WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/9100 E.  ,  2023/2495 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1742 E., 2019/1355 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 05.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında terör örgütü propagandası yapmak suçundan 13.10.2017 - 17.10.2017 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kalması ve hakkında 6 ay adli kontrol tedbiri uygulanması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 20.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 04.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davacının nüfus kaydı, adli sicil kaydı, avukata yetki verip vermediği araştırılmalıdır. Davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, mükerrer dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Tazminat davası için kanunda sayılan koşullar davacı yönünden gerçekleşmemiştir. Davacının tazminat isteminin hukuki dayanağı yoktur. Davacının kendi kusurlu hareketi ile yargılanmaya sebebiyet verip vermediği araştırılmalıdır. Maddi tazminat talebi delillerle desteklenmemiştir. Talep edilen manevi tazminat miktarı fahiştir. Faiz ve vekalet ücreti talepleri hukuki dayanaktan yoksundur." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2018/296 Esas, 2018/493 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/1742 Esas, 2019/1355 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.11.2021 tarihli ve 2020/30060 sayılı, ret, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın bozulması gerektiğine, ilişkindir.

2. Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/864 E. sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının terör örgütü propagandası yapmak suçundan yürütülen soruşturma sonucunda hakkında 2017/6223 sayılı iddianamenin düzenlendiği, soruşturma kapsamında 13.10.2017 tarihinde gözaltına alınıp 17.10.2017 tarihinde adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldığı, hakkındaki adli kontrol tedbirinin 17.04.2018 tarihinde hüküm ile birlikte ve karar kesinleşmeksizin kaldırılmasına karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde hakkında İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/864 E. 2018/217 K. sayılı dosyasından üzerine atılı suçtan 17.04.2018 tarihinde beraat kararı verildiği, verilen kararın istinaf edilmeden 25.04.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacı gözaltı süresinin dışında 6 aylık adli kontrol süreci ile ilgili olarak da tazminat talebinde bulunmuş ise de 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinde tazminat gerektiren koruma tedbirlerinin tahdidi olarak sayıldığı, bu tedbirler içerisinde adli kontrol tedbirinin bulunmadığı, yine davacının duruşmada yurtdışına hiç çıkmadığını ve gözaltına alındığı tarihte herhangi bir işte çalışmadığını beyan etmiş olması karşısında, haftada bir gün imza atılması ve yurtdışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrolün amacı aşar ve davacının çalışmasını engeller nitelikte olmadığı, söz konusu adli kontrol tedbiri nedeniyle davacının maddi ve manevi zarara uğramadığının kabulü gerekmiştir. Davacı dilekçesinde ceza dava dosyası ile ilgili olarak 4.500,00 TL vekalet ücreti ödediğini belirterek bunu maddi tazminat kapsamında talep etmiş ise de, bu ödemesini belgelendirmemesi nedeni ile davacının bu talebine itibar edilmemiştir.

Davacı duruşmadaki beyanında, gözaltına alındığında herhangi bir işte çalışmadığını beyan etmiş ve hakkında mahkememizce yaptırılan mali sosyal durum araştırmasında ev hanımı olduğu anlaşılmış ve gelirine ilişkin herhangi bir belge ibraz edememiş olması karşısında davacının geliri ile ilgili olarak gözaltında kaldığı sürede asgari ücretli olarak çalıştığı varsayılarak günlük net asgari ücret miktarı üzerinden gözaltında geçen 4 günlük süre için 187,20 TL gelir kaybına uğradığı kabul edilerek, 187,20 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 13.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamı, davacının üzerine atılı suçun niteliği, gözaltında kaldığı süre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, uğradığı haksızlığın boyutu, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, hükmedilecek miktarın davacının ekonomik durumu itibariyle zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nefaset kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği hususu da gözönünde bulundurularak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 250,00 TL'nin talep doğrultusunda gözaltı tarihi olan 13.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/864 E., 2018/217 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütü propagandası yapma suçundan 13.10.2017 - 17.10.2017 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 25.04.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu; “terör örgütü propagandası yapma” suçundan 13.10.2017 - 17.10.2017 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 437,20 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Gözaltında kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

A. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/1742 Esas, 2019/1355 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/1742 Esas, 2019/1355 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.09.2023 tarihinde karar verildi.