WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/9144 E.  ,  2023/3955 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2774 E., 2020/320 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Davacı ... yönünden; davacı vekilinin yokluğunda verilip 22.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 04.06.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu belirlenmiştir.

Davacı ... yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacılar vekili 31.12.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkillerin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında kasten öldürme suçundan 11.04.2013 - 22.11.2013 tarihleri arasında tutuklu kalmaları sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak müvekkil ... yönünden 70.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın; müvekkil ... yönünden 300.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ayrı ayrı davacılara ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 14.01.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süre yönünden ve tazminat isteminin şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekir. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Davacıların davaya muvafakatinin olup olmadığı araştırılmalıdır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/4 Esas, 2019/150 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2019/2774 Esas, 2020/320 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.11.2021 tarihli ve 2020/50787 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacılar vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin az olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Beraate ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/244 esas ve 2014/120 karar nolu dava dosyasına yönelik olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin müzekkere cevapları ve eklerinin incelenmesinde; davacıların 11.04.2013 tarihinde tutuklandıkları, 22.11.2013 tarihinde tahliye edildikleri, beraat kararının temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 06.11.2018 tarih 2017/3369 esas 2018/4453 karar sayılı ilamı ile 06.11.2018 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği görülmüştür.

Davacının haksız gözaltı ve tutuklulukta kaldığı süre açısından maddi tazminata ilişkin bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, dosya kapsamındaki tüm belgelerle birlikte dosyanın bilirkişiye gönderildiği, bilirkişinin buna ilişkin olarak 04.03.2019 tarihli raporunu sunduğu, bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; davacıların 11.04.2013 tarihinde tutuklandıkları, evli ve 2 çocuklu olan davacıların aylık net asgari ücret üzerinden maddi kaybının hesaplandığı, davacıların ayrı ayrı toplam 6.249,09 TL ücretten mahrum kaldığının bilirkişice tespit edildiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacılar vekilleri dilekçesinde davacı ...'nin olay tarihinde seracılık ve müteahhitlik yaptığını, tutuklama nedeniyle taahhütlerini yerine getiremediğini, inşaatları bitirememesi nedeniyle aleyhine davalar açılıp büyük oranda zarara uğradığını, davacı ...'in ise çiftçilikle uğraştığını, ekili ürününün hasadını yapamadığını ve yeni ürün ekemediğini ve davacı ...'nin 300.000,00 TL, davacı ...'in ise 70.000,00 TL maddi kaybının olduğunu ileri sürmüşlerse de; bilirkişi raporu ve naip hakim raporu dikkate alınarak davacılar vekillerinin ileri sürdüğü fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 6.249,09 TL maddi tazminatın dava tarihinden (31.12.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ayrı ayrı davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

Her ne kadar davacılar vekilleri dava dilekçesinde 300.00,000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş olsa da; Yargıtay'ın süreklilik kazanan içtihatlarında da belirtildiği üzere, manevi tazminat kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması, özgürlüğünden yoksun kalması nedeniyle elem, ızdırap ve ruhsal sıkıntıların bir ölçüde de olsa giderilmesi amaçlanmaktadır. Uğranılan manevi zararın tümüyle giderilmesinin olanaksız olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte tayin edilecek manevi tazminat talebinin, davacıların sosyal ve ekonomik durumu, üzerilerine atılı ''Kasten Adam Öldürme'' suçunun niteliği, tutuklanmalarına neden olan olayın cereyen tarzı, tutuklu kaldıkları süre, tutuklamanın davacılar üzerinde bırakmış olduğu olumsuz etkiler dikkate alınarak davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; haksız olarak 11.04.2013- 22.11.2013 tarihleri arasında tutuklulukta kaldıkları süreler içerisinde manevi zararlarına karşılık takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden (31.12.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ayrı ayrı davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1-Dosya kapsamına göre; geliri ile 11.04.2013 tarihinde tutuklandığı, 22.11.2013 tarihinde tahliye olduğu döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ve somut delil ibraz edemeyen davacının, gözaltında ve tutuklu kaldığı toplam 225 günlük döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret üzerinden "5.944,79 TL" maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek "6.249,09 TL" olarak fazla maddi tazminata hükmedilmiş olması,

2-Mahkemece manevi tazminata hükmedilirken nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, göz altında kaldığı süre, olayın cereyan tarzı ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmedilmiş olması,

3-Buna bağlı olarak "3.113,37 TL" nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken "4.337,40 TL" nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olması, hukuka aykırı bulunarak; hüküm fıkrasının maddi tazminata ilişkin (1) nolu paragrafta yazılı "6.249,09 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "5.944,79 TL" ibaresinin getirilmesine, manevi tazminata ilişkin (1) nolu paragrafta yazılı "30.000 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "20.000 TL" ibaresinin getirilmesine, vekalet ücretine ilişkin (2 ve 3 ) nolu paragrafta yazılı "4.337,40 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "3.113,37 TL" ibarelerinin getirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/244 E., 2014/120 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıların kasten öldürme suçundan 11.04.2013 - 22.11.2013 tarihleri arasında 225 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, beraat hükümlerinin 06.11.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı ... yönünden;
Davacı vekilinin yokluğunda verilip 22.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 04.06.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacı ... yönünden;
Gözaltında kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, bu aralıkta hesaplanan nisbî avukatlık ücretine hükmolunmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Davacı ... yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2019/2774 Esas, 2020/320 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı ... yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2019/2774 Esas, 2020/320 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.10.2023 tarihinde karar verildi.