WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/9129 E.  ,  2023/3012 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/822 E., 2019/4224 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 03.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin keşide dahi etmediği, şirkete ait, ödenmeyen bir çek borcuna istinaden Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde ve bir diğer ödenmeyen çek sebebiyle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde müvekkil hakkında ayrı ayrı yapılan yargılamalar sonucunda ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi, 17.04.2011 - 06.02.2012 tarihleri ile 24.05.2013 - 17.04.2014 tarihleri arasında cezaevinde kalması ve 10 ay boyunca denetimli serbestlik uygulanması sebebiyle 400.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın ilk cezaevine giriş tarihi olan 2011 nisan ayından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilden haksız yer etahsil edilmiş olan 5.000,00 TL adli para cezasının da faiziyle iadesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 24.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Dava süresinde açılmamıştır. Kanunda öngörülen şartlar davacı yönünden gerçekleşmemiştir. Talep edilen tazminat miktarlarına dayanak belge sunulmamıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/164 Esas, 2018/508 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 08.11.2019 tarihli ve 2019/822 Esas, 2019/4224 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.11.2021 tarihli ve 2020/9860 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacı hakkında verilen hapis cezasını infaz ettikten sonra beraat kararı verilmesi sebebiyle tazminata hak kazanacağına, eğer infaz ettiği ceza verilmeseydi diğer suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı gereği cezaevine girmeyeceğine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı ... vekili tarafından 03.04.2018 tarihli dava dilekçesi ile; davacının esas mesleğinin aşçılık olduğunu ve Antalya - Kemer ilçesinde faal olan Aksoylar Restoran Ltd. Şti. ünvanlı restoranın yüksek cirolu faal olduğu dönemde yargılamaya esas alınan ve o dönemde kendisinin keşide etmemiş olduğu 1.500,00 TL tutarlı şirkete ait olan çek borcuna istinaden Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde ve yine 3.500,00 TL tutarlı bir diğer ödenmeyen çek sebebiyle ise Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ayrı ayrı yargılanmak durumunda kaldığını ve bu yargılanmalar neticesinde Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık suçlamaları neticesinde hakkında mahkumiyet kararı verildiğini ve müvekkilinin 17.04.2011 - 06.02.2012 tarihlerinde Fethiye Kapalı Cezaevinde tutuklu kaldığını ve yine Ümraniye E Tipi Kapalı Cezaevi'ne dönmek zorunda kalarak 24.05.2013 - 17.04.2014 tarihleri arasında tekrar hapis tazyiğine maruz kaldığını ve akabinde adli kontrol kararı verilerek hakkında denetimli serbestlik uygulandığını ve müvekkilinin 17.04.2011 - 06.02.2012 tarihleri ile 24.05.2013 - 17.04.2014 tarihleri arasında usul ve yasaya aykırı olarak tutuklu kaldığı sürelere istinaden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ilk tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte maddi ve manevi tazminat talep ettikleri, davacı vekilinin 03.04.2018 tarihli dava dilekçesinin 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında yazılı yasal süreler içinde olduğu, dosya kapsamında mevcut Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/241 Esas, 2016/89 Karar sayılı ilamı ile davacı hakkında üzerine atılı suçlamalar yönünden beraat kararı verildiği ve mahkememize intikal ettirilen cevabi yazıda davacının bu dosyadan dolayı gözaltında ve tutuklulukta kalmadığı, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/163 Esas, 2012/232 Karar sayılı ilamı ile davacı ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği sabit bulunarak mahkumiyet hükmü tesis edildiği ve koşulları taşıdığı anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği ve bu kararın 17.12.2012 tarihinde kesinleştiği, davacının verilen Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/163 Esas, 2012/232 Karar sayılı dosyasında ilk verilen hapis cezasını 23.06.2013 - 17.04.2014 tarihleri arasında infaz ettikten sonra kanun yararına bozma sonucu hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiş ise de "resmi belgede sahtecilik" suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunduğu ve bu kararın da beraat kararı hükmünde olmadığı, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/190 Esas, 2011/163 Karar sayılı dosyasında beraat kararı verilmiş ise de gözaltı ve tutuklulukta kaldığı sürenin olmadığı, dolayısıyla tazminat isteminin şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 1. Ağır. Ceza Mahkemesinin 2010/163 E., 2012/232 K. sayılı ve Antalya 3. Ağır. Ceza Mahkemesinin 2015/241 E., 2016/89 K. sayılı ceza dava dosyaları kapsamında, davacının dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılandığı, Antalya 3. Ağır. Ceza Mahkemesinin 2015/241 E., 2016/89 K. Sayılı ceza dosyası kapsamında davacının gözaltında ve tutuklu kalmadığı, her iki suçtan da beraatine karar verildiği, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/163 E., 2012/232 K. sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının 07.11.2010 tarihinde 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 4.666,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararların 17.12.2012 tarihinde kesinleşmesinin ardından dolandırıcılık suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının infazına başlandığı, davacının 23.06.2013 - 17.04.2014 tarihleri arasında hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 13.02.2017 tarihli, 2016/4973 E., 2017/5911 K. Sayılı kararı ile davacı hakkında Antalya 1. Ağır. Ceza Mahkemesinin 2010/163 E., 2012/232 K. sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının kanun yararına bozulmasına ve davacının beraatine karar verildiği, davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
İncelenen dosya kapsamına göre, Antalya 1. Ağır. Ceza Mahkemesinin 2010/163 E., 2012/232 K. sayılı ceza dava dosyasında yargılama sonunda davacının dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 4.666,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararların 17.12.2012 tarihinde kesinleşmesinin ardından dolandırıcılık suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının infazına başlandığı, davacının 23.06.2013 - 17.04.2014 tarihleri arasında hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 13.02.2017 tarihli, 2016/4973 E., 2017/5911 K. Sayılı kararı ile davacı hakkında Antalya 1. Ağır. Ceza Mahkemesinin 2010/163 E., 2012/232 K. sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının kanun yararına bozulmasına ve davacının beraatine karar verildiği anlaşılmakla; davacının 23.06.2013 - 17.04.2014 tarihleri arasında haksız olarak cezaevinde bulunması sebebiyle tazminata hak kazanacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 08.11.2019 tarihli ve 2019/822 Esas, 2019/4224 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.