WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/9130 E.  ,  2023/3013 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/812 E., 2019/1173 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Kanun'un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 08.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapmak suçundan 08.11.2016 - 07.03.2017 tarihleri arasında haksız olarak gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 45.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 11.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılıp açılmadığı, aynı konuda başka bir dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Tutuklama işlemi yasaya uygundur. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Faiz talebi usul ve yasaya aykırıdır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2017/214 Esas, 2018/10 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.12.2019 tarihli ve 2018/812 Esas, 2019/1173 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.11.2021 tarihli ve 2020/11155 sayılı, ret, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi; vekalet ücretine, hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, cezaevi harcamaları ve avukatlık ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmemesine, ilişkindir.

2. Davalı vekilinin temyiz istemi; bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davaya dayanak olan Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/15 Esas, 2017/43 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2017 tarih, 2016/13756 soruşturma, 2017/27 Esas, 2017/4 nolu iddianamesiyle sanık ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, sanığın 08.11.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 09.11.2016 tarihinde tutuklandığı, 07.03.2017 tarihinde tahliye edildiği ve yapılan yargılama sonucunda Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2017 tarih, 2017/15 Esas, 2017/43 Karar sayılı ilamı ile müsnet suçu işlediği sabit olmadığından sanık hakkında beraat kararı verildiği, kararın 15.03.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacının sosyal ve ekonomik durumu tespit edilmiş, aile nüfus kaydı çıkartılarak dosya arasına konulmuştur. Davacının bekar olduğu işsiz olup 6 aydır askerlik görevini yapmakta olduğu anlaşılmıştır. Davacının özgürlüğünden mahrum kaldığı döneme ait maddi tazminat resen seçilen bilirkişi tarafından hesaplanmıştır. Buna göre davacının hürriyetinin kısıtlandığı döneme ait net asgari ücret üzerinden kazanç kaybının 5.391,29 TL olduğu tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, naip hakim raporu, davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumu, günün ekonomik şartları, davacının üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı ve tutuklu kaldığı süre nazara alınarak haksız tutuklama işleminin yarattığı üzüntü ve manevi elemin kısmen telafisi için ancak sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde, hak ve nefaset kurallarına uygun olarak talep edilen manevi tazminatın kısmen kabulü ile toplam 6.000 TL manevi tazminatın, yine bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere maddi kazanç kaybının asgari ücret üzerinden 119 gün için 5.391,29 TL olduğu tespit edildiğinden, 5.434,68 TL maddi tazminatın davalı ... hazinesinden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tazminat alacaklarına talep doğrultusunda haksız gözaltı kararının verildiği tarih olan 08.11.2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar ilk derece mahkemesince davacının tutuklu ve gözaltına kaldığı süreler dahilinde 5.434,68 TL maddi tazminat belirlenmiş ise de, Yargıtay uygulamalarına göre maddi tazminat hesaplamalarında ilk günün hesaba katılmaması, son günün hesaba katılması, gün-ay sistemi üzerinden hesaplama yapılması gerektiği yönündeki kararlardan hareketle davacı hakkında 08.11.2016 - 07.03.2017 tarihleri arasında uygulanan tazminata konu koruma tedbirleri dolayısıyla yapılan hesaplama sonucunda; 5.390,77 TL maddi tazminat hesaplanması gerekirken 5.434,68 TL maddi tazminat olarak fazla hesaplama yapılmış olması nedeniyle; davacı lehine hükmedilen 5.434,68 TL maddi tazminatın 5.390,77 TL olarak düzeltilmesi suretiyle,

5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile getirilen düzenleme dahilinde hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları toplamı üzerinden verilecek vekalet ücretinin üst sınırının Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen işler, alt sınırının Sulh Ceza Mahkemesinde takip edilen işler için öngörülen maktu avukatlık ücreti sınırları dahilinde belirleneceği, bu iki değer arasında kalan avukatlık ücretinin ise nisbi olarak tespit edileceği görülmekle, hüküm bölümünde 4.360,00 TL olarak belirtilen vekalet ücretinin 1366,89 TL olarak düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Tazminat talebinin dayanağı olan Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/15 E., 2017/43 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 08.11.2016 - 07.03.2017 tarihleri arasında 119 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 15.03.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltında alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve nedene dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu; “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan 08.11.2016 - 07.03.2017 tarihleri arasında 119 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 11.390,77 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, bu aralıkta hesaplanan nisbî avukatlık ücretine hükmolunmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında ve cezaevi harcamalarının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından; kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Kabul ve uygulamaya göre; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.12.2019 tarihli ve 2018/812 Esas, 2019/1173 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünün (2), (3) ve (B-4) paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.12.2019 tarihli ve 2018/812 Esas, 2019/1173 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, davacının kazanılmış hakkı da gözetilmek suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.