WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/9211 E.  ,  2023/2798 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3567 E., 2019/4468 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 02.01.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 13.04.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 15.04.2017 tarihinde tutuklandığını, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine hükmedildiğini, yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2018/2202 Esas, 2018/2682 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmünün kaldırılarak beraatine ve tahliyesine karar verildiğini ve 24.09.2018 tarihinde tahliye edildiğini, beraat kararının 06.12.2018 tarihinde kesinleştiğini, suçsuz yere bir buçuk yıla yakın özgürlüğünden mahrum kaldığını, maddi ve manevi zarara katlanmak zorunda kaldığını, davacının tutuklanmadan önce 2.000,00 TL maaşla garson olarak çalıştığını, tutuklanması nedeniyle ailesinin ve kendisinin mağduriyet yaşadığını, cezaevindeki ihtiyaçlarının karşılanması, avukat ücreti, cezaevi gidiş gelişleri için annesinin 12.000 TL kredi çekmek zorunda kaldığını ve cezaevinde elem ve ızrırap yaşadığını belirtmiş ve haksız tutukluluğu nedeniyle 60.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 17.01.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olup olmadığının ve mükerrer dava bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, davaya mesnet kararın kesinleşmediğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının tazminat isteminin hukuki dayanağının bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

3. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2019 tarihli ve 2019/6 Esas, 2019/237 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/3567 Esas, 2019/4468 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılmadığı ve yüksek manevi tazminata hükmedildiği gerekçeleriyle temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... davacının 13/04/2017-15/04/2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 15/04/2017 tarihinde tutuklandığı, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/456 Esas-2018/179 Karar sayılı kararı ile davacının uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, ilgili karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf incelemesi sırasında davacı hakkında 24/09/2018 tarihinde tahliye kararı verilerek aynı tarihte tahliye edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2018/2202 Esas-2018/2682 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında beraat kararı verildiği, kararın temyiz edilmeden 30/11/2018 tarihinde kesinleştiği, davacının 13/04/2017-15/04/2017 tarihleri arasında 2 gün gözaltında, 15/04/2017-24/09/2018 tarihleri arasında 527 gün tutuklu kaldığı, davacının haksız olarak gözaltında kaldığı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir suçtan mahsup edilmediği anlaşılmıştır. Delillerin toplanmasından sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişice düzenlenen 02/04/2019 havale tarihli raporda davacının 26.523,28 TL maddi kaybının olduğu tespit edilmiştir.

Mahkememizce davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası ile ilgili olarak yapılan yargılama sonucunda, davacının tutuklandığı tarihlerde sigortalı olduğuna, iş yerinin bulunduğuna, ticari ve serbest meslek kazancının olduğuna dair herhangi bir belge olmaması, gelirini ispatlayacak herhangi bir belge bulunmadığı göz önünde bulundurularak net bir kazanç belirtilmediğinden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca öngörülen asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle tespit olunan ve davacının tutuklu kaldığı süre içerisinde bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da açıklandığı üzere maddi kaybının 26.523,28 TL olduğu anlaşılmakla, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile bilirkişice hesaplanan 26.523,28 TL maddi tazminatın davacının gözaltı tarihi olan 13/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile hakkaniyete uygun davacının davanın mahiyeti itibariyle mal varlığında haksız bir zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde bir manevi tazminat miktarının tespit edilmesinin gerektiği göz önünde bulundurularak, haksız olarak gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, şahsi ve sosyal durumu da dikkate alınarak takdiren 52.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 13/04/2017 tarihinden itibarinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
" denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 40.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/456 Esas - 2018/179 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 13.04.2017 - 24.09.2018 tarihleri arasında 529 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün 30.11.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.

2. UYAP üzerinden davacının adli sicil sabıka kaydında yapılan incelemede mahsuba konu edilebilecek bir mahkumiyetinin bulunmadığı ve davacı lehine eksik manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmakla tebliğnamede bu hususlarda bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

3. Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı suçtan yapılan yargılama neticesinde beraat ettiği, davanın süresinde açıldığı, mükerrer dava bulunmadığı, davacının tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü ve davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olmadığı gözetildiğinde tazminat isteme koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

4. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunduğu tespit edilmiş ise de; temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış ve davalı vekilinin manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/3567 Esas, 2019/4468 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.