinin esas alınması gerektiği, davaya dayanak olan Yeşilova Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/185 Soruşturma sayılı soruşturma dosyasında davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın davacıya 13.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın da bu tebliğ üzerine 28.02.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, davacı lehine tazminata hükmedilmesi yerine kesinleşme tarihi 02.02.2015 kabul edilerek davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2019/3917 Esas, 2020/486 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.