12. Ceza Dairesi 2021/9253 E. , 2023/3993 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3535 E., 2019/4470 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 10.01.2020 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 14.01.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 26.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; haksız gözaltı nedeni ile 9 gün süre ile hürriyetinden yoksun bırakılan davacı lehine 90.000,00 TL manevi tazminat ve 1.503,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, yargılama giderlerinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 28.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
3. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2018/196 Esas, 2019/290 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/3535 Esas, 2019/4470 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekii ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.11.2021 tarihli, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz taleplerinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın reddi gerektiğine,
2.Maddi ve manevi tazminatın kabulüne dair kararın eksik incelemeyle verildiğine, ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Manevi tazminat talebinin tümünün kabul edilmesi gerektiğine,ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2018-63589 soruşturma 2017-71722 karar sayılı soruşturmada 22/05/2018-30/05/2018 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 16/01/2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ve 26/04/2018 tarihinde dava açıldığı, gözaltında geçirdiği sürenin başka dosyadan mahsup edilmediği anlaşılmakla yasal şartları oluşan maddi tazminat talebi,15/03//2019 tarihli bilirkişi raporunda 9 günlük hesap yapılarak talebin kısmen kabul ile 1.276,66 TL maddi tazminata, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cerayan tarzı, gözaltında kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzer hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü açmayacak şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun olarak talebin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
''1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunduğu,
2- Davacı tarafından dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talebinde bulunulduğu halde, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak davacı lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminatlar için gözaltı tarihinden itibaren faize hükmedildiği,
Zikredilen hukuka aykırılık 5271 sayılı CMK'nın 303 ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, istinafa konu kararın;
1-Gerekçe ve hükümdeki manevi tazminat miktarına ilişkin "1.000,00.TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "1.500,00 TL " yazılması;
2- Hüküm kısmındaki "...gözaltına alınma tarihi olan 22/05/2017 tarihinden itibaren..." ibaresinin çıkarılarak yerine "dava tarihinden itibaren" ibaresinin yazılması;
Suretiyle sair yönleri usul ve Yasaya uygun olan kararın, CMK'nın 303 ve 280/1-a maddeleri ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,'' karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/71722 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.05.2017-30.05.2017 tarihleri arasında 8 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 16.01.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
A.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
...
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
...
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A.2.Maddi ve manevi tazminatın kabulüne dair kararın eksik incelemeyle verildiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının gözaltına alındığı tarihte 4/a'lı olarak özel bir hastaneden çalıştığı, UYAP üzerinden yapılan incelemede davacının işten çıkışına rastlanılmadığı, SGK primlerinin tam olarak yatırıldığı anlaşılmakla davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
B.1.Manevi tazminat talebinin tümünün kabul edilmesi gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.2.) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/3535 Esas, 2019/4470 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hükmün birinci (1.) paragrafında yer alan bölümün tamamen çıkarılarak, yerine "davacının maddi tazminat talebinin reddine" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!