12. Ceza Dairesi 2021/9237 E. , 2023/2583 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2917 E., 2019/4071 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 01.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahli terör örgütüne üye olma suçundan 26.08.2016 tarihinde Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı'nca sorgulandıktan sonra tutuklanma istemi ile gönderildiği Bingöl Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2016/183 sorgu nolu kararı ile tutuklandığını, 05.201.2016 tarihinde tahliye edildiğini, Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2017/146 Esas numarası ile açılan kamu davasının 2018/134 Karar sayılı kararı ile beraat ettiğini belirterek, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süre için ve ailesinin ziyaret masrafları için 20.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 26.06.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınması ile yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalı hazine üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili 06.11.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı, derdestlik ve husumet yönünden itirazlarını belirttiklerini, yetki, mükerrerlik ve mahsup bakımından araştırılma yapılması gerektiğini, davacının zararını ispat etmediğini ve talep edilen miktarın hak ve nesafete uymadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
3. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2018/407 Esas, 2019/209 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.12.2019 tarihli ve 2019/2917 Esas, 2019/4071 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 14.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminatın hatalı ve eksik hesaplandığına, davacının ailesinin ziyaret masraflarının karşılanması gerektiğine ve eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Davacı ...'nun Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/146 esas sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, davacının 25/08/2016 tarihinde göz altına alındığı, 26/08/2016 tarihinde tutuklandığı, 05/10/2016 tarihinde tahliye edildiği, mahkemenin 12/06/2018 tarihli ve 2018/134 karar sayılı kararıyla sanığın beraatine karar verildiği ve kararın 20/06/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
24/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının maddi tazminat alacağı 1.821,38 TL olarak hesaplanmıştır. Alınan bu rapor mahkememizce hüküm kurmaya elverişli ve yeterli görülmüş, raporda belirtilen maddi zarar miktarı hükme esas alınarak bu doğrultuda davalıdan tahsiline dair karar verilmiştir.
Manevi zararın bilindiği gibi zenginleşmeye yol açmayacak, şahsın duyduğu manevi elem ve üzüntüyü bir nebze olsun giderecek, hakkaniyete, günün ekonomik ve sosyal şartlarına, şahsın sosyal ve ekonomik durumuna göre belirlenecek bir miktarın takdirinden ibaret olmalıdır. Şahsın beraat ettiği olay nedeniyle tutuklandığı ve tutuklu kaldığı süre ile hürriyetinden yoksun bırakıldığı, bu olaydan dolayı hem ailevi hem sosyal çöküntü yaşadığı, çevrede suçlu olarak bilindiği ve itibar kaybı yaşadığı anlaşılmakla tutukluluğun yarattığı travma ve üzüntü dikkate alınarak 4.000 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmış ve bu doğrultuda hüküm kurulmuştur.
Dava dilekçesinde hesaplanan maddi ve manevi zararın toplanarak bu miktar üzerinden yasal faizin 26/06/2016 tarihinden talep edildiği, "taleple bağlılık kuralı gereğince" tazminat tutarının 26/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair karar verilmiştir." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/146 Esas, 2018/134 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt suçundan 25.08.2016 - 05.10.2016 tarihleri arasında 41 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 20.06.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Gerekçeli karar başlığında, dava tarihinin 01.10.2018 yerine hatalı olarak 09.10.2018 oalrak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.
3. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre davacının yakınlarının ziyaret sebebiyle yaptıkları masraflar gerçek zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu bedellerin maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
5. Davacı hakkında koruma tedbiri uygulanan ilk tarihin gözaltına alınma tarihi olan 25.08.2016 olduğu gözetildiğinde davacı lehine ancak bu tarihten itibaren faiz işletilebileceği anlaşılmakla, davacı hakkında hükmedilen maddi ve manevi tazminata 26.06.2016 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi hukuka aykırı olmakla birlikte bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.12.2019 tarihli ve 2019/2917 Esas, 2019/4071 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!